Ana içeriğe geç
Sözlük

babaları ile cümle

babaları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
İlginç fotoda, babalarıyla konuşurken o iğneyi aldı ve parmağını kanattıבתמונה מעניינת, אבא שלהם, כאשר דיברנו איתו, הרים מזרק ודקר את אצבעו --
İlginç fotoda, babalarıyla konuşurken o iğneyi aldı ve parmağını kanattıوفي صورة مثيرة ، والدهم، بينما كنا نتحدث إليهم، إلتقط حقنة ووزخر أصبعه--
İlginç fotoda, babalarıyla konuşurken o iğneyi aldı ve parmağını kanattı注射器を拾い 指を刺してしまいました 指先の血が見えるかわかりませんが
İnsanlar, anne babalarından da fakir bir hale geliyorlardı.As pessoas estavam a ficar mais pobres do que os seus progenitores.
İnsanlar, anne babalarından da fakir bir hale geliyorlardı.Az emberek tehát szegénnyebbek lettek mint a saját szüleik.
İnsanlar, anne babalarından da fakir bir hale geliyorlardı.Folk blev fattigare än sina föräldrar.
İnsanlar, anne babalarından da fakir bir hale geliyorlardı.이 곳 사람들은 부모 세대보다 더 가난해지고 있었습니다.
İnsanlar, anne babalarından da fakir bir hale geliyorlardı.La gente che diventata più povera dei propri genitori.
İnsanlar, anne babalarından da fakir bir hale geliyorlardı.Les gens devenaient rééllement plus pauvres que leurs parents.
İnsanlar, anne babalarından da fakir bir hale geliyorlardı.Ludzie stawali się biedniejsi niż ich rodzice.
İnsanlar, anne babalarından da fakir bir hale geliyorlardı.Mensen werden zelfs armer dan hun ouders.
İnsanlar, anne babalarından da fakir bir hale geliyorlardı.Nová generace je ještě chudší než ta předchozí.
İnsanlar, anne babalarından da fakir bir hale geliyorlardı.Oamenii au devenit de fapt mai săraci decât părinţii lor.
İnsanlar, anne babalarından da fakir bir hale geliyorlardı.Orang-orang sebenarnya menjadi lebih miskin dibandingkan orang tua mereka.
İnsanlar, anne babalarından da fakir bir hale geliyorlardı.Οι άνθρωποι ήταν στην πραγματικότητα πιο φτωχοί από τους γονείς τους.
İnsanlar, anne babalarından da fakir bir hale geliyorlardı.Люди ставали біднішими від власних батьків.
İnsanlar, anne babalarından da fakir bir hale geliyorlardı.Люди, фактически, становились беднее, чем их родители.
İnsanlar, anne babalarından da fakir bir hale geliyorlardı.Хората всъщност са ставали по-бедни от родителите си.
İnsanlar, anne babalarından da fakir bir hale geliyorlardı.אנשים היו, למעשה, עניים יותר מההורים שלהם.
İnsanlar, anne babalarından da fakir bir hale geliyorlardı.كان الناس في الواقع يزدادون فقرا أكثر من آبائهم.
İnsanlar, anne babalarından da fakir bir hale geliyorlardı.そして時には自分たちの祖父母よりも
İsrailin on iki oymağı bunlardır. Babaları onları kutsarken bunları söyledi. Her birini uygun biçimde kutsadı.Dit zijn de zegeningen, waarmee Israël zijn twaalf zonen zegende.
İsrailin on iki oymağı bunlardır. Babaları onları kutsarken bunları söyledi. Her birini uygun biçimde kutsadı.이들은 이스라엘의 십 이 지파라 이와 같이 그 아비가 그들에게 말하고 그들에게 축복하였으되 곧 그들 각인의 분량대로 축복하였더라
İsrailin on iki oymağı bunlardır. Babaları onları kutsarken bunları söyledi. Her birini uygun biçimde kutsadı.כל אלה שבטי ישראל שנים עשר וזאת אשר דבר להם אביהם ויברך אותם איש אשר כברכתו ברך אתם׃
İsrailin on iki oymağı bunlardır. Babaları onları kutsarken bunları söyledi. Her birini uygun biçimde kutsadı.جميع هؤلاء هم اسباط اسرائيل الاثنا عشر. وهذا ما كلمهم به ابوهم وباركهم. كل واحد بحسب بركته باركهم.
