Ana içeriğe geç
Sözlük

ba ile cümle

ba kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Bay Hawk, kibar bir beyefendidir.Mr Hawk is a kind gentleman.
Hawking, 1962 yılında üniversiteden mezun olduğunda, fizikte doktora yapmaya başladı.When Hawking graduated from college in 1962, he began studying for a Ph.D. in physics.
Erkek arkadaşımı bana bir yüzük alması için ikna ettim.I talked my boyfriend into buying me a ring.
Garson lütfen bana bir bardak çay ver.Waiter, please give me a cup of tea.
Onlar düdük sesini duyduklarında son hızla başladılar.On hearing the whistle, they started at full speed.
Kalemini bana ödünç verir misin?Would you lend me your pen?
Bana dolma kalemini ödünç verir misin?Would you mind lending me your pen?
Kalemi bana iletin.Pass me the pen.
Bankta oturun.Sit down on the bench.
Bankta oturan iki adam Amerikalıydı.The two men sitting on the bench were Americans.
Banktaki kadın Bayan Brown.The woman on the bench is Mrs. Brown.
Bankta oturalım.Let's sit down on the bench.
Helen bahçede oynuyor.Helen is playing in the yard.
Helen ve Kathy Tokyo'nun bir banliyösünde bir daire kiraladı.Helen and Kathy rented an apartment in a suburb of Tokyo.
Bern İsviçre'nin başkentidir.Bern is the capital of Switzerland.
Belçika'nın başkentini biliyor musun?Do you know the capital of Belgium?
Zil çaldı ve tren hareket etmeye başladı.The bell rang, and the train began to move.
Ben balkondayım.I'm on the balcony.
Bazı yılanlar zehirlidir.Some snakes are poisonous.
Çocuk bakıcısı bebeği şarkı söyleyerek uyutmaya çalıştı.The babysitter tried to sing the baby to sleep.
Betty bir tenis oyununda bana meydan okudu.Betty challenged me to a game of tennis.
Betty bacak bacak üstünde sandalyede oturuyordu.Betty sat in the chair with her legs crossed.
Betty bazı güller ve Jane bazı karanfiller getirdi.Betty brought some roses and Jane some carnations.
Bana yatağımı nasıl toplayacağımı söyle, lütfen.Please tell me how to make my bed.
Lütfen, bana yatağımı nasıl toplayacağımı söyle.Please tell me how to make my bed.
Bana yatağımı nasıl toplayacağımı söyleyin, lütfen.Please tell me how to make my bed.
Lütfen, bana yatağımı nasıl toplayacağımı söyleyin.Please tell me how to make my bed.
Lütfen kulaklığı nasıl kullanacağımı bana göster.Please show me how to use the headset.
Bazı insanlar evcil hayvanlar olarak nadir bulunan hayvanları beslerler.Some people keep rare animals as pets.
Pedala her basışınızda, tekerleği bir kez çevirir.Each time you step on the pedal, the wheel turns once.
Bayan Pate yüz kişinin önünde bir konuşma yapma hakkında çekingen hissetti.Miss Pate felt timid about making a speech before a hundred people.
Sayfanın üst kısmındaki resme bak.Look at the picture at the top of the page.
Bayan Baker çantasını çaldırdı.Mrs. Baker had her purse stolen.
Bakers'ların nehrin üst tarafında bir çiftliği var.The Bakers have a farm up the river.
Bakers'ların nehrin yukarısında bir çiftlikleri var.The Bakers have a farm up the river.
Banyo yeterince sıcak değildi ve ben zevk alamadım.The bath was not hot enough and I was unable to enjoy it.
Florence Nightingale, profesyonel hemşireliğe başlayan kadın olarak ünlüdür.Florence Nightingale is famous as the woman who began professional nursing.
Fred başarmak istediği amaçlardan karısına bahsetti.Fred told his wife about the goals that he wanted to accomplish.
Fred Jane'den hoşlanmaya başladı ve onunla çıkmaya başladı.Fred took a liking to Jane and started dating her.
Bir bardak daha meyve kokteyli ister misiniz?Do you want another glass of fruit punch?
Fransa Başkanı, Okinawa'yı ziyaret etti.The President of France visited Okinawa.
Fransızca Bay White tarafından öğretilir, Bayan Green tarafından değil.French is taught by Mr White, not by Miss Green.
Fransa'ya iş yolculuğunun başarılı olduğunu umuyorum.I hope your business trip to France was successful.
Fransa, Batı Avrupa'dadır.France is in western Europe.
Fransız bayrağı mavi, beyaz ve kırmızı.The French flag is blue, white and red.
Bu balığı Fransa’da nasıl pişiriyorsunuz?How do you cook this fish in France?
Lütfen beni Bay Black'e bağlayın.Please put me through to Mr Black.
Askeri bando üyeleri çok mutlu görünüyordu.The brass band members looked very happy.
Bando üç marş çaldı.The brass band played three marches.
Bir plastik bardak gerçek camdan yapılmış olanından daha iyidir.A plastic glass is better than one made of real glass.
Brezilyanın başkenti Brasilia'dır.The capital of Brazil is Brasilia.
Bayan Brown Japonca anlar.Mrs. Brown understands Japanese.
Bay Brown bizim sınıfın sorumlusu.Mr Brown is in charge of our class.
Öğrencilerin hepsi Bay Brown'a saygı duyuyor.Mr Brown is looked up to by all the students.
Benim fikrim, Bay Brown'la konuşmamız gerektiğidir.My idea is that we should talk to Mr Brown.
Bay Brown meslektaşının başarısını kıskanıyor.Mr Brown is jealous of his colleague's success.
Bay Brown büyükelçi sıfatıyla hareket ediyordu.Mr Brown was acting in the capacity of ambassador.
Bay Brown oğluna Çince öğrettirdi.Mr. Brown made his son learn Chinese.
Bay Brown oğluna Çince öğretti.Mr. Brown made his son learn Chinese.
Bay Brown üst sınıfa aittir.Mr Brown belongs to the upper class.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod