Ana içeriğe geç
Sözlük

bab ile cümle

bab kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Babam kadar uzun boyluyum.I'm as tall as my father.
Kendimi kaybetmeden babamla konuşamam.I can't talk with my father without losing my temper.
Babama Kumiko'nun Çin'de çalışmasını önerdim.I suggested to my father that Kumiko study in China.
Babamdan bu oyuncağı satın almasını istedim.I asked my father to buy this toy.
Babama bir ipek kravat verdim.I gave my father a silk tie.
Babama benzemem.I don't take after my father.
Babama fotoğrafımı çektirdim.I had my photograph taken by my father.
Hatta babama karşı onu destekledim.I supported her even against my father.
Bana babamın servetinden küçük bir pay verildi.I was given a minor share of my father's wealth.
Babamın işiyle meşgul olmalıyım.I must be about my father's business.
Babamın işini devraldım.I took over my father's job.
Babamın borcunu ödemekten berat edildim.I was absolved from paying my father's debt.
Babamın yardımını istedim.I asked for my father's help.
Babamın şirketinde her zaman huzursuz hissettim.I always felt ill at ease in my father's company.
Babam için oraya gitmek zorundayım.I have to go there for my father.
Ben babamın hesabına çalışıyorum.I am acting for my father.
Babamın yıllık gelirini bilmiyorum.I don't know my father's annual income.
Babamın mezarını ziyaret ettim.I visited my father's grave.
Babamın kitaplığındaki her kitabı okudum.I have read every book in my father's bookcase.
Kyoto İstasyonu'na babamı uğurlamaya gittim.I have been to Kyoto station to see my father off.
Kyoto İstasyonu'na babamı yolcu etmeye gittim.I have been to Kyoto station to see my father off.
Kyoto İstasyonu'na babamı yolcu etmek için gittim.I have been to Kyoto station to see my father off.
Kyoto İstasyonu'na babamı uğurlamak için gittim.I have been to Kyoto station to see my father off.
Babamı yolcu etmek için Kyoto İstasyonu'na gittim.I have been to Kyoto station to see my father off.
Babamı uğurlamak için Kyoto İstasyonu'na gittim.I have been to Kyoto station to see my father off.
Babamı yolcu etmek için Kyoto Garı'na gittim.I have been to Kyoto station to see my father off.
Babamı uğurlamak için Kyoto Garı'na gittim.I have been to Kyoto station to see my father off.
Babamı geçirmek için Kyoto Garı'na gittim.I have been to Kyoto station to see my father off.
Babamla gurur duyuyorum.I'm proud of my father.
Babamı yeni bir araba alması için ikna etmeye çalıştım.I tried to argue my father into buying a new car.
Babamı öğretmenle tanıştırdım.I introduced my father to the teacher.
Babamla çok gurur duyuyorum.I'm very proud of my father.
Babamdan ödünç para aldım.I borrowed money from my father.
Anne babam eve gelene kadar yemek yemekten kaçındım.I refused to eat until my parents came home.
Anne babama "İyi geceler" dileyip yatmaya gittim.I said "good night" to my parents and went to bed.
Tek oğlum Tom'a büyük babamın ismini verdik.We named our only son Tom after my grandfather.
Babana kazadan bahsetmesen iyi olur.You had better not tell your father about the accident.
Babam zaman zaman beni ziyaret eder.My dad drops in on me from time to time.
Gerçek şu ki onun babası işten dolayı New York'ta yalnız yaşıyor.The fact is that his father lives alone in New York because of work.
Doğrusunu söylemek gerekirse, babamın arabasını onun izni olmadan sürdüm.To tell the truth, I drove my father's car without his permission.
Ben harçlıkta bir artış hakkında babamla görüştüm.I approached my father about an increase in allowance.
Ayda en az bir kez anne babanı aramalısın.You should call on your parents at least once a month.
En azından ayda bir defa anne babana yazmayı unutmamalısın.You must not forget to write to your parents at least once a month.
Küçük kız babasının kollarında eve geri götürüldü.The little girl was carried back home in her father's arms.
Oğlan için babası otoriteyi temsil etti.For the boy, his father represented authority.
Sonunda babasını boy olarak geçinceye kadar, çocuk gittikçe uzadı.The boy grew taller and taller, till at last he exceeded his father in height.
Çocuk babasının tavsiyesini umursamadı.The boy took no notice of his father's advice.
Oğlan görünüşte hafifçe babasına benziyordu.The boy faintly resembled his father in appearance.
Her zaman babana uy.Always obey your father.
Her zaman babana itaat et.Always obey your father.
Yeni bir baba olarak, ben ilk çocuğuma pek çok kitap verdim.As a new father, I gave my first child plenty of books.
Bir gazete okuyan adam onun babası.The man reading a newspaper is his father.
Anne ve babası ölen çocuklar "yetim" olarak adlandırılırlar.Children whose parents are dead are referred to as "orphans".
Anne babalar, yaramazlık yaptıkları için çocuklarını cezalandırıyorlar.Parents punish their children for misbehavior.
Anne ve babalar, çocukları için koruma sağlarlar.Parents provide protection for their children.
Baba ve oğul uzun bir ayrılıktan sonra buluştu.The father and son met after a long separation.
Bebeğe büyük babasının anısına hürmeten Richard adı verildi.The baby was named Richard after his grandfather.
Bebek babasına benziyor.The baby takes after its father.
Bebeğe büyük babasının anısına hürmeten Peter adı verildi.The baby was named Peter after his grandfather.
Babam geçen haftadan beri meşgul olmaktan şikayet ediyor.Father complains of having been busy since last week.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod