Ana içeriğe geç
Sözlük

ba ile cümle

ba kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Bay Brown kendi gözlüklerini arıyor.Mr Brown is looking for his own glasses.
Bay Brown bir doktordur.Mr Brown is a doctor.
Bay Brown Harvard'da öğretmenlik yapıyor.Mr Brown teaches at Harvard.
Bay Brown her zaman yanında bir kitap taşır.Mr Brown always carries a book with him.
Bay Brown, 15 Mayıs'ta İngiltere'ye gitti.Mr Brown left for England on May 15.
Bay Brown bana senin adını verdi.Mr Brown gave me your name.
Ben Bay Brown'la tanışmanı istiyorum.I'd like you to meet Mr Brown.
Bay Brown'ı tanımıyor musun?Don't you know Mr. Brown?
Bay Brown onun babasıdır.Mr Brown is her father.
Bay Brown Japonca'yı çok iyi konuşur.Mr Brown speaks Japanese very well.
Bay Brown öğretmen mi?Is Mr Brown a teacher?
Bayan Brown, siyaset üzerine bir kitap yazdı.Mrs. Brown wrote a book on politics.
Bayan Brown, bir oyuncu gibi görünüyor.Ms. Brown seems to be an actress.
Bay Brown göründüğü kadar yaşlı değildir.Mr Brown is not as old as he looks.
Bayan Brown Japon yemekleri yemeye alıştı.Miss Brown has gotten used to eating Japanese food.
Bay Brown'ın dört çocuğu var.Mr Brown has four children.
Bir Bay Brown telefonda seni istiyor.A Mr Brown wants you on the phone.
Bay Brown diye birinden telefon var.It's a phone call from a Mr Brown.
Onun Bay Brown olduğunu düşünüyorum.I think he is Mr Brown.
Sanırım o Bay Brown'dur.I think he is Mr Brown.
Brian onunla bir ilişki başlattığına pişman ve ondan kaçmak istiyor.Brian regrets starting a relationship with her and wants to escape from her.
Brian bazı güller aldı.Brian took some roses.
Brian'ın cüzdan ve banka hesabında az para var.There is a shortage of money in Brian's wallet and bank account.
Bana bir şişe şarap ver.Give me a bottle of wine.
Şarap bana göre değil.Wine is not to my taste.
Onların başka şarapları yok.They have no more wine.
Futbolda ve basketbolda merkez oynarım.I play center in football and basketball.
Başkan Bush dün televizyon ve radyoda önemli bir konuşma yaptı.President Bush gave an important address on TV and the radio yesterday.
Bayan Bush İngilizce öğretmenimizdir.Mrs. Bush is our English teacher.
Bush başkan olarak Reagan'ı izledi.Bush followed Reagan as president.
Tarih ve adres genellikle mektupların başında yazılır.The date and address is usually written at the head of letters.
Lütfen zile bas.Please push the buzzer.
Baykuş karanlıkta görebilir.The owl can see in the dark.
Baykuşların çok akıllı oldukları düşünülmektedir.Owls are supposed to be very wise.
Kirpi balığı Japonya'da nefis bir yiyecektir.Blowfish is a delicacy in Japan.
Bay Ford şimdi iyidir.Mr Ford is all right now.
Bay Ford'a kendini yetiştirmiş insan denilir.Mr Ford is what is called a self-made man.
Bay Ford'u aramayı unuttum.I forgot to call up Mr Ford.
Bay Ford bu araziye sahiptir.Mr Ford owns this land.
Çatalların yemek için genel kullanımı milattan sonra onuncu yüzyılda başladı.The general use of forks for eating started in the tenth century A.D.
Feribot hareket etmeye başladı ve yarım saat içinde karşıdaydık.The ferry started to move and we were across in half an hour.
Phoenix Arizonanın başkentidir.Phoenix is the capital of Arizona.
Bazı botlar satın almak istiyorum.I would like to purchase some boots.
Finlandiya'nın başkenti nedir?What's the capital city of Finland?
Bill yeterince sıkı çalışmadı ve bu yüzden başarısız oldu.Bill didn't work hard enough and so he failed.
Bill babasının çokça sigara içmesinden nefret ediyor.Bill hates his father smoking heavily.
Bill erkek kardeşini hayvanat bahçesine götürdü.Bill took his brother to the zoo.
Bill sınavı geçmeyi başardı.Bill was able to pass the exam.
Bill bana bir bardak su getirdi.Bill brought me a glass of water.
Bill bana kitap getirdi.Bill brought me the book.
Bill bana güzel bir elbise yaptı.Bill made me a nice dress.
Bill genellikle tek başına oyuncakları ile oynar.Bill often plays with toys by himself.
Bill'e asla erkek kardeşinden bahsedemem.I never can tell Bill from his brother.
Bay Hilton evini satmak isteyince gazeteye ilan verdi.When Mr Hilton wanted to sell his house, he advertised it in the newspaper.
Bir ihtimal, başaracağını düşünüyor musun?Do you, by any chance, think you will succeed?
Bayan Hughes, bu Peter Brown.Mrs. Hughes, this is Peter Brown.
Güneşteyken başınızı örtün.Cover your head when you are in the sun.
Tek başına yaşamayı nasıl buluyorsun?How do you like living on your own?
Yalnız başına terk edilmiş olarak, oğlan ne yapılacağını bilmedi.Being left alone, the boy didn't know what to do.
Sen bana yalnız gelmek istediğini söylemeliydin.You should have told me that you wanted me to come alone.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod