Ana içeriğe geç
Sözlük

babaları ile cümle

babaları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
O ve erkek kardeşi Alois Hitler, Jr. babaları ve üçüncü karısı Klara Pölzl tarafından yetiştirildi.Ona a její bratr Alois Hitler mladší byli vychováváni otcem a jeho třetí ženou Klarou Hitler.
Babaları müzisyen John Kongos'dur.Jejich otcem je hudební skladatel a zpěvák John Kongos.
Babaları ertesi yıl yeniden evlendi.Následujícího roku se jeho otec znovu oženil.
Burada büyük mafya babalarıda bulunmaktadır.Zde je nezbytný zásah rodičů.
Hanım veya eşi çocuklarını anne ve babaları kayınpeder ve kayınvalidelerinin yanında sevmekten ar ederler.Svou ženu, děti a matku svěřuje do péče Boží a Jiskrovy.
Babaları Yaşlı Gratianus'un Britanya ve Afrika'da edindiği mülklerde büyüdüler.Budoucí císařové vyrůstali v Africe a Británii na statcích svého otce Gratiana staršího.
Babalarınız var, oğullarınız var.Ale ty, říkají, máš mnoho synů.
Ya kocalarını, sevgililerini, babalarını ve oğullarını kaybedenler?Zabijeme vás, vaše ženy, vaše děti, vaše rodiče.
Kız çocuklarının babalarına, kadınların ise eşlerine hizmet etmesi gerekirdi.Uniformu museli platit dívkám rodiče.
Bu 4 kardeş tıpkı babaları Ellis Marsalis gibi jazz müzisyenleridir.Příjmení Marsalis nese rodina jazzových hudebníků: Ellis Marsalis, Sr.
Kendileri uyuşturucu kullanıyorlardı ancak babalarından saklıyorlardı.Ti ale zakryli svůj zrak a otce zahalili pláštěm.
O ve erkek kardeşi Alois Hitler, Jr. babaları ve üçüncü karısı Klara Pölzl tarafından yetiştirildi.Ea și fratele său Alois Hitler, Jr. au fost crescuți de tatăl lor și de a treia sa soție Klara Pölzl.
Babaları ertesi yıl yeniden evlendi.Mama ei se recăsătorește în anul următor.
Samuel Adams, ABD'nin kurucu babalarından biri ve ABD'nin ikinci başkanı John Adams'ın kardeşidir.Samuel Adams a fost văr de-al doilea cu ce al doilea președinte american, John Adams.
Bir Noel gecesi, iki kardeş babaları sayesinde Londra’da yeniden bir araya gelirler.Doi copii plănuiesc ca de Crăciun să-și reunească părinții înstrăinați.
Ya kocalarını, sevgililerini, babalarını ve oğullarını kaybedenler?Le omoară copiii, soțiile, părinții și prietenii părinților lor.
Devlet yönetimi ve askeri eğitim almadıkları gibi babalarının seferlerine de alınmadılar.La fel ca și tatăl său, nu a avut parte de instrucție sau serviciu militar.
Adını Teksas eyaletinin kurucu babalarından Stephen F. Austin'den alır. ^Plemons Stephen F. Austinnak, Texas atyjának a leszármazottja.
Babalarının evlenmelerini hiç istemediler.Szülei sohasem házasodtak össze.
Holbein kardeşler ilk sanat eğitimlerini babalarından aldılar.Burton első tanítói a szülei által felvett oktatók voltak.
Babaları ertesi yıl yeniden evlendi.A következő évben apja ismét megnősült.
Kendileri uyuşturucu kullanıyorlardı ancak babalarından saklıyorlardı.Nővéreiket meggyalázták és szüleiket sem kímélték.
Bunun yanında, L'Equipe gazetecilerinden Gabriel Hanot UEFA Şampiyonlar Ligi'nin fikir babalarındandır.A lapnál volt újságíró az a Gabriel Hanot is, aki kitalálta az UEFA-bajnokok ligája alapötletét.
Bu olayda sonrasında çocuklar babaları ile biraz daha kaynaşmıştır.Ez idő alatt a tagok több időt tudtak eltölteni a családjukkal.
Grup, birçok kişi tarafından "crossover thrash'ın babaları" olarak tanımlanır.Az S.O.D.-t gyakran tartják a crossover thrash műfaj "atyáinak", megalapítójának.
Babalarının hikayesini ilk başta dinlemek istemiyorlardı.Apja a kezdetekben nem ismerte el sajátjának.
Babaları yalnız sinemaya gitmelerine izin vermedi.Az apja nem engedte meg neki, hogy egyedül menjen moziba.
Babaları kardeş idi.Heidän isänsä olivat veljeksiä.
Film iki çocuğun, babalarının 12 yıl sonra eve aniden dönüşünün hikâyesidir.Elokuva kertoo kahdesta pojasta, joiden isä palaa kotiin 12 vuoden jälkeen.
Babalarının evlenmelerini hiç istemediler.Hänen vanhempansa eivät koskaan menneet naimisiin.
Grup, birçok kişi tarafından "crossover thrash'ın babaları" olarak tanımlanır.Yhtyeen tyyliä on luonnehdittu Crossover thrashiksikenen mukaan?.
Babaları ertesi yıl yeniden evlendi.Hän meni seuraavana vuonna uudestaan naimisiin.
Okulda Fuchs ve kardeşleri babalarının karşıt politik görüşü yüzünden alay konusu oldular.Linusta kiusattiin koulussa isänsä poliittisten näkemysten vuoksi.
Babaları Johny Schleck, 1965 ve 1974 yılları arasında Tour de France ve Vuelta a España'da yarışmıştır.Veljesten isä Johnny Schleck osallistui useita kertoja Ranskan ja Espanjan ympäriajoihin vuosina 1965–1974.
Film babalarının 60. yaş gününü kutlamak için toplanan bir ailenin hikâyesini anlatır.Samana aamuna professori Karpalaisen perheessä valmistaudutaan isän 60-vuotispäivän viettoon.
Ashe ve kardeşi, tamirat işleri yapan babaları tarafından büyütüldü.Ashe ja hänen poikansa murhataan huumepomon käskystä.
Bilindiği kadarıyla Spurius Postumius Albinus ve Aulus Postimius Albinus'un babalarıdır.Albinus oli luultavasti Spurius Postumius Albinus Paulluluksen ja Aulus Postumius Albinus Luscuksen veli.
Her ikisi de babalarıyla birlikte ortak kraldılar, ama daha babalarından önce ölmüşlerdir.Hänellä oli ollut poikia molemmista avioliitoistaan, mutta kaikki pojat olivat kuolleet ennen isäänsä.
Babaları (Van Hohenheim) Ed ve Al çok küçükken evden ayrılmıştır.Van Hohenheim – Edwardin ja Alphonsen isä, joka lähti omille teilleen poikien ollessa vielä pieniä.
Clary ve Jace, Valentine ile savaşırken Valentine, ikisine de gerçek babalarının kendisi olduğunu söyler.Η Κλέρι και ο Τζέις πολεμούν τον Βάλενταϊν, ο οποίος λέει ψέματα ότι είναι και οι δύο παιδιά του.
Babalarının evlenmelerini hiç istemediler.Οι γονείς δεν παντρεύτηκαν ποτέ.
Babaları onun da antrenörlüğünü yaptı.Ο πατέρας της ήταν κι αυτός αθλητής.
Kendileri uyuşturucu kullanıyorlardı ancak babalarından saklıyorlardı.Αφού το έγραψε, φιλήθηκαν και το κράτησαν κρυφό από τους γονείς τους.
Asillerin oğulları Senato'da da babalarına eşlik ederlerdi.Οι δούλοι της τύφλωσαν και τα δύο παιδιά του που συνόδευαν τον πατέρα τους.
Dört yıl sonra babaları habersizce Stamps'a geldi ve onları annelerinin yanına St. Louis'e geri götürdü.Τέσσερα χρόνια αργότερα, ο πατέρας της επέστρεψε την ίδια και τον αδερφό της στην μητέρα τους στο St.
Göreve babaları Malcolm Glazer tarafından atanmışlardır.De blev begge udnævnt af deres far, Malcolm Glazer.
O ve erkek kardeşi Alois Hitler, Jr. babaları ve üçüncü karısı Klara Pölzl tarafından yetiştirildi.Angela og hendens bror Alois Hitler, Jr. blev opdraget af faren og hans tredje hustru, Klara Hitler.
Ancak yıllardır anne ve babaları dargın olduğu için bu o kadar da kolay olmayacaktır.Men da dette foregik gennem mange år og til forældre og elevers tilfredshed, har det ikke været et problem.
Babaları önce bir madende, sonra da bir fırında çalışmıştır.Han arbejdede der efter på en kolkhoz og senere på et savværk.
Hatta ana-babaları bile onları kabul etmek istemezler.Deres forældre gør det heller ikke nemmere.
Babaları ertesi yıl yeniden evlendi.Faderen blev atter gift.
Titanlar babalarına karşı geldiler ve onu hakimiyetinden mahrum bıraktılar.Titanerne lagde sig i baghold og overmandede faderen.
Bunlardan sadece bir oğlan ve dört kız babalarından daha uzun yaşadılar.Kun en sønn og fire døtre levde lengre enn sin far.
Anne ve babalarını trajik bir şekilde kaybeden beş kız kardeşin birbirlerinden başka kimseleri yoktur.Han var femte barn av syv (han hadde to brødre og seks søstre).
Dört yıl sonra babaları habersizce Stamps'a geldi ve onları annelerinin yanına St. Louis'e geri götürdü.Fire år etter dukket faren opp i Stamps og tok henne med tilbake til moren i St. Louis.
1937'de babaları, ablaları İnam tarafından bakılmak üzere onları yanına geri aldı.I 1937 kalte faren dem tilbake for at de skulle bli tatt hånd om av deres eldre søster, Inam.
O ve erkek kardeşi Alois Hitler, Jr. babaları ve üçüncü karısı Klara Pölzl tarafından yetiştirildi.Angela og hennes bror Alois junior ble oppdratt av faren og av hans tredje hustru, Klara Hitler.
Göreve babaları Malcolm Glazer tarafından atanmışlardır.Begge ble det utnevnt av Malcolm Glazer, deres far.
Babalarının evlenmelerini hiç istemediler.Foreldre ble aldri gift.
Babalarının hikayesini ilk başta dinlemek istemiyorlardı.De nektet å høre på deres fars bønn om roe seg ned.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod