Yapmanız gereken tek şey kendinize bakmaktır.All you have to do is to take care of yourself.
Yardım için başkalarına bağımlı olmamalısınız.You mustn't depend on others for help.
Başkalarının eksikliklerine karşı çok hassasınız.You are too critical of others' shortcomings.
Sen diğerlerine çok fazla bağlısın.You depend too much on others.
Sumo hakkında bayağı çok şey biliyorsun.You know quite a lot about Sumo.
Savaşın başlayacağına inanıyor musun?Do you believe war will start?
İçkiye son çare olarak başvurmamalısın.You should not resort to drinking.
Başarısızlığını kabul etmelisin.You should acknowledge your failure.
Başarısız olmamak için çok çalışmalısın.You must work hard in order not to fail.
Sen kendi işine bakmalısın.You should attend to your own business.
İşe zamanında başlamalısın.You ought to get to work on time.
Zaman zaman çocuklara bakmalısın.You should look after the children from time to time.
Keşke bana gerçeği söyleseydin.I wish you had told me the truth.
Sen bana yalan söyledin, değil mi?You lied to me, didn't you?
Eğer şimdi başlarsan vaktinde varman gerekir.You ought to be on time if you start now.
Şu an başlaman gerekli.It is necessary for you to start now.
Şimdi başlasan iyi olur.You'd better start now.
Bir bankadan kredi alabilirsin.You can get a loan from a bank.
Görev başında sigara içmesen iyi olur.You had better not smoke while on duty.
Bulanık sularda balık tutmaya mı çalışıyorsun?Are you trying to fish in troubled waters?
Sen öğrenciden başka bir şey değilsin.You are nothing but a student.
Görevinin başına ne zaman gidiyorsun?What time are you going on duty?
Neye bakıyorsun?What are you looking at?
Lütfen bana ne istediğinizi bildirin.Please let me know what you want.
Başka bir şey düşünüyor gibi görünüyorsunuz.You seem to be thinking of something else.
Bana İngilizce konuşup konuşamadığımı sordu.He asked me if I could speak English.
Hiç şüphen olmasın; bu bağışı yapmada hiçbir art niyetim yok.You may rest assured; I have no ulterior motive in making this donation.
Başkalarının hakkında kötü konuşmaya gereğinden fazla hazırsın.You are too ready to speak ill of others.
Kendine daha iyi bakmalısın.You should take better care of yourself.
Artık sınavı geçtiğine göre, kendi başına araba kullanabilirsin.Now that you have passed your test, you can drive on your own.
Sen bana ekmek almamı söylemeyi unuttun.You neglected to tell me to buy bread.
Böyle iyi bir bahaneyi nasıl buldunuz?How did you come up with such a good excuse?
Böyle bir bahaneyi nasıl ileri sürdünüz?How did you come up with such a good excuse?
Hemen başlamalısın.You are to start at once.
Hemen başlamalısınız.You are to start at once.
Diğerlerine çok fazla bağımlı olmamalısın.You must not depend so much on others.
Ona bel bağlayabilirsin.You can bank on that.
Çocuğa bakmalısın.You must look after the child.
Bana bunun için bir özür borçlusun.You owe me an apology for that.
Sonuçlara bağlı kalmalısın.You should abide by the consequences.
Balığı çiğ olarak yememeliydin.You shouldn't have eaten the fish raw.
Hiç balık gördün mü?Did you ever see the fish?
Sen baştan aşağı ıslaksın.You're wet through.
Uzun bir süre önce bana söylemeliydin.You should have told me a long time ago.
Hemen başlasan iyi olur.You had better start at once.
Bunu tek başına mı yaptın?Did you do this on your own?
Bu konuda başka seçeneğin yok.You have no choice in this matter.
Babanın tavsiyesini almalıydın.You ought to have taken your father's advice.
Babanın tavsiyesini dinlemelisin.You ought to take your father's advice.
Babanın doğduğu kenti ziyaret ettin mi?Have you visited the town where your father was born?
Babandan onun tavsiyesini istemelisin ve onu takip etmelisin.You should ask your father for his advice and follow it.
Akşam yemeği için eve zamanında gelmediğinden dolayı babandan özür dilemelisin.You should apologize to Dad for not coming home in time for supper.
Sen hiç babanın çalıştığı ofisi ziyaret ettin mi?Have you ever visited the office where your father works?
Sen şimdi ısınmaya başlıyorsun.You're starting to warm up now.
Tabiri caizse, sudan çıkmış balık gibisin.You are, so to speak, a fish out of water.
İngilizce çalışmaya ne zaman başladınız?When did you begin studying English?
Bana çelme takmak her zaman hoşuna gidiyor, değil mi?You always like to trip me up, don't you?
Şeyleri her zaman çok basite alıyorsun.You always take things too easy.
Sen bana her zaman sert karşılık verirsin, değil mi?You always talk back to me, don't you?
Bir kez başladın mı, devam etmelisin.Once you begin, you must continue.