Babam sinemaya yalnız gitmeme izin vermez.My dad doesn't let me go to the cinema alone.
Merhaba, baba.Hi, Father.
Babamın erkek kardeşi benim amcamdır.The brother of my father is my uncle.
Babamın kız kardeşi benim halamdır.The sister of my father is my aunt.
Babamın erkek kardeşinin karısı benim yengemdir.My father's brother's wife is my aunt.
Babamın kız kardeşinin kocası benim eniştem.My father's sister's husband is my uncle.
Babası Kenya'da diplomattı.Her father was a diplomat in Kenya.
Babasının onu affetmesi için dua etti.She prayed that her father would forgive her.
Onlar babalarının onları affetmesi için dua etti.They prayed that their father would forgive them.
Babam çiçekleri sular.My father waters the flowers.
O, babasından çok bahseder.He talks a lot about his father.
Niçin babası ile ilgili çok konuşuyor merak ediyorum.I wonder why he talks a lot about his father.
Anne babam kiliseyi bıraktılar.My parents left the church.
O annesi ile İbranice konuşuyor ve babasıyla Lehçe konuşuyor.She speaks Hebrew with her mother and Polish with her father.
Tom bile babasını hiç tanımadı.Tom never even knew his father.
Babamı hiç tanımadım.I never knew my father.
Babamın hapiste olduğunu hiç kimseye söylemedim.I've never told anyone that my father is in prison.
O benim babama benziyor.He looks like my father.
Şu konuyu açıklığa kavuşturayım. Sen benim babam mısın?Let me get this straight. You're my father?
Onun anne babası beni sevdi.His parents loved me.
Tom onun babasının gözlerine sahip.Tom has his father's eyes.
Babam parası bittiği için bankaya gitti.Dad went to the bank because he was short of money.
Babamız işe arabayla gider.Our father goes to work by car.
Bob'un babası bir araba fabrikasında çalışıyor.Bob's father works in a car factory.
Anne ve babam, benim tıp okumamı istiyorlar.My parents want me to study medicine.
Babam öğrenirse mutlu olmaz.When my dad finds out, he won't be happy.
Anne ve babayı görüyor musunuz?Do you see the father and the mother?
Noel Baba'yı anneyi öperken gördüm.I saw Santa Claus kissing Mommy.
Siz benim babam mısınız?Are you my father?
Babamı tanımıyorsun, değil mi?You don't know my dad, do you?
Babamla nerede tanıştın?Where did you meet my father?
Tom'un babasının kim olduğunu buldum.I found out who Tom's father is.
Babanı tanırdım.I knew your father.
Babamı dinlemeliydim.I should've listened to my father.
Tom'un anne ve babası ona Mary ile ilgilenmemesini söylediler.Tom's parents told him not to get involved with Mary.
Baban seninle çok gurur duyacaktır.Your father will be so proud of you.
Baban seni seviyor.Your father loves you.
Sen iyi bir babasın.You're a good father.
Babam Vietnam'da öldü.My father died in Vietnam.
O, denizde babasını kaybetti.She lost her father at sea.
O denizde babasını kaybetti.He lost his father at sea.
Babam bekliyor.Father is waiting.
Tom ve Mary Mary'nin babasının öldüğü gün hastane kafeteryasında karşılaştılar.Tom and Mary met in the hospital cafeteria the day Mary's father died.
Babası kansere yakalandı.His father became ill with cancer.
Ne kadar korkunç olaylar meydana geldi? Anne baban nerede? Kocana ne oldu?What horrible events took place? Where are you parents? What happened to your husband?
Baban biliyor mu?Does your father know?
Babamın beklentilerine göre yaşamaya çalışıyorum.I've been trying to live up to my father's expectations.
O, babasını hayal kırıklığına uğratmak istemedi.He didn't want to disappoint his father.
Babana benziyorsun.You look like your father.
"O senin babana benziyor." "Ne?""He looks like your father." "What?"
İyi bir baba olduğumu düşünmek istiyorum.I'd like to think I'm a good father.
Ben senin baban değilim.I'm not your father.
Kendi babamı tanıdığımı düşünmüyor musun?Don't you think I know my own father?
Anne baban bizi sonsuza kadar uzak tutamazlar.Your parents can't keep us apart forever.
Bir baba olmak için sabırsızlanıyorum.I can't wait to be a father.
Tom'un babasının eski bir arkadaşıyım.I'm an old friend of Tom's father.
Babam bana çok kızacak.My dad will kill me.
Anne babanla görüşmek istemiyorum.I don't want to meet your parents.
O bizim babamız.That is our father.
Babam sağlığı için sigara içmekten vazgeçti.My father has quit smoking for his health.