Ana içeriğe geç
Sözlük

ba ile cümle

ba kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Sadece bana şans dile.Just keep your fingers crossed.
İyi hissetmiyorum. Bana bir ilaç verir misiniz?I don't feel well. Could you give me some medicine?
Sanırım bayılacağım.I think I'm going to faint.
Bakım onun görünüşünü on yaş büyük yaptı.Care has made her look ten years older.
Bakım onu çabuk yaşlandırdı.Care aged him quickly.
Balon havada süzülüyordu.A balloon was floating in the air.
Balon yavaş yavaş indi.The balloon descended slowly.
Kendine iyi bak.Take care.
Eğer dikkatli olmazsan ,kayabilir ve buzlu basamakların üstüne düşebilirsin.If you're not careful, you might slip and fall on the icy steps.
Ben bayıldım.I fainted.
Kendine iyi bak ve iyi zaman geçir!Take care of yourself, and have a good time!
Bakım hayatta olmak anlamına gelir.Caring means being alive.
Makineyi çalıştırmak için bu butona basın.Press this button to start the machine.
Bana bir şans verirsen onu yapabilirim.I can do it if you give me a chance.
Bayrak yukarda.The flag is up.
Masadaki kitaba bak.Look at the book on the desk.
Masadaki her kitap bana ait değil.Not every book on the desk belongs to me.
CD'deki saat bana ait.The watch on the compact disk is mine.
Masanın üstünde bazı kitaplar vardır.There are some books on the desk.
Masadaki kelime işlemci benim babamın.The word processor on the desk is my father's.
Masadaki şu resme bak.Look at that picture on the desk.
Bu, mucizeden başka bir şey değil.It's nothing short of a miracle.
Fırsata balıklama atlayacağını düşündüm.I thought you'd jump at the chance.
O, bana yüzümü yıkamamı söyledi.He told me to wash my face.
İnatçı yanım babamdan gelmedir.I've got my stubbornness from my father.
Kıyıdan uzakta bazı botlar görüyorum.I can see some boats far away from the shore.
Kore 'nin yemekleri genellikle çok baharatlı olurKorean food is generally very spicy.
Ülkeler barışçıl amaçlarla anlaşmazlıkları çözmekle ilgileniyorlardı.The countries concerned settled the dispute by peaceful means.
Son zamanlarda deneyin başarısızlığını bulduk.We found the failure of the experiment at the last moment.
Bana yanlış bir sipariş gönderdiğini düşünüyorum.I think you have sent me a wrong order.
Ben yanlışlıkla başka birinin odasına girdim.I entered someone else's room by mistake.
Hatayı düzeltin ve dosyayı Bay Luxemburg'a iade edin.Correct the mistake and return the file to Mr Luxemburg.
Yakında banyo onun girmesi için yeterince harikaydı.Soon the bath was cool enough for him to get into.
Bana hesabı gönder.Send me the account.
Bana sizin ülkenizden bazı seyahat broşürleri verir misin?Would you give me some travel brochures from your country?
Tüm gevşek düğümleri kontrol edin ve onları sıkı bağlayın.Check all the loose knots and fasten them tight.
İnsanlar basit deneyimlerle birçok hatadan kaçınabilirlerdi.People could have avoided many mistakes by simple experiments.
O, basit İngilizce ile yazılmıştır.It is written in simple English.
Bir karyolayı nasıl kuracağımı bana gösterir misin?Will you show me how to set up a cot?
Hemşire bebeklere baktı.The nurse looked after the babies.
Hemşire bana bir iğne yaptı.The nurse gave me a shot.
Şeker tatlandırıcı olarak balın yerini aldı.Sugar replaced honey as a sweetener.
Bazı fabrikalar çevreyi kirletir.Some factories pollute the environment.
Lütfen bana biraz kanji öğret.Teach me some kanji, please.
Bağırma yüksek sesle yankı yapar.The shouting echoes loud.
Ana yollar banliyölerin büyümesine katkıda bulunacaktır.The construction of a highway will contribute to the growth of the suburbs.
Kurutulmuş balık benim damak tadıma uygun değil.Dried fish is not to my taste.
Samanda kendiliğinden yangın başladı.A spontaneous fire started in the hay.
Cömertlik bazı kişilerde doğuştandır.Generosity is innate in some people.
Bürokratlar dev şirketler ile sağlam bağları sürdürürler.The bureaucrats maintain solid ties with the gigantic corporations.
Bana bir mola verin.Give me a break.
Bana hesabı getir, lütfen.Give me the bill, please.
Ben soğuğa karşı çok duyarlıyım. Bir battaniye daha alabilir miyim?I'm very sensitive to cold. May I have another blanket?
Bahar soğuk kıştan sonra ılıman hava getirir.Spring brings mild weather after the cold winter.
Kuru mevsim yakında başlayacak.The dry season will set in soon.
Bana kuru bir havlu getirin.Bring me a dry towel.
Kırık cam üstüne basmayın.Don't step on the broken glass.
Kırık cama basma.Don't step on the broken glass.
Bando çeşitli marşlar çaldı.The band played several marches.
Bando caddelerde geçit töreni yaptı.The band paraded the streets.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod