Ana içeriğe geç
Sözlük

ba ile cümle

ba kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Babası ünlü bir piyanist olan bir arkadaşım var.I have a friend whose father is a famous pianist.
İş bana göre her şeydir.Work is all in all to me.
Biz normalde düşüncelerimizi başkalarından gizleyebiliriz.We can normally conceal our thoughts from others.
Biz herkesi tehlikeyle ilgili uyarmak için bağırdık.We shouted in order to warn everyone of the danger.
Biz hepimiz profesörün İngilizce konuşabileceğine kesin gözüyle baktık.We all took it for granted that the professor could speak English.
Hayatta derece yapmak için hepimiz çok çalışırız fakat sadece birkaç kişi başarır.We all try hard to make the grade in life, but only a few succeed.
Hepimiz bazen bir aptal gibi davranırız.We all make fools of ourselves at times.
Konserin başlaması için sabırsızdık.We were impatient for the concert to begin.
Birkaç bardak getireceğim.I'll get some glasses.
Telefon çaldığında banyo yapıyordum.I was taking a bath when the telephone rang.
Amerika Birleşik Devletlerinin başkenti hangisidir, Washington'mu yoksa New York'mu?Which is the capital of the United States, Washington or New York?
Bana yardım etme zahmetine girdiğiniz için çok naziksiniz.It is kind of you go out of your way to help me.
Nedenini bana sormayın.Don't ask me why.
Bana nedenini sorma.Don't ask me why.
Doğal kaynaklarımız için yabancı milletlere bağımlıyız.We depend on foreign nations for our natural resources.
Ülkemizin başlıca ürünü pirinçtir.The chief crop of our country is rice.
Halkımız bağımsızlığa susamıştır.Our people thirst for independence.
Anlamaya başlıyorum.I am beginning to understand.
Pekala, onu kendi tarzınla yap fakat başarısız olursan beni suçlama.All right, do it your own way, but don't blame me if you fail.
Bir bardak şarap içmek istiyorum.I'd like to have a glass of wine.
Londraya giderken Bay Higgins Tom ve Susie'ye bir sürü ilginç şeyler söyledi.On the way to London Mr Higgins told Tom and Susie many interesting things.
Londra İngiltere'nin başkentidir.London is the capital of England.
Onu gördüğünde Bay Long'un karısının hatırını sormayı unutma.Don't forget to ask after Mr Long's wife when you see him.
Robert hafta sonlarında dükkânda babasına yardım ederdi.Robert used to help his father in the store on weekends.
Roger buz üzerinde kaydı ve bacağını incitti.Roger slipped on the ice and hurt his leg.
Bayan Roland, bu sorun hakkında ne düşünüyorsunuz?Ms. Roland, what do you think about this problem?
İpi ağaca bağla.Fasten the rope to the tree.
Kolun üstüne bastırınız.Press down on the lever.
Bayan Red bana Japonca öğretti.Miss Red taught me Japanese.
Birçok restoranlar ve barlar Itsutsugi caddesindedir.Many restaurants and pubs are on Itsutsugi Street.
Restoran bana parti için 250.000 yenlik bir fatura çıkardı.The restaurant billed me 250,000 yen for the party.
Aslan iki yaşındayken kükremeye başladı.Leo started to roar when he was two years old.
Yarışı kazanan at Bay Johnson tarafından alındı.The horse that won the race was owned by Mr Johnson.
Başkan Reagan'ın vergi programı işe yaramadı.President Reagan's tax program has not worked.
Reagan 1981 yılında Amerika Birleşik Devletlerinin başkanı oldu.Reagan became President of the United States in 1981.
Lucy bazen May'i ziyaret eder.Lucy sometimes visits May.
Lucy'nin annesi, ona küçük kız kardeşine bakmasını söyledi.Lucy's mother told her to take care of her younger sister.
Lindbergh'in tek başına sürekli transatlantik uçuşu kayda değer bir başarıydı.Lindbergh's solo nonstop transatlantic flight was a remarkable accomplishment.
Linda, babasının ani hastalığı yüzünden üniversiteden geri çağrıldı.Linda was called back from college by her father's sudden illness.
Linda çikolataya bayılır.Linda loves chocolate.
Bazı elmalar ağaçtan düştü.Some apples fell down from the tree.
Bağlantıları değiştirmek ister misin?Would you like to exchange links?
Başkan Lincoln kendi kendini yetiştirmiş bir insandı.President Lincoln was what we call a self-made man.
Lincoln 1860 yılında başkan seçildi.Lincoln was elected President in 1860.
Lincoln Center'a nasıl gideceğimi bana söyleyebilir misiniz?Can you tell me how to get to Lincoln Center?
Onu bir kurdele ile bağlar mısın?Could you tie it with a ribbon?
Bayan Richards'la şehirler arası ihbarlı konuşma yapmak istiyorum.I'd like to make a person-to-person call to Mrs. Richards.
Lisa, bu Bay Murata. O benim patronum.Lisa, this is Mr Murata. He's my boss.
Bayan Lee büyük bir konuşmacı.Mrs. Lee is a great talker.
Emmet'in teorisi ile bağlantılı olarak Leech'in sunduğu teklif en makulüdür.A more plausible proposal is the one Leech presented in conjunction with Emmet's theory.
Hotel Landmark'ta benimle bağlantı kurabilirsiniz.You can get in touch with me at Hotel Landmark.
Lansing Michigan'ın eyaletinin başkentidir.Lansing is the state capital of Michigan.
Romdan hoşlanmasan bile bundan bir bardak dene.Even if you don't like rum, try a glass of this.
Nergisler ilkbaharın başlarında çiçek açarlar.It is in early spring that daffodils come into bloom.
Radyo önümüzdeki deprem hakkında bizi uyardı ve eşyalarımızı toplamaya başladık.The radio warned us of the coming earthquake and we started gathering our things.
Develerden oluşan uzun bir kervan batıya doğru ilerliyordu.A long train of camels was moving to the west.
Wright kardeşler, bir motor ile çalışan bir uçağı uçurmayı başardılar.The Wright brothers succeeded in flying an airplane driven by an engine.
Bay Wright, sanki onun ana diliymiş gibi Japonca konuşuyor.Mr Wright speaks Japanese as if it were his mother tongue.
Bir aslanın kuyruğu olmaktansa bir köpeğin başı olmak daha iyidir.Better to be the head of a dog than the tail of a lion.
Bayan Lark piyano çaldı ve çocuklar şarkı söyledi.Mrs. Lark played the piano and the children sang.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod