Babalar Günün kutlu olsun!Happy Fathers' Day!
Babamı karşılamak için havaalanına gittim.I went to the airport to meet with my father.
Tom'un büyük büyük büyük babaannesi İskoçya'da yaşadı.Tom's great-great-great grandmother lived in Scotland.
Tom para istemek için babasına yazdı.Tom wrote to his father asking for money.
Tom babasına benziyor.Tom looks like his father.
Tom babası Vietnam Savaşında bir helikopter pilotu olan bir adam tanıyordu.Tom knew a man whose father was a helicopter pilot during the Vietnam War.
Tom, babası Vietnam Savaşı sırasında helikopter pilotluğu yapmış bir adam tanıyordu.Tom knew a man whose father was a helicopter pilot during the Vietnam War.
Tom Mary'nin üvey babası.Tom is Mary's stepfather.
Tom bir baba olarak tam bir fiyasko.Tom is a complete failure as a father.
Tom babası gibi bir işkolik olmamayı umuyor.Tom hopes he doesn't become a workaholic like his father.
Tom Mary'nin üvey babasıyla iyi anlaşır.Tom gets along fine with Mary's stepfather.
Tom Noel Baba gibi giyinmiş.Tom dressed up as Santa Claus.
Tom babasına çok fazla benzemiyor.Tom doesn't look much like his father.
Tom şu anda babasının şirketi için çalışıyor.Tom currently works for his father's company.
Tom kesinlikle babasına hiç benzemiyor.Tom certainly looks nothing like his father.
Tom kesinlikle iyi bir baba.Tom certainly is a good father.
Tom babasının ölümünden sonra bu evi satın aldı.Tom bought this house after his father's death.
Tom bir baba oldu.Tom became a father.
Sen benim babamsın.You are my father.
Baban bir işadamı mı?Is your father a businessperson?
Üzgünüm, babam evde değil.I'm sorry, my dad is not at home.
Üzgünüm, babam evde yok.I'm sorry, my father is not home.
Babam İngiliz dilinin bir öğretmenidir.My father is a teacher of the English language.
Baba kızının kızlığını bozan adamdan intikam almak istedi.The father asked for revenge against the man who deflowered his daughter.
Her şey düşünüldüğünde, babamın hayatı mutlu bir hayattı.All things considered, my father's life was a happy one.
O benim babam değil.He's not my father.
O babam değil.He's not my father.
O senin baban.He's your father.
Büyük babam şogide iyidir. Onun seviyesi dördüncü dan, amatör.My grandpa is good at shogi. His level is fourth dan, amateur.
Babam Güney Afrika'dan. O, Güney Afrikalı.My father is from South Africa. He is South African.
Baban seni hiç istemedi.Your father never wanted you.
Baban çok nazik bir kişidir.Your father is a very nice person.
Annem babamdan beş yaş büyük.My mother has five more years than my father.
Tekrarlamak, öğrenmenin babasıdır.Repetition is the father of learning.
O, Baba'nın sesi.It's Baba's voice.
Bu, babamın yazdığı ilk şey.It's the first thing that my father wrote.
Bu fotoğraf bana her zaman babamı hatırlatır.This photograph always reminds me of my father.
Babana bir palyaço olmak istediğini söyleme.Don't tell your father you want to become a clown.
O, babası ile iyi geçinmiyor.He doesn't get along with her father.
Baba, daha fazla yürüyemem. Beni omzuna bindirir misin?Daddy, I can't walk any more. Could you give me a piggyback ride?
Baba, artık yürüyemiyorum. Beni taşı.Daddy, I can't walk any more. Carry me.
Babası yaşıyor mu?Is his father alive?
Bazen babama ihtiyacım var.Sometimes I need my father.
Ne tür baba olacağını düşünüyorsun?What sort of father do you think you'll be?
İyi bir baba olup olmayacağım konusunda endişe ediyorum.I worry about whether I'll be a good father.
Tom babasının tüm varlığını miras olarak aldı.Tom inherited all of his father's property.
Babel'in ihtişamını hayal edebiliyor musun?Can you imagine Babel's splendor?
Babasının ünlü bir bilimci olmasıyla gurur duyuyor.He is proud that his father was a famous scientist.
O benim babam değil, erkek kardeşim.He is my brother, not my father.
Baba, Mary bana vurdu!Dad, Mary hit me!
Göklerdeki Babamız, adın kutsal kılınsın.Our Father in heaven, hallowed be your name.
Bu davulu babama gönderdim.I sent this drum to my father.
Peter'ın anne ve babası ne yapıyor?What do Peter's parents do?
Anne ve babam Çin'den geliyorlar.My parents come from China.
O, babadan üç yaş küçük.He is three years younger than dad.
İshak sonra babası İbrahim'e sordu:Isaac then asked his father Abraham:
Baba, içki içmişsin gibi kokuyorsun.Daddy, you smell like you've been drinking.
Bana babasının bir öğretmen olduğunu söyledi.He told me that his father's a teacher.
Çocukken sık sık babamla birlikte balığa gittim.As a child I often went fishing with my father.
Babam evdedir.My father is at home.