Ana içeriğe geç
Sözlük

bab ile cümle

bab kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Geçen gün babam tarafından yazılmış bir kitap keşfettim.The other day I discovered a book written by my father.
Büyük babasına hürmeten ona Thomas adını koyduk.We named him Thomas after his grandfather.
Büyük babam çok sağlıklı.My grandfather is very healthy.
Babam parkta yürüyüş yapar.My father takes a walk in the park.
Baba mezuniyet için bana bir kitap hediye etti.Father gave me a book for graduation.
Taro babasının halini hatırını sordu.Taro asked after her father.
Herkes babama benzediğimi söylüyor.Everybody says I look like my father.
Bir çocuğun saygı duyabileceği bir babaya ihtiyacı var.A boy needs a father he can look up to.
Naoto görünüş olarak babasına benziyor.Naoto takes after his father in appearance.
Cumartesi babamın boş olduğu gündür.Saturday is when my father is free.
Babamın ölüm haberinini aldığımda sadece üç gündür Tokyo'daydım.I had been in Tokyo only three days when I received news of my father's death.
Babam bana yurt dışına yalnız gidemeyeceğimi söyledi.My father told me I couldn't go abroad alone.
Aniden kapı açıldı ve babası girdi.Suddenly, the door opened and her father entered.
Bana babamın ölümünü bildiren telefon konuşmasını aldığımda tamamen telaşlanmıştım.When I got the phone call telling me of my father's death, I was completely flustered.
Şimdi büyük oğullar babalarından oldukça bağımsızlar.The elder sons are now quite independent of their father.
Babasının adına toplantıya katıldı.He attended the meeting for his father.
Onun evden kaçması babasının şiddetinden dolayıdır.His running away from home is due to his father's severity.
Bugünkü durumunu babasına borçludur.What he is today he owes to his father.
İşi babasının yerine yürütüyor.He is managing the business for his father.
Babasının saldırganlıklarından hiçbirine sahip değil.He has none of his father's aggressiveness.
Babası eve dönüşünden sonra öldü.His father died after his return home.
Onun babası golf oynamaz.His father doesn't play golf.
Babasının yabancı bir ülkede öldüğünü söyleniyor.It is said that his father died in a foreign country.
Onun babasının yurt dışında olduğunu duyuyorum.I hear that his father is abroad.
Onun babası onu Tom olarak çağırır.His father calls him Tom.
Onun davranışları babasına hiç benzemiyor.His behavior is nothing like his father.
Onun son başvurusu yardım için babasına gitmek olacak.His last recourse will be to go to his father for help.
İki çocuğu şöyle dursun, karısı şimdi onun büyük babasına bakmak zorundaydı.His wife now had to take care of his grandfather, not to mention their two children.
Kişiliği babasına benziyor.His character resembles his father's.
Onun her iki büyük babası öldü.Both his grandfathers are dead.
Onun büyük babası yüksek rütbeli bir askerdi.His grandfather was a soldier of high degree.
Babası haftada iki kez orada yer.His father eats there twice a week.
Babası orada haftada iki kez yer.His father eats there twice a week.
Babası her zaman eve geç gelir.His father always comes home late.
Onun babası bir doktor mu?Is his father a doctor?
Onun babası işte başarısız oldu.His father failed in business.
Annesi de babası da ölü.Both his father and mother are dead.
Ben onun babası olduğunu düşündüğüm adam tam bir yabancı olduğunu kanıtladı.The man who I thought was his father proved to be a perfect stranger.
Babası 10 yıl önce kanserden öldü.His father had died of cancer 10 years ago.
Babası onun için kuş şarkılarının kayıtlarını aldı.His father got records of bird songs for him.
Babası onun planını onayladı.His father approved of his plan.
Onun yürüme tarzı babasını bana çok hatırlatıyor.The way he walks reminds me very much of his father.
Ona büyük babasının adı verildi.He was named after his grandfather.
Onun anne ve babası öldü.Both his parents are dead.
Anne ve babası dışında, hiç kimse onu iyi tanımıyor.Apart from his parents, no one knows him well.
Anne ve babasının her ikisi de iyi.Both of his parents are well.
Anne ve babasının her ikisi de iyiler.Both of his parents are well.
Anne ve babası bir otel çalıştırıyor.His parents ran a hotel.
Anne ve babası gezisinin lehinde idi.His parents were in favor of his trip.
Anne ve babası onu bir yürüyüş için götürdüler.His parents took him for a walk.
Anne ve babası her Pazar kiliseye giderler.His parents go to church every Sunday.
Anne ve babasının dışında, hiç kimse şüpheliyi savunmadı.Apart from his parents, nobody would defend the suspect.
O, babasının işini devraldı.He has taken over his father's business.
O, son çare olarak babasından ödünç para aldı.He borrowed some money from his father as a last resort.
Babası öldüğünde bir mirasa kondu.He came into a fortune when his father died.
İki çocuk babasıdır.He is the father of two children.
38 yaşında olmasına rağmen, hâlâ anne ve babasına bağımlıdır.Though 38, he is still dependent on his parents.
O, üç çocuk babasıdır.He is the father of three children.
O her zaman onun arkasından babasının hakkında kötü konuşuyor.He always speaks ill of his father behind his back.
O hâlâ babasının sırtından geçiniyor.He's still sponging off his father.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod