Bana inanmaman çok üzücü.That you don't believe me is a great pity.
Bana verdiğin bilgi az kullanılır.The information you gave me is of little use.
Bana ne aldığını göster.Show me what you bought.
Ben çalışmak için dışarı gitmene itiraz etmiyorum fakat çocuklara kim bakacak.I don't object to your going out to work, but who will look after the children?
Başarı çabalarının sonucudur.The success resulted from your efforts.
Sen aradığında sadece senden bahsediyorduk.We were just talking about you when you called.
Senin nasihatın beni başarıya götürdü.Your advice led me to success.
Senin nasihatından dolayı başarabildim.Your advice led me to success.
Bana verdiğin nasihattan dolayı başarabildim.Your advice led me to success.
Sizin başarınız sizin çabalarınıza bağlıdır.Your success depends on your efforts.
Başarılı olup olmayacağın çabalarına bağlıdır.Whether you will succeed or not depends on your efforts.
Başardığına çok memnun oldum.I'm so glad that you succeeded.
Başardığına memnun oldum.I am glad that you have succeeded.
Bana beni ne zaman arayacağını söyle.Tell me when you will call me.
Bana yardım etmen şartıyla onu yaparım.I will do it on the condition that you help me.
Yardımınız olmasaydı, ben başarısız olabilirdim.If it were not for your help, I might have failed.
Sen başlamadan önce onlar oraya varmış olacak.They will have arrived there before you start.
Sen uzaktayken köpeğe kim baktı?Who took care of the dog while you were away?
Başarısız olman tuhaf.It is strange that you should fail.
Başarısız olmanın nedeni yeterince sıkı çabalamamandır.The reason why you failed is you did not try hard enough.
Öldüğün zaman, senin işlerine ben bakacağım.I'll look after your affairs when you are dead.
Bana dün aldığın bebeği göster.Show me the doll that you bought yesterday.
keşke evine giderken bana uğrasaydın.I wish you could drop in at my house on your way home.
Bir hata yaptığını düşünmekten başka çare yok.I can't help but think you're making a mistake.
Ne yapayım, bana hata yapıyormuşsun gibi geliyor.I can't help but think you're making a mistake.
Dışarı bakmanız için perdeyi açacağım.I'll open the curtain for you to look out.
Keşke bana yakın olsaydın.I wish you were close to me.
Senin tek başına oralara gitmen risklidir.It is risky for you to go into that area alone.
Senin yaptığından başka türlü yapardım.I would do it in a different way than you did.
Nereye gidersen git bana yazmayı unutma.No matter where you may go, don't forget to write to me.
Tek başına onu yapmaya çalışman çılgınlık.You are mad to try to do it all alone.
Sen oraya geldiğinde bana gerçek bir sürpriz yaptın.You gave me a real surprise when you showed up there.
Kaymaktan hoşlandığına sevindim ama sadece bu bana göre değil.I'm glad you enjoy skiing, but I guess it's just not my cup of tea.
Keşke o zaman bütün hikayeyi bana anlatsaydın!If only you had told me the whole story at that time!
Tek başına dağa tırmanmanın tehlikeli olduğunu düşünüyorum.We think it is very dangerous that you're climbing the mountain alone.
Ayı çadırı yırtmaya başladı.The bear began tearing at the tent.
Ayakkabı bağlarını bağla.Tie your shoelaces.
Gökyüzünün görünüşüne bakılırsa yarın hava iyi olacak.Judging from the look of the sky, it will be fine tomorrow.
Gökyüzünün görünüşüne bakılırsa her an yağmur yağabilir.Judging from the look of the sky, it may rain at any moment.
Gökyüzünün görünüşüne bakılırsa yarın kar yağabilir.Judging from the look of the sky, we may have snow tomorrow.
Gökyüzünün görüntüsüne bakılırsa kar yağacak.Judging from the look of the sky, it is going to snow.
Gökyüzüne bakılırsa yakında yağmur yağacak.Judging from the sky, it will rain soon.
Lütfen bana havalanına nasıl gideceğimi söyle.Please tell me how to get to the airport.
Havalanından şehir merkezine hangi demir yolu hattını kullanacağımı bana söyle lütfen.Please tell me which railway line to use from the airport to downtown.
Hava boşalırken balon yavaşça indi.The balloon descended gradually as the air came out.
Birkaç boş bardak istiyorum.I want a few empty glasses.
Gökyüzünden bakıldığında, köprü daha güzel görünür.Seen from the sky, the bridge appears more beautiful.
Gökyüzünden bakıldığında, nehir kocaman bir yılan gibi görünüyordu.Seen from the sky, the river looked like a huge snake.
Gökyüzünden bakıldığında ada çok güzeldi.Seen from the sky, the island was very beautiful.
Biz ödemeyi banka transferiyle yapacağız.We will make the payment by bank transfer.
Banka soyguncuları bütün yönlere dağıldılar.The bank robbers dispersed in all directions.
Banka soygunu sana hapishanede on yıla malolacak.Bank robbery will cost you ten years in prison.
Bir banka arıyorum. Buraya yakın bir tane var mı?I'm looking for a bank. Is there one near here?
Bankaya giden yolu bana söyleyebilir misiniz?Can you tell me the way to the bank?
Hastanenin sol tarafında bankayı göreceksin.You'll see the bank on the left hand side of the hospital.
Bir banka bize faizle ödünç para verir.A bank lends us money at interest.
Banka onun binasına ipotek koyuyor.The bank holds a mortgage on his building.
Banka ona 500 dolar ödünç verdi.The bank loaned him 500 dollars.
Banka, Pazar günleri açık değil.The bank isn't open on Sundays.
Banka insanlar için para tutar.The bank keeps money for people.