Babalık testi almak hakkında konuşmasını izleyeceğiz.Kita akan melihatnya berbicara tentang tes.
Babalık testi almak hakkında konuşmasını izleyeceğiz.이제 그가 친부 확인 검사를 받는 것에 대해 말하는 장면을 보시겠습니다
Babalık testi almak hakkında konuşmasını izleyeceğiz.Látni fogjuk őt beszélni egy apasági tesztről.
Babalık testi almak hakkında konuşmasını izleyeceğiz.Nous allons le voir parler de faire un test de paternité.
Babalık testi almak hakkında konuşmasını izleyeceğiz.Vamos ouvi-lo a falar sobre fazer um teste de paternidade.
Babalık testi almak hakkında konuşmasını izleyeceğiz.Vedremo mentre parla di un test sulla paternità.
Babalık testi almak hakkında konuşmasını izleyeceğiz.Vidíme ho jak mluví o tom, že si nechá udělat otcovský test.
Babalık testi almak hakkında konuşmasını izleyeceğiz.Vi kommer til at se ham tale om at få en faderskabstest.
Babalık testi almak hakkında konuşmasını izleyeceğiz.Vo videu bude hovoriť o teste otcovstva.
Babalık testi almak hakkında konuşmasını izleyeceğiz.We zien hem praten over een vaderschapstest.
Babalık testi almak hakkında konuşmasını izleyeceğiz.Wir sehen, wie er von einem geplanten Vaterschaftstest spricht.
Babalık testi almak hakkında konuşmasını izleyeceğiz.Zobaczymy, jak mówi o testach na ojcostwo.
Babalık testi almak hakkında konuşmasını izleyeceğiz.Θα τον δούμε να μιλάει για το αν θα κάνει το τεστ πατρότητας.
Babalık testi almak hakkında konuşmasını izleyeceğiz.Мы увидим его беседу о проведении генетического анализа на определение отцовства.
Babalık testi almak hakkında konuşmasını izleyeceğiz.На відео він говорить про тест на батьківство.
Babalık testi almak hakkında konuşmasını izleyeceğiz.Ще видим как коментира бащинския тест.
Babalık testi almak hakkında konuşmasını izleyeceğiz.אנחנו נראה אותו מדבר על ביצוע בדיקת אבהות.
Babalık testi almak hakkında konuşmasını izleyeceğiz.سنراه يتحدث عن إختبار الأبوه.
Babalık testi almak hakkında konuşmasını izleyeceğiz.彼が「はい」といいながら首を振っているところや
Babalık testi yaptırmaktan memnuniyet duyarım.Chętnie wezmę w tym udział.
Babalık testi yaptırmaktan memnuniyet duyarım.Estaría encantado de realizar una.
Babalık testi yaptırmaktan memnuniyet duyarım.Jag ska gladeligen ta ett test.
Babalık testi yaptırmaktan memnuniyet duyarım.Jeg vil glædeligt deltage i en.
Babalık testi yaptırmaktan memnuniyet duyarım.J'en ferais un volontiers.
Babalık testi yaptırmaktan memnuniyet duyarım.Klidně ho podstoupím.
Babalık testi yaptırmaktan memnuniyet duyarım.Liebend gern werde ich mich einem Test unterziehen.
Babalık testi yaptırmaktan memnuniyet duyarım.Saya akan senang mengikutinya.
Babalık testi yaptırmaktan memnuniyet duyarım.Sono pronto a fare il test.
Babalık testi yaptırmaktan memnuniyet duyarım.Szívesen részt veszek egyben.
Babalık testi yaptırmaktan memnuniyet duyarım.Tenho todo o prazer em participar num [teste].
Babalık testi yaptırmaktan memnuniyet duyarım.Tôi rất vui khi thực hiện nó.
Babalık testi yaptırmaktan memnuniyet duyarım.(Video) John Edwards: Ik werk er graag aan mee.
Babalık testi yaptırmaktan memnuniyet duyarım.Ευχαρίστως να κάνω το τεστ.
Babalık testi yaptırmaktan memnuniyet duyarım.Ще се радвам да си направя тест за бащинство.
Babalık testi yaptırmaktan memnuniyet duyarım.Я был бы счастлив поучаствовать в этом.
Babalık testi yaptırmaktan memnuniyet duyarım.Я охоче зроблю тест.
Babanın vatandaşlığı sebebiyle vatandaşlık almış olan ve sonrasında babalık bağı iptal olan kişi.har förvärvat sitt medborgarskap på grund av faderns finska medborgarskap och faderskapet upphävs.
Babanın vatandaşlığı sebebiyle vatandaşlık almış olan ve sonrasında babalık bağı iptal olan kişi.henkilö, joka on saanut Suomen kansalaisuuden isän kansalaisuuden perusteella ja isyys kumotaan
Babanın vatandaşlığı sebebiyle vatandaşlık almış olan ve sonrasında babalık bağı iptal olan kişi.الشخص الذي حصل على الجنسية الفنلندية بناءً على جنسية الأب وقد تم إلغاء الأبوة.
Babanın vatandaşlığı sebebiyle vatandaşlık almış olan ve sonrasında babalık bağı iptal olan kişi.以不真实的信息申请或声明取得了芬兰国籍 通过芬兰籍父亲取得了芬兰国籍,但父子/女关系被证实无效
Benim yanımda babalık vardı, Ama Gil Dong yalnız.Mình còn có ông già bên cạnh, nhưng Gil Dong chỉ có một mình.
Benim yanımda babalık vardı, Ama Gil Dong yalnız.Moi j'avais le vieux avec moi, mais Gil Dong lui est tout seul.
Benim yanımda babalık vardı, Ama Gil Dong yalnız.Yo tenía al viejo conmigo. Gil Dong está solo.
Benim yanımda babalık vardı, Ama Gil Dong yalnız.Имах стареца с мен, но Гил Донг е сам.
Benim yanımda babalık vardı, Ama Gil Dong yalnız.Со мной был мой старик, а Гиль Дон один.
Bu durumda en fazla 18 babalık parası günü kullanabilirsiniz.À ce moment-là, vous pouvez utiliser au maximum 18 jours de congés de paternité payés.
Bu durumda en fazla 18 babalık parası günü kullanabilirsiniz.Då kan du ta ut högst 18 faderskapspenningdagar.
Bu durumda en fazla 18 babalık parası günü kullanabilirsiniz.En ese caso, se pueden percibir como máximo 18 días de subsidio a la paternidad.
Bu durumda en fazla 18 babalık parası günü kullanabilirsiniz.Silloin voit pitää korkeintaan 18 isyysrahapäivää.
Bu durumda en fazla 18 babalık parası günü kullanabilirsiniz.В этом случае вы вправе взять не более 18 дней в счёт отпуска по уходу за ребёнком.
Bu durumda en fazla 18 babalık parası günü kullanabilirsiniz.حينئذ بإمكانك أن تستغل 18 يوماً لنقود الأبوة.
Bu durumda en fazla 18 babalık parası günü kullanabilirsiniz.在母亲享受产假或父母育儿假期间,您可和母亲同时享受最多
Bundan söz etmek zordur çünkü anne-babalık reklamları gayet yanıltıcı.A cítili sme, že to bolo také ťažké aj kvôli nepravdivej reklame o rodičovstve.
Bundan söz etmek zordur çünkü anne-babalık reklamları gayet yanıltıcı.A zdá se nám, že to bylo tak těžké také kvůli té falešné reklamě okolo rodičovství.
Bundan söz etmek zordur çünkü anne-babalık reklamları gayet yanıltıcı.És úgy érezzük, hogy a nehézségek közül némelyiknek a szülöi szerep körüli téves hírverés volt az oka.
Bundan söz etmek zordur çünkü anne-babalık reklamları gayet yanıltıcı.Et nous ressentons qu'une partie de cette difficulté provient de la fausse image que l'on se fait des parents.
Bundan söz etmek zordur çünkü anne-babalık reklamları gayet yanıltıcı.I mamy poczucie, że część tych trudnośći wzięła się z nieuczciwych reklam rodzicielstwa.
Bundan söz etmek zordur çünkü anne-babalık reklamları gayet yanıltıcı. (Kahkahalar)Čutiva pa, da del teh težav izvira iz izkrivljenega oglaševanja okrog starševstva.
Bundan söz etmek zordur çünkü anne-babalık reklamları gayet yanıltıcı.Kami merasa, beberapa kesulitan itu timbul karena iklan tentang mengasuh anak yang menyesatkan.
Bundan söz etmek zordur çünkü anne-babalık reklamları gayet yanıltıcı.그리고 우리가 그런 어려움을 느끼는 것은 양육에 관한 이런 잘못된 광고때문입니다.