Ana içeriğe geç
Sözlük

babaları ile cümle

babaları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Önce 863 yılında gayet isyankar olan büyük kardeşi II. Carloman) babalarına karşı isyan etti.Em 863, seu irmão mais velho rebelde Carlomano se revoltou contra seu pai.
Anne ve babalarını trajik bir şekilde kaybeden beş kız kardeşin birbirlerinden başka kimseleri yoktur.Ele tem cinco meio irmãos (quatro por parte de mãe e um por parte de pai).
Erkek çocuklar babalarının klanında yaşar, kızlar evlenince erkek tarafının klanına geçer.Os hopi estão organizados em clãs e, quando um homem se casa, os filhos ficam membros do clã da mulher.
Ertesi yıl da babaları ölmüştür.Nesse ano morrem os seus pais.
Babalarınız var, oğullarınız var.Moe: Diga-me senhor, vocês tem filhos?
Pek evlenmemiş Japonlar gibi, OL'ler genellikle anne-babalarıyla erken yetişkinlik durumunda yaşar.Como muitos solteiros japoneses, as OLs frequentemente vivem com seus pais mesmo depois de adultos.
Annelerinin de babalarının da aileleri müzikle iç içeydiler.Seus pais também trabalharam com música.
O ve erkek kardeşi Alois Hitler, Jr. babaları ve üçüncü karısı Klara Pölzl tarafından yetiştirildi.Samen met haar broer Alois Hitler jr. werd zij opgevoed door haar vader en zijn derde vrouw Klara Pölzl.
Babalarının adını anmazlar, yalnız alay ederler ve hor görürler.Maar zij keken niet meer om naar hun vader, die hen vervloekte wegens hun nalatigheid.
Erkek çocuklar babalarının klanında yaşar, kızlar evlenince erkek tarafının klanına geçer.Zonen leven in de clan van hun vader en wanneer dochters trouwen, gaan ze wonen bij de clan van hun man.
Grubu babaları yönetmiştir.Deze groep werd door Vader geleid.
Babaları onun da antrenörlüğünü yaptı.Ze vielen zelfs hun trainer aan.
Babaları ertesi yıl yeniden evlendi.Zijn vader trouwde hierna opnieuw.
Seferlere giderken yanlarında daimâ Bektaşî dede ve babaları eşlik ederlerdi.Dit moedigde haar (en haar ouders) aan om door te gaan.
Babalarının evlenmelerini hiç istemediler.Haar ouders zijn nooit getrouwd geweest.
Babaları daha sonra Deniz'in de antrenörlüğünü yaptı.Zijn vader werd daar later ook coach.
Babalarının ortak bir çalışması bir ortakyaşar vardır.Zijn vader had met enkele broers een bouwbedrijf.
Büyük erkek kardeş Naia, küçük kardeşi babalarına yardım etmek için çağırır.Zijn oudere broer Naia belt hem op om samen met zijn zieke vader naar de huisarts te gaan.
Ayrıca kitaplarında Yunan Kilise babalarından uzun özetler yer alır.Ook andere kerkgenootschappen namen Ere zij God op in hun liedboeken.
Miley ve Jackson'ın babalarıdır.De ouders van Max en Boris.
Babaları işteyken evin içinde tartışan Danny ve Walter, kovalamaca sonucunda bodrum katına inerler.Twee broers, Walter en Danny, ontdekken in de kelder van hun huis een bordspel met als thema ruimtevaart.
Babaları Yaşlı Gratianus'un Britanya ve Afrika'da edindiği mülklerde büyüdüler.De jongens groeiden op op de landgoederen die hun vader in Africa en Brittania had gekocht.
Üç kardeşlerin tamamı azlettikleri babalarıyla savaştı.Drie broers worstelen met de eigenschappen van hun overleden vader.
Bu da yetmezmiş gibi birde babalarının da Irak’ta uğradığı bir saldırıda öldüğünü de öğrenirler.Wat hij nog niet weet is dat zijn vader is gesneuveld in dezelfde slag.
Çocuklar sık sık babalarını üzülmemeye çalışırlar.Kinderen tutoyeren hun ouders altijd.
Babaları kardeş idi.Zijn vader was pachter.
Anne ve babalarını trajik bir şekilde kaybeden beş kız kardeşin birbirlerinden başka kimseleri yoktur.Mam bowiem pięciu braci: niech ich przestrzeże, żeby i oni nie przyszli na to miejsce męki”.
Adını Teksas eyaletinin kurucu babalarından Stephen F. Austin'den alır. ^Nową nazwę nadano mu na cześć zasłużonego dla Teksasu polityka Stephena F. Austina zwanego Ojcem Teksasu.
Babaları kardeş idi.Ich dziadkowie byli braćmi.
Babalarının evlenmelerini hiç istemediler.Jego rodzice nigdy się nie pobrali.
Grubun adının Chevelle olmasının sebebi babalarının Chevrolet Chevelle model arabasıdır.Nazwa zespołu pochodzi od ulubionego samochodu ich ojca (Chevrolet Chevelle).
Bu sıralar, patristikler üzerine, Kilise Babaları hakkında, çalışmasına başlamıştır.W tym okresie zaczął zajmować się Ojcami Kościoła.
O ve kardeşi babalarından kalan yüklü miras ile çiftliği işletirler.Również w liczbie mnogiej (przez wy) zwracają się dzieci do rodziców i dziadków.
Evdeki herkes babalarından haber beklemektedir.Wszyscy byli uczeni przez rodziców w domu.
Ya kocalarını, sevgililerini, babalarını ve oğullarını kaybedenler?Tu leżą wasi synowie, ojcowie i mężowie”.
Kız çocuklarının babalarına, kadınların ise eşlerine hizmet etmesi gerekirdi.Będziecie jedli ciało synów i córek waszych.
Oysaki babaları Pandu adında soluk tenli bir insandır.Citta faktycznie urodziła syna, którego nazwano Pandukabhaya.
Kızlar eve döndüğünde babaları "Nasıl oldu da eve erken geldiniz?" diye sordu.A gdy wróciły do Reuela, ojca swego, zapytał je: «Dlaczego wracacie dziś tak wcześnie?»
Babaları onun da antrenörlüğünü yaptı.Ojciec do dziś jest jej trenerem.
Babalarının adını anmazlar, yalnız alay ederler ve hor görürler.Men han hade inte sin fars visdom, vilket ledde till en tidig död (se nedan).
Babaları kardeş idi.Deras fäder var bröder.
Babaları müzisyen John Kongos'dur.Deras far är singer-songwritern John Kongos.
Erkek çocuklar babalarının klanında yaşar, kızlar evlenince erkek tarafının klanına geçer.Söner lever med faderns klan och när döttrar gifter sig övergår de till att leva med sin mans klan.
Babaları öldüğü zaman her iki kardeş her birinin diğerinin varisi olduğuna dair bir anlaşma yaptılar.Vid faderns död kom bröderna överens om att de skulle bli varandras tronarvingar.
Babaları onun da antrenörlüğünü yaptı.Även föräldrarna fungerar som tränare.
Bu karar en fazla Bâtınî-Şiî babaların amaçlarına yardımcı oldu.Detta skulle därigenom även bidra till att rädda faderns många patent.
Lucas ve Nathan, babalarının kalp sorununun genetik olduğunu öğrendiklerinde teste girerler.Nathan och Lucas oroar sig för att de kanske ha fått ärva Dans genetiska hjärtfel.
Üç erkek kardeş babalarının vasiyeti uyarınca Roma İmparatorluğu'nu aralarında bölüştürdüler.Vid faderns död kom det romerska riket att delas i tre delar som leddes av tre bröder.
Daha sonra babaları gitti ve aile de kısa zamanda Amerika'ya geçiş yaptı.Hustrun dog senare och alla sönerna emigrerade till Amerika.
Steve Nash ve kardeşi Martin babalarının izinden gidiyorlardı.Steve Finsch och hans familj får en dag nya grannar.
Erkek çocuklar babalarının klanında yaşar, kızlar evlenince erkek tarafının klanına geçer.Сини живуть в клані свого батька і матері, а дочки, коли виходять заміж, відправляються жити в клан чоловіка.
Babalarının evlenmelerini hiç istemediler.Її батьки не були одружені.
Barışma ziyafetinde babalarının önüne yemek diye koydu.В мирний час вони постачали братчикам продовольство.
Bu karar en fazla Bâtınî-Şiî babaların amaçlarına yardımcı oldu.Не менш важливим був вибір хрещених батьків.
Babaları ertesi yıl yeniden evlendi.Наступного року батько оженився вдруге.
1846'da anneleri veremden ölünce, Peter ve kardeşleri daha katı olan babaları tarafından büyütülür.Після смерті матері 1546 року став опікуном своїх молодших братів та сестер.
Babaların yoluda köyceğizden geçmektedir.На їхньому шляху постає таємниця батьків.
Dört yıl sonra babaları habersizce Stamps'a geldi ve onları annelerinin yanına St. Louis'e geri götürdü.Чотири роки по тому, батько привіз дітей назад до матері в Сент-Луїс.
Çocuklar sık sık babalarını üzülmemeye çalışırlar.Самці не дають піклування батьків.
Grup, birçok kişi tarafından "crossover thrash'ın babaları" olarak tanımlanır.Skupina je také považována za "otce crossover thrashe".
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod