Ana içeriğe geç
Sözlük

ba ile cümle

ba kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Bankalar endüstriyel boçlulara kredi vermeyi kesiyor.Banks are cutting lending to industrial borrowers.
Banka şirkete bir milyon dolar kredi verdi.The bank loaned the company $1 million.
Banka paramızla ilgili guvence verdi.The bank reassured us that our money was safe.
Banka ne kadar geç saatlere kadar açık?How late is the bank open?
Banka saat kaça kadar açık?How late is the bank open?
Banka ne zamana kadar açık?How late is the bank open?
Banka kaça kadar açık?How late is the bank open?
Banka açık mı?Is the bank open?
Bankalar dokuzda açarlar.Banks open at nine o'clock.
Bankalar saat dokuzda açılır.Banks open at nine o'clock.
Banka, üç blok ötededir.The bank is three blocks away.
Bankanın yanında eski bir arkadaşa rastladım.I ran across an old friend near the bank.
Bankada paçayı yırtmak ve A52 yi almak zorundasın.You'll have to get off at the bank and take the A52.
Bankadaki bakiye 2 milyon yende duruyor.The balance at the bank stands at two million yen.
Lütfen bankaya git.Please go to the bank.
Bankadan kredi istemeliyiz.We must ask the bank for the loan.
Banka 50 dolarlık çekini nakite çevirecek.The bank will cash your fifty dollar check.
Bankada görevlendirildiğinde ,kolejde ekonomi öğretti.While employed at the bank, he taught economics at college.
Korkarım banka evimi geri alacak.I'm afraid the bank is going to repossess my house.
Bankada ne kadar paran var?How much money do you have in the bank?
Lütfen parayı bir bankaya yatır.Please deposit the money in a bank.
Bankaya para yatırdığında, onu biriktirirsin.When you put money in the bank, you deposit it.
Bankaya 1,000 dolar yatırdım.I made a deposit of $1,000 at the bank.
Bir banka ve okul arasında dükkanı bulacaksın.You'll find the shop between a bank and a school.
O bir banka için çalışıyor.He works for a bank.
Bankadan biraz nakit çekmeliyim.I have to withdraw some cash from the bank.
Lütfen,bankadan 100.000 yen çek.Please draw a hundred thousand yen from the bank.
Bir bankacılık skandalı Capitol Hill'i baştan başa süpürüyor.A banking scandal is sweeping across Capitol Hill.
Bankadan biraz para çekmeliyim.I have to take some money out of the bank.
Cuma akşamı, üç adam Bay White'ın oteline geldi ve üç oda istedi.On Friday night, three men came into Mr White's hotel and asked for rooms.
Banka cuma günleri geç kapanır.The bank shuts late on Fridays.
Bazı zamanlar Kanazawa'da tipi olur.There are sometimes blizzards in Kanazawa.
Para bir başarı ölçütü değildir.Money is not a criterion of success.
Bana paranı ver.Give me your money.
Zenginler bazen fakirleri hor görürler.The rich sometimes despise the poor.
Bazı insanlar başarıyı çok para kazanma olarak tanımlarlar.Some people identify success with having much money.
Akvaryum balığı besliyorum.I'm feeding the goldfish.
Paramı geri almak için tehditlere başvurmak zorunda kaldım.I had to resort to threats to get my money back.
Birçok adam altın aramak üzere batıya gitti.Many men went west in search of gold.
Eğer sende varsa bana biraz ödünç para ver.Lend me some money, if you have any.
Bana paranın satın alabileceği en iyi çalışanları gönder. Para sorun değil.Send me the best employees that money can buy. Money is no object.
Bugünlerde bazı ziyaretçilerimiz olacak.We will have some visitors one of these days.
Bay Kondo, şirketindeki en çalışkandır.Mr Kondo is the most hardworking in his company.
Dün semtte bir yangın başladı.A fire broke out in the neighborhood yesterday.
Mahallede bir başka kolera vakası var.There has been another case of cholera in the neighborhood.
Bugünlerde babası işe arabayla gitmektedir.Nowadays his father goes to work by car.
Bahar çok geçmeden burada olacak.Spring will be here before long.
Acil bir durumda, bu düğmeye basın.In case of an emergency, push this button.
Çalışkanlık başarının yoludur.Diligence is the way to success.
Zor iş başarının fiyatıdır.Hard work is the price of success.
Zor iş başarının ana unsurudur.Hard work is the main element of success.
Çalışkanlık onu başarıya götürdü.Diligence led him to success.
Çalışkan bir adam uzun vadede başarılı olur.A diligent man will succeed in the long run.
Sonuçta çalışkan kişi başarır.In the end, the diligent person succeeds.
Bazı lokal şiddetli yağmur sağanaklarından dolayı oraya gitmediğimize sevindim.I'm glad we didn't go there because there were some localized heavy rain showers.
Benim için sürpriz oldu, çocuk Yokohama'dan buraya bütün yolu tek başına geldi.To my surprise, the child came here by himself all the way from Yokohama.
Benim için sürpriz oldu, o başarısız oldu.To my surprise, he has failed.
Bizim için sürpriz oldu, o Brezilya'ya tek başına gitti.To our surprise, she has gone to Brazil alone.
Benim için sürpriz oldu, o, sınavda başarısız oldu.To my surprise, he failed the examination.
Şu işe bak ki Tom bizim partiye Mary'yle geldi.To our surprise, Tom came to our party with Mary.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod