Bana iyi öğüt verdin.You've given me good advice.
Bir bakıma haklısın.You are right in a way.
Keşke o zaman bana gerçeği söyleseydin.I wish you had told me the truth then.
Keşke bana o zaman gerçeği söyleseydin.I wish you had told me the truth then.
Ne zaman Almanca öğrenmeye başladın?When did you begin learning German?
Senin hikâyen bana gençlik günlerimi hatırlattı.Your story reminded me of my younger days.
Lütfen bana kalıcı adresinizi verin.Please give me your permanent address.
Annen ve baban gelmedi, değil mi?Your parents didn't come, did they?
Gelecek için programın hakkında bana anlat.Tell me about your program for the future.
Lütfen babanıza selamlarımı iletin.Please give my regards to your father.
Bana günlük yaşantından bahset.Tell me about your daily life.
Çabalarının başarıyla sonuçlanacağından eminim.I'm sure your efforts will result in success.
Tavsiyeniz olmasa, başarısız olurdum.If it had not been for your advice, I would have failed.
Kendi işine bak!Mind your own business!
Başarını duyduğuma memnun oldum.I was glad to hear of your success.
Başarınızdan eminim.I'm sure of your success.
Senin başarın beni kıskandırıyor.Your success excites my envy.
Sizin başarınız büyük ölçüde fırsatınızdan nasıl yararlanacağınıza bağlıdır.Your success will largely depend upon how you will make good use of your opportunity.
Sizin başarınız, sıkı çalışıp çalışmamanıza bağlıdır.Your success depends upon whether you work hard or not.
Sizin başarınız STEP sınavını geçip geçmemenize bağlıdır.Your success depends on whether you pass the STEP examination or not.
Başarınız sıkı çalışmanızın sonucudur.Your success is the result of your hard work.
Kendinden başka suçlayacak kimsen yok.You have no one but yourself to blame.
Senin nasihatın bana her zaman yardımcı olmuştur.Your advice is always helpful to me.
Hazır olduğunda başlayacağız.We'll start whenever you are ready.
Lütfen arabanı bana ödünç ver.Please lend me your car.
Arabanı bana ödünç verir misin?Would you mind lending me your car?
Başvuru formuna fotoğrafınızı yapıştırmanız önemlidir.It is important that you attach your photo to the application form.
Bana sözlüğünü ödünç verir misin?Will you lend me your dictionary?
Sözlüğünde "guy" tanımına bak.Look up the definition of 'guy' in your dictionary.
Bisikletini birkaç günlüğüne bana ödünç verebilir misin?Could you lend me your bicycle for a couple of days?
Bana planını söylemezsen karar veremem.I can't decide unless you tell me your plan.
Bana öyle geliyor ki sen haklısın.It appears to me that you are right.
Bana planının amacını söyle.Tell me the object of your plan.
Bana planından bahset.Tell me about your plan.
Gözlerin bana yıldızları hatırlatıyor.Your eyes remind me of stars.
Gözleriniz bana yıldızları hatırlatıyor.Your eyes remind me of stars.
Evin hangi yöne bakıyor?What direction does your house face?
Senin yardımın olmasaydı işimde başarılı olmazdım.If it had not been for your aid, I would not have succeeded in my business.
Eğer senin desteğin olmasaydı o, işte başarısız olurdu.If it had not been for your support, he would have failed in business.
Fikirlerinden bazılarına katılıyorum.I agree with some of your opinions.
Radyonu bisikletim için bana verir misin?Will you give me your radio for my bicycle?
Etrafına bak.Look about you.
Daha önce bana hiç yardım etmediğinden dolayı senin için riske girmeyeceğim.I'm not going out on a limb for you because you never helped me before.
Bana kızma, ben onu senin hatırın için yaptım.Don't be angry with me, for I did it for your sake.
Sanırım baban üniversiteye gideceğini umuyordu.I think your father hoped you would go to college.
Babanla görüşmek istiyorum.I'd like to see your father.
Yardımın sayesinde başarabildim.Thanks to your help, I could succeed.
Yardımınız sayesinde bunu başarabildim.Thanks to your help, I could succeed.
Senin için bazı iyi haberlerim var.I have some good news for you.
Senin bana söylediğine kafa yoruyorum.I have been reflecting on what you said to me.
Şikâyet etmekten başka yapacak bir şeyin yok.You've got nothing to complain of.
Bir elin yağda, bir elin balda olacak.You shall want for nothing.
Sen bana çok suçlu hissettiriyorsun.You make me feel so guilty.
Yerinde olsam başarabilirdim.If I were you, I'd be able to succeed.
Yerinde olsam başarılı olabilirim.If I were you, I'd be able to succeed.
Başarılı olmayı hak ediyorsun.You deserve to succeed.
Onlar gelinceye kadar başlamasan iyi olur.You had better not start until they arrive.
Derhal başlamalısın.You must start at once.
Sen bana söyleyene kadar ben bu belgenin önemini farketmemiştim.I hadn't recognized the importance of this document until you told me about it.
Burada olduğuna göre, başlayabiliriz.As long as you are here, we might as well begin.