AA: Ne zaman babalarının projelerinden sıkılsalar, olağanüstü bir uçak icat ettiler.أ أ : عندما شعروا بالملل من مشاريع والدهم ،
AA: Ne zaman babalarının projelerinden sıkılsalar, olağanüstü bir uçak icat ettiler.突拍子もない飛行機を発明しました
Ama beni çocuklarıyla gördüklerinde anne ve babaları görmelisiniz.Dar ar trebui să îi vedeţi pe părinţi când mă văd alături de copiii lor.
Ama beni çocuklarıyla gördüklerinde anne ve babaları görmelisiniz.그런데 어린이들의 부모님들은 제가 그 자녀들을 데리고 노는 걸 보시면,
Ama beni çocuklarıyla gördüklerinde anne ve babaları görmelisiniz.Mais vous devriez voir les parents quand ils me voient avec leurs enfants.
Ama beni çocuklarıyla gördüklerinde anne ve babaları görmelisiniz.Ma se poteste vedere le facce dei genitori quando mi vedono con i loro figli.
Ama beni çocuklarıyla gördüklerinde anne ve babaları görmelisiniz.Pero deberían ver a los padres cuando me ven con sus hijos.
Ama beni çocuklarıyla gördüklerinde anne ve babaları görmelisiniz.Trzeba wam zobaczyć rodziców, kiedy widzą mnie ze swoimi pociechami.
Ama beni çocuklarıyla gördüklerinde anne ve babaları görmelisiniz.עם הילדים שלהם. הם אומרים,
Ama beni çocuklarıyla gördüklerinde anne ve babaları görmelisiniz.لكن عليك رؤية ردة فعل آبائهم عندما يروني مع صغارهم
Anne babaları der kiAber ihre Eltern sagen ihnen:
Anne babaları der ki "Dalgalar hepsini sürükleyecek."Y sus padres les dicen que las olas los destrozarán.
Anne babaları der kiDar părinții le spun:
Anne babaları der kiHun ouders zeggen:
Anne babaları der ki부모들은 말려요.
Anne babaları der kiMa i genitori dicono loro,
Anne babaları der kiMais leurs parents leur disent,
Anne babaları der kiNhưng bố mẹ nói với chúng,
Anne babaları der kiOs pais dizem-lhes:
Anne babaları der kiRodzice jednak mówią im:
Anne babaları der kiАле батьки кажуть їм:
Anne babaları der kiРодители им говорят:
Anne babaları der kiאבל ההורים אומרים להם,
Anne babaları der kiلكن الوالدين يخبرونهم،
Anne babaları der ki「どうせ波に壊されちゃうわよ」
Anne babalarımız Alzheimer oluyor.Bố mẹ chúng tôi đang mắc bệnh Alzheimer's.
Anne babalarımız Alzheimer oluyor. Daha iyi halde olmalıyız.안타깝게도 우리 부모 세대들은 치매에 걸리고 있습니다. 뭔가 더 나은 대책이 있어야죠.
Anne babalarımız Alzheimer oluyor. Daha iyi halde olmalıyız.או לא, ההורים שלנו מקבלים אלצהיימר. כדאי שנעשה משהו.
Anne babalarımız Alzheimer oluyor. Daha iyi halde olmalıyız.أوه لا , أباؤنا أصيبوا بالزهايمر , نحن نفع شىء أفضل.
Anne babalarımız Alzheimer oluyor. Daha iyi halde olmalıyız.実はクロスワード・パズルはアルツハイマーの進行を遅らせることが分かったのです
Anne babalarımız Alzheimer oluyor.Oh nee, onze ouders krijgen de ziekte van Alzheimer.
Anne babalarımız Alzheimer oluyor.Oh nein, unsere Eltern bekommen Alzheimer.
Anne babalarımız Alzheimer oluyor.Oh no, i nostri genitori hanno l'Alzheimer.
Anne babalarımız Alzheimer oluyor.Oh non, nos parents commencent à souffrir d'Alzheimer.
Anne babalarımız Alzheimer oluyor.Ojej, rodziców atakuje Alzheimer.
Anne babalarımız Alzheimer oluyor.Os nossos pais estão a ficar com Alzheimer.
Anne babalarımız Alzheimer oluyor.Părinții noștri suferă de Alzheimer.
Anne babalarımız Alzheimer oluyor.Pero ¿qué hacemos por nuestras mentes? Oh no, nuestros padres están padeciendo Alzheimer.
Anne babalarımız Alzheimer oluyor.Tidak, orang tua kita menderita Alzheimer.
Anne babalarımız Alzheimer oluyor.К несчастью, у наших родителей болезнь Альцгеймера.
Anne babalarımız Alzheimer oluyor.О, не, родителите ни се разболяват от Алцхаймер.
Anne babalarımıza sevgi duyarız.Jesteśmy przywiązani do swoich rodziców.
Anne babalarımıza sevgi duyarız.Olemme kiintyneitä vanhempiimme.
Anne babalarımıza sevgi duyarız.Sentimos afecto pelos nossos pais.
Anne babalarımıza sevgi duyarız.Sentimos cariño por nuestros padres.
Anne babalarımıza sevgi duyarız.Vi føler ømhed over for vore forældre.
Anne babalarımıza sevgi duyarız.Vi känner ömhet mot våra föräldrar.
Anne babalarımıza sevgi duyarız.Νιώθουμε στοργή για τους γονείς μας.
Anne babalarımıza sevgi duyarız.Мы привязаны к своим родителям.
Anne babaların birbirlerini kötüledikleri toplantılardan haritalar ve dakikalar vardı.As crianças viram e ficaram espantadas.
Anne babaların birbirlerini kötüledikleri toplantılardan haritalar ve dakikalar vardı.Byly tam mapy a protokoly z jednání, kde se rodiče naváželi jeden do druhého.
Anne babaların birbirlerini kötüledikleri toplantılardan haritalar ve dakikalar vardı.Były tam plany i protokoły z zebrań, na których rodzice obrzucali się błotem.
Anne babaların birbirlerini kötüledikleri toplantılardan haritalar ve dakikalar vardı.C'erano mappe e verbali di riunioni in cui i genitori si insultavano a vicenda.
Anne babaların birbirlerini kötüledikleri toplantılardan haritalar ve dakikalar vardı.De kinderen keken en waren verbaasd.
Anne babaların birbirlerini kötüledikleri toplantılardan haritalar ve dakikalar vardı.Erau hărţi şi rezumate de la întâlniri în care părinţii se criticau reciproc.
Anne babaların birbirlerini kötüledikleri toplantılardan haritalar ve dakikalar vardı.Es gab Karten und Protokolle von Sitzungen, in denen die Eltern übereinander schimpften.
Anne babaların birbirlerini kötüledikleri toplantılardan haritalar ve dakikalar vardı.Ezek térképek és értekezletek jegyzőkönyvei voltak, ahol a szülők sárral dobálták egymást.
Anne babaların birbirlerini kötüledikleri toplantılardan haritalar ve dakikalar vardı.Había mapas y actas de reuniones en las que los padres se insultaban entre ellos.
Anne babaların birbirlerini kötüledikleri toplantılardan haritalar ve dakikalar vardı.Il y avait des plans et des comptes-rendus de réunions où les parents s'insultaient.
Anne babaların birbirlerini kötüledikleri toplantılardan haritalar ve dakikalar vardı.거기에는 지도와 회의에서 나온 자잘한 서류뿐이었어요. 회의는 부모들끼리 겨우 서로를 헐뜯는 정도였지요.