Ana içeriğe geç
Sözlük

babaanne ile cümle

babaanne kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Ben de "Hayır, sadece babaanne yöntemini kullan" dedim.Я сказал: "Не важно, используй бабушкин метод".
Ben de "Hayır, sadece babaanne yöntemini kullan" dedim.אמרתי לה, "אין דבר, רק תשתמשי בשיטה של סבתא."
Ben de "Hayır, sadece babaanne yöntemini kullan" dedim.فقلت لها : "لا، إستخدمي أسلوب الجَدَّةِ."
Ben de "Hayır, sadece babaanne yöntemini kullan" dedim.「どういうこと?」と彼女が尋ねるので
Biliyorsunuz, İngiliz babaanneler çok canlıdırlar 200 tanesi hemen gönüllü oldu.Como vocês sabem, as avós britânicas são pessoas muito dinâmicas.
Biliyorsunuz, İngiliz babaanneler çok canlıdırlar 200 tanesi hemen gönüllü oldu.Et bien, vous savez, ce sont des personnes très vigoureuses, les grand-mères britanniques.
Biliyorsunuz, İngiliz babaanneler çok canlıdırlar 200 tanesi hemen gönüllü oldu.Și, să știți, formează un grup viguros, bunicile britanice.
Biliyorsunuz, İngiliz babaanneler çok canlıdırlar 200 tanesi hemen gönüllü oldu.Е, както знаете, британските баби са особенно жизнени.
Burada, İngiltere'de İngiliz babaannelere deneyimden sonra bir çağrı yaptım.Aici în Marea Britanie, am solicitat ajutorul bunicilor britanice, după experimentul [neclar].
Burada, İngiltere'de İngiliz babaannelere deneyimden sonra bir çağrı yaptım.Aquí en Gran Bretaña hice un llamado a las abuelas británicas
Burada, İngiltere'de İngiliz babaannelere deneyimden sonra bir çağrı yaptım.Aqui na Grã-Bretanha, fiz um apelo às avós britânicas, após a minha experiência.
Burada, İngiltere'de İngiliz babaannelere deneyimden sonra bir çağrı yaptım.Disini, di Inggris, saya menelepon para nenek, setelah eksperimen Kuppam.
Burada, İngiltere'de İngiliz babaannelere deneyimden sonra bir çağrı yaptım.Här i Storbritannien ställde jag ut en inbjudan för brittiska mormödrar, enligt det tidigare experimentet.
Burada, İngiltere'de İngiliz babaannelere deneyimden sonra bir çağrı yaptım.Hier in Groot-Brittannië, deed ik een oproep voor de Britse grootmoeders, na mijn [onduidelijk] experiment.
Burada, İngiltere'de İngiliz babaannelere deneyimden sonra bir çağrı yaptım.Ici en Grande-Bretagne, j'ai fait appel à des grand-mères britanniques, après mon expérience.
Burada, İngiltere'de İngiliz babaannelere deneyimden sonra bir çağrı yaptım.I Storbrittanien spurgte jeg efter britiske bedstemødre efter mit uklare eksperiment.
Burada, İngiltere'de İngiliz babaannelere deneyimden sonra bir çağrı yaptım.Itt Nagy-Britanniában hirdetésben kerestem brit nagymamákat, a kísérletem után.
Burada, İngiltere'de İngiliz babaannelere deneyimden sonra bir çağrı yaptım.Qui in Gran Bretagna ho emanato un bando per nonne inglesi, dopo il mio esperimento di [non incomprensibile].
Burada, İngiltere'de İngiliz babaannelere deneyimden sonra bir çağrı yaptım.Tại Anh, tôi kêu gọi những người bà Anh sau thí nghiệm Kuppam của tôi.
Burada, İngiltere'de İngiliz babaannelere deneyimden sonra bir çağrı yaptım.Tutaj w Wielkiej Brytanii zaprosiłem do eksperymentu brytyjskie babcie.
Burada, İngiltere'de İngiliz babaannelere deneyimden sonra bir çağrı yaptım.Tu v Británii som po mojom experimente oslovil britské staré mami.
Burada, İngiltere'de İngiliz babaannelere deneyimden sonra bir çağrı yaptım.Zde v Británii jsem přišel s výzvou pro britské babičky, po svém experimentu v Kuppanmu.
Burada, İngiltere'de İngiliz babaannelere deneyimden sonra bir çağrı yaptım.Εδώ στη Βρετανία, καλώ τις Βρετανίδες γιαγιάδες, έπειτα από το πείραμά μου.
Burada, İngiltere'de İngiliz babaannelere deneyimden sonra bir çağrı yaptım.Здесь, в Британии, я кинул клич британским бабушкам после эксперимента в Куппаме.
Burada, İngiltere'de İngiliz babaannelere deneyimden sonra bir çağrı yaptım.Тук в Англия потърсих британски баби след моя експеримент в [неясно].
Burada, İngiltere'de İngiliz babaannelere deneyimden sonra bir çağrı yaptım.Тут в Британії я звернувся з проханням до британських бабусь, після мого останнього експерименту.
Fakat babaannem zaten bunun kendi suçu olduğunu düşünerek ölmüştü.하지만 그때 이미 할머니께서는 그 모든 것을 스스로의 탓으로 생각하시며 돌아가신 후였죠.
Fakat babaannem zaten bunun kendi suçu olduğunu düşünerek ölmüştü.Mijn grootmoeder was al overleden, in de overtuiging dat het haar fout was.
Fakat babaannem zaten bunun kendi suçu olduğunu düşünerek ölmüştü.אבל אז סבתי כבר הלכה לעולמה במחשבה שזו אשמתה.
Fakat babaannem zaten bunun kendi suçu olduğunu düşünerek ölmüştü.ولكن عندها كانت جدتي قد توفيت ظانة أنه خطؤها.
İngiliz babaanneler çok canlıdırlar 200 tanesi hemen gönüllü oldu.200-an jelentkeztek azonnal önkéntesnek.
İngiliz babaanneler çok canlıdırlar 200 tanesi hemen gönüllü oldu.200 anmälde sig omedelbart.
İngiliz babaanneler çok canlıdırlar 200 tanesi hemen gönüllü oldu.200 ilmoittautui heti vapaaehtoisiksi.
İngiliz babaanneler çok canlıdırlar 200 tanesi hemen gönüllü oldu.영국 할머니들이 매우 활기가 넘치시잖아요. 200분이 곧바로 자원해 주시더군요.
İngiliz babaanneler çok canlıdırlar 200 tanesi hemen gönüllü oldu.200 meldeten sich sofort als Freiwillige.
İngiliz babaanneler çok canlıdırlar 200 tanesi hemen gönüllü oldu.200 meldte sig øjeblikkeligt frivilligt.
İngiliz babaanneler çok canlıdırlar 200 tanesi hemen gönüllü oldu.200 người lập tức tình nguyện.
İngiliz babaanneler çok canlıdırlar 200 tanesi hemen gönüllü oldu.200 nonne hanno aderito immediatamente in forma volontaria.
İngiliz babaanneler çok canlıdırlar 200 tanesi hemen gönüllü oldu.200 z nich sa dobrovoľné prihlásilo.
İngiliz babaanneler çok canlıdırlar 200 tanesi hemen gönüllü oldu.200 z nich se okamžitě přidalo.
İngiliz babaanneler çok canlıdırlar 200 tanesi hemen gönüllü oldu.200 z nich zgłosiło się natychmiast.
İngiliz babaanneler çok canlıdırlar 200 tanesi hemen gönüllü oldu.200 з них відгукнулись негайно.
İngiliz babaanneler çok canlıdırlar 200 tanesi hemen gönüllü oldu.200 из них моментально стали добровольцами.
İngiliz babaanneler çok canlıdırlar 200 tanesi hemen gönüllü oldu.200人のボランティアがすぐに集まりました (笑)
İngiliz babaanneler çok canlıdırlar 200 tanesi hemen gönüllü oldu.Britse grootmoeders zeer energieke mensen zijn. 200 gaven zich onmiddellijk op als vrijwilliger.
İngiliz babaanneler çok canlıdırlar 200 tanesi hemen gönüllü oldu.Bueno, ya saben, son gente muy vigorosa, las abuelas británicas. 200 se ofrecieron de inmediato.
İngiliz babaanneler çok canlıdırlar 200 tanesi hemen gönüllü oldu.Διακόσιες προθυμοποιήθηκαν άμεσα.
İngiliz babaanneler çok canlıdırlar 200 tanesi hemen gönüllü oldu.שהן מאוד נמרצות, הסבתות הבריטיות. 200 מהן התנדבו מייד.
İngiliz babaanneler çok canlıdırlar 200 tanesi hemen gönüllü oldu.هؤلاء الجدات البريطانية مُفعمات بالحيوية. تطوّع 200 منهم على الفور.
İngiliz babaannelere deneyimden sonra bir çağrı yaptım.Experiment veröffentlichte ich hier in England einen Aufruf an die britischen Großmütter.
İngiliz babaannelere deneyimden sonra bir çağrı yaptım.그때까지의 경험을 바탕으로 영국 할머니들을 모았습니다.
İngiliz babaannelere deneyimden sonra bir çağrı yaptım.Kuppamin kokeeni jälkeen.
İngiliz babaannelere deneyimden sonra bir çağrı yaptım.סבתות בריטיות, לאחר הניסוי.... שלי.
İngiliz babaannelere deneyimden sonra bir çağrı yaptım.للجدّات البريطانيّات، بعد تجربتي هذه.
İngiliz babaannelere deneyimden sonra bir çağrı yaptım.お婆ちゃん役を募集しました そうしたら
(Kahkahalar) eğer işkence çekme olimpiyatı olsa babaannem bilerek kaybeden olurdu.(Cười) Nếu họ có một Thế vận hội dành cho sự tử đạo, bà tôi sẽ cố tình thua.
(Kahkahalar) eğer işkence çekme olimpiyatı olsa babaannem bilerek kaybeden olurdu.(Gelach) Op de Olympische Spelen van martelaarschap, zou mijn oma met opzet verliezen.
(Kahkahalar) eğer işkence çekme olimpiyatı olsa babaannem bilerek kaybeden olurdu.( 웃음 ) 만일 순교자 올림픽이 있다면, 우리 할머니는 아마 고의로 지실 걸요.
(Kahkahalar) eğer işkence çekme olimpiyatı olsa babaannem bilerek kaybeden olurdu.(Latter) Hvis der havde været en olympisk disciplin i martyrier, ville min mormor havde tabt med vilje.
(Kahkahalar) eğer işkence çekme olimpiyatı olsa babaannem bilerek kaybeden olurdu.(râsete) Dacă ar fi existat Jocurile Olimpice la martirism, ea ar fi pierdut intenţonat.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod