Bu süreçte onlara anne-babaları ve bir müzisyen eşlik etti.שאליהם מצטרפים בהמשך סבו וחבריו המוזיקאים.
Hanım veya eşi çocuklarını anne ve babaları kayınpeder ve kayınvalidelerinin yanında sevmekten ar ederler.על אשתך וילדיך לבחור בינך לבין מולדתם...
Grubun solisti Luke ile Gap adlı şarkıyı babalarının ölümü üstüne yazdılar.שירים רבים של להקת U2 מתמקדים באובדן של אימו.
Babaları Yaşlı Gratianus'un Britanya ve Afrika'da edindiği mülklerde büyüdüler.את מרבית שנותיו העביר באחוזות אביו, גרטיאנוס הזקן, באפריקה ובבריטניה.
Babaları (Van Hohenheim) Ed ve Al çok küçükken evden ayrılmıştır.ואן הוהנהיים: אביהם של אד ואל אשר נטש את הבית כשהיו ילדים קטנים.
Babalarının evlenmelerini hiç istemediler.ספק אם הוריה אכן נישאו זה לזו מעולם.
Babaları Sadi emekli.ההורים של בוסאידי בפנסיה.
Mezkur eleştirilere rağmen Hieronymus'un batılı Kilise Babaları arasında önemli bir yeri vardır.למרות הקשר ההדוק שלהם לכנסייה הרומית הקתולית יש להם פטריארך משלהם.
Babaları onun da antrenörlüğünü yaptı.אביו בצעירותו התאמן בהתעמלות גם הוא.
(Onlara) ana babaları gibi davrandı."От тях се появили и предците им – архозаврите („господстващи гущери).
Parker ve çok yakın olduğu erkek kardeşleri beraber sık sık babalarının basketbol maçlarını izlerlerdi.В детството си Паркър е близък с братята си и заедно често гледат мачовете на баща си.
O ve erkek kardeşi Alois Hitler, Jr. babaları ve üçüncü karısı Klara Pölzl tarafından yetiştirildi.Тя и брат ѝ Алоис Хитлер младши са възпитани от баща си и третата му съпруга Клара Пьолцл.
Babalarının evlenmelerini hiç istemediler.Родители му не се женят.
Yavrular 5-6 ay sonra anne ve babalarına bağımlıklarını kaybederler.На 5-6 седмици те стават напълно независими от своите родители.
Ancak babaları öldüğünde çok küçük olduklarından ondan eğitim alamamışlardır.Тъй като са още деца при смъртта му, не получават пряко обучение от него.
Babalarının hikayesini ilk başta dinlemek istemiyorlardı.Отначало не чува нищо за родителите си.
Babaları ertesi yıl yeniden evlendi.На следващата година баща му се жени повторно.
1455 yılında tutulan kayıtlarda aile reisleri ve babalarının adları birlikte verilmiştir.Към днешна дата има възстановен списък с имената на 145 жертви.
Hatta ana-babaları bile onları kabul etmek istemezler.Дори не уведомява родителите си.
Babaları August Landmesser 19 Ocak 1941 tarihinde serbest bırakılmıştır.Njihov otac, August Landmesser, pušten je iz zatvora 19. siječnja 1941.
Babaları Jorge, Ginóbili'nin basketbol oynamayı öğrendiği Bahia Blanca'daki bir kulüpte antrenördü.Njihov otac Jorge bio je košarkaški trener kluba iz Bahía Blanca.
Hanım veya eşi çocuklarını anne ve babaları kayınpeder ve kayınvalidelerinin yanında sevmekten ar ederler.Borite se sa svime što imate, za vaše supruge i djeci, za vaše majke i roditelje.
Bu olayda sonrasında çocuklar babaları ile biraz daha kaynaşmıştır.Nakon ovog izliječenja roditelji su počeli poklanjati sve više pozornosti svome djetetu.
Babalarının evlenmelerini hiç istemediler.Jeho rodičia neboli nikdy zosobášení.
Babaları ertesi yıl yeniden evlendi.Jej otec sa neskôr znova oženil.
Steve Nash ve kardeşi Martin babalarının izinden gidiyorlardı.Robert Ormond a jeho bratia išli v jeho stopách.
Annelerinin de babalarının da aileleri müzikle iç içeydiler.Aj pod vplyvom otca sa aj s bratom venovali hudbe.
Babaları Yaşlı Gratianus'un Britanya ve Afrika'da edindiği mülklerde büyüdüler.Odrasla sta na posestih, ki jih je njun oče Gracijan Starejši kupil v Afriki in Britaniji.
Erkek çocuklar babalarının klanında yaşar, kızlar evlenince erkek tarafının klanına geçer.Sinovi živijo z očetovim klanom in ko se hčere poročijo, gredo živet v klan svojega moža.
Resimde sol tarafta üç kardeş, merkezde babaları, sağ tarafta ise kızkardeşleri ve eşleri yer alır.Slika prikazuje tri brate na levi, oče Horacij v središču in tri ženske skupaj z dvema otrokoma na desni.
Ayrıca kitaplarında Yunan Kilise babalarından uzun özetler yer alır.Tam se je v samoti poglobil v branje grških cerkvenih očetov.
Ertesi yıl da babaları ölmüştür.Kitais metais mirė jo tėvas.
Çocuklar sık sık babalarını üzülmemeye çalışırlar.Tėvas vaikus dažnai bausdavo už jų nepasisekimus.
Ayrıca kitaplarında Yunan Kilise babalarından uzun özetler yer alır.Katalikai į savo Biblijos vertimus dar įtraukia graikiškuosius knygos skyrius.
İlkbaharda doğan yavrular ana-babalarına benzerler.Jaunikliai iki pirmojo šėrimosi panašūs į pateles.
Grup, birçok kişi tarafından "crossover thrash'ın babaları" olarak tanımlanır.Šios grupės laikomos proto – thrash atstovais.
Babaları ertesi yıl yeniden evlendi.Jos tėtis netrukus vedė dar kartą.
Babaları kardeş idi.Jo tėvai buvo kroatai.
Casey (Sangster) küçük kardeşini de yanına alıp abisinin yardımıyla babalarını bulmaya çalışıyor.Casey (Sangster) võtab oma beebivenna hoolduseta ja tema vanema venna abiga läheb nende isa otsima.
Babaları daha sonra Deniz'in de antrenörlüğünü yaptı.Isa harjutas temaga järvel.
Daha sonra babaları gitti ve aile de kısa zamanda Amerika'ya geçiş yaptı.Hiljem õnnestus ka tema vanematel USA-sse põgeneda ja perekond asus elama New Yorki.
Kız çocuklarının babalarına, kadınların ise eşlerine hizmet etmesi gerekirdi.Tema vanemad annetasid tütarlapse neerud abivajajatele.
Babaların yoluda köyceğizden geçmektedir.Nad ratsutavad nii, nagu nende isad ratsutasid.
10 veya 20 yıl içinde, Amerikan çocukların çoğu babalarının olmadığı evlerde doğacaklar.10년 또는 20년 안에 과반수의 미국 아이들은 아버지가 없는 가정에 태어날 것입니다.
10 veya 20 yıl içinde, Amerikan çocukların çoğu babalarının olmadığı evlerde doğacaklar.Binnen twee decennia worden de meeste Amerikaanse kinderen geboren in gezinnen zonder vader.
10 veya 20 yıl içinde, Amerikan çocukların çoğu babalarının olmadığı evlerde doğacaklar.D'ici une dizaine d'années, la plupart des enfants américains seront issus de foyers sans père.
10 veya 20 yıl içinde, Amerikan çocukların çoğu babalarının olmadığı evlerde doğacaklar.Egy-két évtized múlva, a legtöbb amerikai gyerek olyan otthonba fog születni, ahol nincs apa.
10 veya 20 yıl içinde, Amerikan çocukların çoğu babalarının olmadığı evlerde doğacaklar.En el lapso de una o dos décadas, la mayoría de niños estadounidenses nacerán en hogares sin padre.
10 veya 20 yıl içinde, Amerikan çocukların çoğu babalarının olmadığı evlerde doğacaklar.Într-un deceniu sau două, majoritatea copiilor din America se vor naște în case fără tată.
10 veya 20 yıl içinde, Amerikan çocukların çoğu babalarının olmadığı evlerde doğacaklar.Nel giro di un paio di decenni, la maggior parte dei bambini americani saranno nati in case senza padre.
10 veya 20 yıl içinde, Amerikan çocukların çoğu babalarının olmadığı evlerde doğacaklar.Trong một thập kỉ, hoặc là hai, phần lớn trẻ em Hoa Kỳ được sinh ra trong một gia đình không có người cha.
10 veya 20 yıl içinde, Amerikan çocukların çoğu babalarının olmadığı evlerde doğacaklar.W ciągu 10 - 20 lat większość amerykańskich dzieci urodzi się w domu bez ojca.
10 veya 20 yıl içinde, Amerikan çocukların çoğu babalarının olmadığı evlerde doğacaklar.Σε μία με δύο δεκαετίες, τα περισσότερα παιδιά των Αμερικανών δεν θα έχουν πατέρα στο σπίτι.
10 veya 20 yıl içinde, Amerikan çocukların çoğu babalarının olmadığı evlerde doğacaklar.Через несколько десятков лет большинство американских детей будут расти в семьях без отца.
10 veya 20 yıl içinde, Amerikan çocukların çoğu babalarının olmadığı evlerde doğacaklar.עליה בלידות מחוץ לנישואין. זהו גרף שמראה את העלייה היציבה בלידות מחוץ לנישואין
10 veya 20 yıl içinde, Amerikan çocukların çoğu babalarının olmadığı evlerde doğacaklar.في غضون عقد او اثنين، معظم الاطفال الاميركيين سيولدون في بيوت من غير أب
10 veya 20 yıl içinde, Amerikan çocukların çoğu babalarının olmadığı evlerde doğacaklar.父親のいない家庭に生まれることでしょう これは家庭の収入が少なくなることを意味します
AA: Ne zaman babalarının projelerinden sıkılsalar, olağanüstü bir uçak icat ettiler.Când s-au plictisit de proiectul tatălui lor, au inventat ei singuri un avion deosebit.
AA: Ne zaman babalarının projelerinden sıkılsalar, olağanüstü bir uçak icat ettiler.(아버지의 프로젝트에 싫증이 나자,
AA: Ne zaman babalarının projelerinden sıkılsalar, olağanüstü bir uçak icat ettiler.אלן: כשסיימו עם הפרויקט של אביהם,