İsrailin on iki oymağı bunlardır. Babaları onları kutsarken bunları söyledi. Her birini uygun biçimde kutsadı.這 一 切 是 以 色 列 的 十 二 支 派 . 這 也 是 他 們 的 父 親 對 他 們 所 說 的 話 、 為 他 們 所 祝 的 福 、 都 是 按 著 各 人 的 福 分 、 為 他 們 祝 福
İsrailin on iki oymağı bunlardır. Babaları onları kutsarken bunları söyledi. Her birini uygun biçimde kutsadı.這 一切 是 以色列 的 十二 支派 . 這 也 是 他 們的 父親對 他 們所說的話 、 為 他 們所 祝 的 福 、 都 是 按 著 各 人 的 福分 、 為 他 們 祝福
"İsrailliler, babalarının İsrail'deki evlerinde olmadığı duygularından bahsettiklerinde, o duyguyu tanımıştım."Cuando la israelí dijo cómo se sentía su padre al no estar en casa, en Israel, me sentí identificada.
"İsrailliler, babalarının İsrail'deki evlerinde olmadığı duygularından bahsettiklerinde, o duyguyu tanımıştım."이스라엘에서 집처럼 느끼지 못하는 그녀의 아버지의 감정을 말했을 때 처음으로 저는
İşte ancak bunlar, kurucu babalarımızın öğretisine anlam kazandıracaktır.Eso es lo que va a dar sentido al credo que una vez nuestros padres declararon.
İşte ancak bunlar, kurucu babalarımızın öğretisine anlam kazandıracaktır.그것이 미국의 개국공신들이 삼았던 신조를 지키는 길입니다.
İşte ancak bunlar, kurucu babalarımızın öğretisine anlam kazandıracaktır.我々国民は 継続した安全と恒久の平和には 終わりのない戦争など必要ないとまだ信じています
İşte bu yüzden, babalarımız kılıçtan geçirildi; oğullarımız, kızlarımız, karılarımız tutsak alındı.A aj, padli otcové naši od meče, a synové naši i dcery naše a manželky naše zajaty jsou pro tu příčinu.
İşte bu yüzden, babalarımız kılıçtan geçirildi; oğullarımız, kızlarımız, karılarımız tutsak alındı.A hľa, naši otcovia padli od meča, a naši synovia, naše dcéry a naše ženy sú pre to v zajatí.
İşte bu yüzden, babalarımız kılıçtan geçirildi; oğullarımız, kızlarımız, karılarımız tutsak alındı.Bapak-bapak kita tewas dalam pertempuran, dan anak istri kita diangkut sebagai tawanan
İşte bu yüzden, babalarımız kılıçtan geçirildi; oğullarımız, kızlarımız, karılarımız tutsak alındı.Kajti, glejte, očetje naši so padli po meču in sinovi naši in hčere in žene naše so v ujetništvu zavoljo tega.
İşte bu yüzden, babalarımız kılıçtan geçirildi; oğullarımız, kızlarımız, karılarımız tutsak alındı.이로 인하여 우리의 열조가 칼에 엎드러지며 우리의 자녀와 아내가 사로잡혔느니라
İşte bu yüzden, babalarımız kılıçtan geçirildi; oğullarımız, kızlarımız, karılarımız tutsak alındı.Og derfor er våre fedre falt for sverdet, og våre sønner og døtre og hustruer er i fangenskap.
İşte bu yüzden, babalarımız kılıçtan geçirildi; oğullarımız, kızlarımız, karılarımız tutsak alındı.Se, vore Fædre er faldet for Sværdet, vore Sønner, Døtre og Hustruer ført i Fangenskab for den Sags Skyld.
İşte bu yüzden, babalarımız kılıçtan geçirildi; oğullarımız, kızlarımız, karılarımız tutsak alındı.Защото, ето, бащите ни са паднали от нож, а синовете ни, дъщерите ни и жените ни са поради това в плен.
İşte bu yüzden, babalarımız kılıçtan geçirildi; oğullarımız, kızlarımız, karılarımız tutsak alındı.И вот, пали отцы наши от меча, а сыновья наши и дочери наши и жены наши за это в плену доныне.
İşte bu yüzden, babalarımız kılıçtan geçirildi; oğullarımız, kızlarımız, karılarımız tutsak alındı.והנה נפלו אבותינו בחרב ובנינו ובנותינו ונשינו בשבי על זאת׃
İşte bu yüzden, babalarımız kılıçtan geçirildi; oğullarımız, kızlarımız, karılarımız tutsak alındı.وهوذا قد سقط آباؤنا بالسيف وبنونا وبناتنا ونساؤنا في السبي لاجل هذا.
İşte bu yüzden, babalarımız kılıçtan geçirildi; oğullarımız, kızlarımız, karılarımız tutsak alındı.所 以 我 們 的 祖 宗 倒 在 刀 下 、 我 們 的 妻 子 兒 女 也 被 擄 掠
İşte bu yüzden, babalarımız kılıçtan geçirildi; oğullarımız, kızlarımız, karılarımız tutsak alındı.所以 我 們 的 祖宗 倒 在 刀下 、 我們 的 妻子 兒女 也 被擄掠
Kardeş kardeşi, baba çocuğunu ölüme teslim edecek. Çocuklar anne babalarına başkaldırıp onları öldürtecek.A vydá brat brata na smrť a otec dieťa, a deti povstanú na rodičov a usmrtia ich.
Kardeş kardeşi, baba çocuğunu ölüme teslim edecek. Çocuklar anne babalarına başkaldırıp onları öldürtecek.I wyda brat brata na śmierć, a ojciec syna; i powstaną dzieci przeciwko rodzicom, i będą je zabijać.
Kardeş kardeşi, baba çocuğunu ölüme teslim edecek. Çocuklar anne babalarına başkaldırıp onları öldürtecek.Izdajal pa bo brat brata na smrt in oče sina, in otroci bodo vstali zoper roditelje in jih bodo morili.
Kardeş kardeşi, baba çocuğunu ölüme teslim edecek. Çocuklar anne babalarına başkaldırıp onları öldürtecek.Ja veli antaa veljensä kuolemaan ja isä lapsensa, ja lapset nousevat vanhempiansa vastaan ja tappavat heidät.
Kardeş kardeşi, baba çocuğunu ölüme teslim edecek. Çocuklar anne babalarına başkaldırıp onları öldürtecek.형제가 형제를 아비가 자식을 죽는데 내어주며 자식들이 부모를 대적하여 죽게 하리라
Kardeş kardeşi, baba çocuğunu ölüme teslim edecek. Çocuklar anne babalarına başkaldırıp onları öldürtecek.Vydáť pak bratr bratra na smrt a otec syna, a povstanou děti proti rodičům, a budou je mordovati.
Kardeş kardeşi, baba çocuğunu ölüme teslim edecek. Çocuklar anne babalarına başkaldırıp onları öldürtecek.Брат, брата ще предаде на смърт, и баща чадо; и чада ще се повдигнат против родители и ще ги умъртвят.
Kardeş kardeşi, baba çocuğunu ölüme teslim edecek. Çocuklar anne babalarına başkaldırıp onları öldürtecek.Видавати ме ж брат брата на смерть, і батько дитину; і вставати муть дїти на родителїв, та й убивати муть їх.
Kardeş kardeşi, baba çocuğunu ölüme teslim edecek. Çocuklar anne babalarına başkaldırıp onları öldürtecek.Предаст же брат брата на смерть, и отец - детей; и восстанут дети на родителей и умертвят их.
Kardeş kardeşi, baba çocuğunu ölüme teslim edecek. Çocuklar anne babalarına başkaldırıp onları öldürtecek.ואח ימסר את אחיו למות ואב את בנו וקמו בנים באבותם והמיתו אותם׃
Kardeş kardeşi, baba çocuğunu ölüme teslim edecek. Çocuklar anne babalarına başkaldırıp onları öldürtecek.وسيسلم الاخ اخاه الى الموت والاب ولده. ويقوم الاولاد على والديهم ويقتلونهم.
Kardeş kardeşi, baba çocuğunu ölüme teslim edecek. Çocuklar anne babalarına başkaldırıp onları öldürtecek.弟 兄 要 把 弟 兄 、 父 親 要 把 兒 子 、 送 到 死 地 . 兒 女 要 起 來 與 父 母 為 敵 、 害 死 他 們
Kardeş kardeşi, baba çocuğunu ölüme teslim edecek. Çocuklar anne babalarına başkaldırıp onları öldürtecek.弟兄 要 把 弟兄 、 父親 要 把 兒子 、 送到 死地 . 兒女 要 起來與 父母 為敵 、 害死 他 們
Kenan ülkesine, babaları Yakupun yanına varınca, başlarına gelenleri ona anlattılar:Arrivati da Giacobbe loro padre, nel paese di Canaan, gli riferirono tutte le cose che erano loro capitate
Kenan ülkesine, babaları Yakupun yanına varınca, başlarına gelenleri ona anlattılar:Các anh em trở về cùng Gia-cốp, cha mình, tại xứ Ca-na-an, thuật lại cho người nghe mọi nỗi đã xảy đến, rằng:
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod