Ana içeriğe geç
Sözlük

ba ile cümle

ba kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Yağmur mevsimi başladı.The rainy season has set in.
Yağışlı sezon haziran ayında başlar.The rainy season begins in June.
Ne zaman yağmur başladı?When did it begin to rain?
Yağmur, çocukların okul bahçesinde beyzbol oynamalarına engel oldu.The rain prevented the boys from playing baseball on the playground.
Bahçe yağmurdan sonra harap oldu.The garden was destroyed after the rain.
Yağmura rağmen başladı.He started in spite of the rain.
Yağışlı hava onun bahçede çalışmasını önledi.The rainy weather prevented her from working in the garden.
Bardaktan boşanırcasına yağmur yağmaya başladı.It began to rain cats and dogs.
Şiddetli bir yağmur yağmaya başladı.It began to rain cats and dogs.
Bardaktan boşanırcasına yağmur yağdı.The rain came down in buckets.
Yağmur kara dönüşmeye başladı.The rain began to turn into snow.
Hava açıldığında çocuklar tekrar beyzbol oynamaya başladı.When the weather had cleared, the children began to play baseball again.
Yağmur yağdığında sokakları sel bastı.Our streets flood when we have rain.
Yağmur başlamadan önce başlasak daha iyi olur.We had better start before it begins to rain.
O yağmur yağmaya başladığında çamaşırları yıkadı.She took in the washing when it started to rain.
Yağmur yağmaya başlar diye yanına bir şemsiye al.Take an umbrella with you in case it begins to rain.
Yağmur yağmaya başlıyor. Lütfen şemsiyemi paylaş.It's beginning to rain. Please share my umbrella.
Yağmur başlamadan önce geri dönelim.Let's go back before it begins to rain.
Yağmur yağmaya başladığında, o, oğlunun çamaşırı içeriye almasını söyledi.When it began to rain, she told her son to take in the washing.
Yağmur yağmaya başladı.The rain began to fall.
Yağmur yağmaya başladı ve o ıslandı.It began to rain and she got wet.
Yağmur yağacak. Şu karanlık bulutlara bak.It's going to rain. Look at those dark clouds.
Yağış yokluğu nedeniyle bahçedeki çiçekler öldü.The flowers in the garden died from the absence of rain.
Yağmur yağmasa balık tutmaya giderim.If it were not raining, I would go fishing.
Şiddetli yağmur yağmaya başladı.A heavy rain began to fall.
Çok yağmur yağmaya başladı.It began to rain in earnest.
Yağmur çiselemeye başladı.It began to sprinkle.
Bir uzay gemisinden bakıldığında dünya mavi görünür.Seen from a spacecraft, the earth looks blue.
Uzaydan bakınca, dünya çok güzeldir.Seen from space, the earth is very beautiful.
Sağ gözüm sıcak basıyor.My right eye feels hot.
Bana bir içki verir misin?Will you give me a drink?
Bay Mitsubishi içki parasını tasarruf etmek için evde içiyor.Mr. Mitsubishi is drinking at home to save his drinking money.
Ben çok içtikten sonra oda dönmeye başladı.The room started to spin after I drank too much.
Taşınırken bana yardımcı olur musun?Could you help me when I move?
Bana bir vinç verin.Give me a hoist.
Benim çekmecenin kilidi kurcalanmış ve benim evraklardan bazıları eksik.The lock on my drawer had been tampered with and some of my papers were missing.
Bagaj kartını görebilir miyim?May I see your claim tags?
Baskıdaki hatalara derhal dikkat çekilmelidir.Mistakes in the printing should be pointed out at once.
Bir dizi olay savaşın başlamasına yol açtı.A chain of events led to the outbreak of the war.
Lütfen birinci sınıf bir otelde bana bir oda ayırın.Please book me a room in a first-class hotel.
Bir bakışta, çocuğun aç olduğunu anladı.At a glance, he knew that the child was hungry.
İlk bakışta Bay Jones'u tanıdım.I recognized Mr Jones at first glance.
Bana 10,000 yen ödünç verebilir misin?Can you lend me 10,000 yen?
Banyo yaptıktan sonra oldukça tazelenmiş hissediyorum.I feel quite refreshed after taking a bath.
Bana tüm ayrıntıları ver.Give me chapter and verse.
Bazı bebekler bir yaşından önce bile yüzmeyi öğrenirler.Some babies learn to swim even before they are one year old.
Bazı insanlar Japonya'nın her şeyde 1 numara olduğuna inanıyor.Some people believe that Japan is No.1 in everything.
Bazı gazeteler haberi çarpıttılar.Some newspapers distorted the news.
Bazı Siyahiler daha radikal çözümler arıyor.Some Blacks seek more radical solutions.
Bana en yakın ankesörlü telefonun nerede olduğunu söyler misiniz?Can you tell me where the nearest pay phone is?
En yakın banka nerede?Where is the nearest bank?
En yakın kilise nerede bana söyleyebilir misin?Can you tell me where the nearest church is?
En yakın ev telefonunun nerede olduğunu bana söyler misin?Can you tell me where the nearest courtesy phone is?
En yakın otel servis telefonunun nerede olduğunu bana söyler misiniz?Can you tell me where the nearest hotel service phone is?
En yakın otobüs durağının nerede olduğunu bana söyler misiniz?Can you tell me where the nearest bus stop is?
Bana en yakın antikacının nerede olduğu söyler misiniz?Can you tell me where the nearest antique shop is?
Genelleme yaparsak, Batılılar balığı çiğ yemezler.Generally speaking, Westerners don't eat fish raw.
İçerken bana eşlik eder misin?Would you join me in a drink?
Lütfen bana bir fincan süt ver.Please give me a cup of milk.
Lütfen bana bir bardak süt ver.Please give me a cup of milk.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod