Ana içeriğe geç
Sözlük

ba ile cümle

ba kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Lütfen bana yiyecek bir şey ver. Çok açım.Please give me something to eat. I am so hungry.
Lütfen bana yiyecek bir şey verin. Çok açım.Please give me something to eat. I am so hungry.
Bana yazmak için bir şey verin.Give me something to write with.
Bana yazacak bir şey ver.Give me something to write on.
Kaza olması durumunda bana hemen telgraf çek.Wire me at once, in case there should be an accident.
Bana yapacak bir şey ver.Give me something to do.
Bana yapacak bir şey verin.Give me something to do.
Bana indirim bileti var mı?Are there any discount tickets for me?
Bagajınız var mı?Have you got any baggage?
Lütfen bana içecek bir şey ver.Please give me something to drink.
Bana içecek bir şey ver.Give me something to drink.
Bana içecek bir şey verir misin?Will you give me something to drink?
Harika bir şey başarmadan önce direnmelisiniz.You must persevere before you can accomplish anything great.
Neyle başlayayım?What shall I begin with?
Soracak başka sorunuz var mı?Do you have any further questions to ask?
Bana başkalarını da gösterin.Show me some others.
Bana diğerlerini gösterin.Show me some others.
Yapmamı istediğin başka bir şey var mı?Is there anything else you want me to do?
Söyleyecek başka bir şeyin var mı?Do you have anything further to say?
Bana bunu kesmek için ödünç bir şey ver.Lend me something with which to cut this.
İpi kesmek için bana bir şey ödünç ver.Lend me something with which to cut the string.
Eğer ilginç bir kitap görürsen, lütfen bana al.If you find an interesting book, please buy it for me.
İlginç bir kitap görürsen lütfen onu bana al.If you find an interesting book, please buy it for me.
Bana okuyacak ilginç bir şeyler ödünç ver.Lend me something interesting to read.
Garip bir şey olursa kırmızı düğmeye bas.Press the red button if something strange happens.
Güneş batıdan doğsa fikrimi değiştirmezdim.If the sun were to rise in the west, I wouldn't change my mind.
Başarılı olmak istiyorsa, daha fazla çalışması gerekir.If he wants to succeed at all, he must work harder.
Aşağıya bakın.See below.
Umarım bazı müzik kulüpleri var.I hope there are some music clubs.
Konser, büyük bir başarı idi.The concert was a great success.
Müzik öğretmenimiz bana Viyana'yı ziyaret etmemi tavsiye etti.Our music teacher advised me to visit Vienna.
Müzikten bahsetmişken, ne tür müzik seversiniz?Talking of music, what kind of music do you like?
İyi ve sıcak bir banyo yapmak gibisi yok.There's nothing like a good hot bath.
Senin ya da başka biri tarafından itilip kakılmayacağım.I'm not going to be pushed around by you or anyone else.
Babam hayır dedi.My papa said no.
O bana uyar.It suits me.
Eğer başbakan olsam Clinton'la iyi bir konuşma yaparım.If I were prime minister, I'd give Clinton a good talking to.
İstiridye bana iyi gelmiyor.Oysters don't agree with me.
Kırmızı çatılı eve bak.Look at the house with the red roof.
Çatısını görebildiğin ev Bay Baker'indir.The house whose roof you can see is Mr Baker's.
Kral yalnızca bizi değil birçok başka insanı da davet etti.The King invited not only us but also a lot of other people.
Butona basın, lütfen.Push the button, please.
Lütfen başvuru formunu doldurup 2 Kasım'a kadar geri gönderin.Please fill in the application form and send it back by November 2nd.
Bahçeye gelen kirli bir köpek gördüm.I saw a dirty dog coming into the garden.
Bana tuzu uzat, lütfen.Pass me the salt, please.
Bana tuzu uzatır mısın?Will you pass me the salt?
Lütfen bana tuzu uzatırmısın?Pass me the salt, will you?
Bana tuzu uzatır mısın, lütfen?Can you pass me the salt, please?
O, bana ona tuzu uzatmamı rica etti.He asked me to pass him the salt.
Bana tuzu uzatabilir misin, lütfen?Could you pass me the salt, please?
Lütfen tuzu bana uzat.Please pass me the salt.
Tuzu bana uzat, lütfen?Pass me the salt, would you?
Bana tuzu ve biberi uzat lütfen.Pass me the salt and pepper, please.
Bazı kurşun kalemler almalıydı.He should have bought some pencils.
Lütfen bana soru sormaktan çekinmeyin.Please feel free to ask me questions.
Lafı dolandırma; bana kimin suçlanacağını söyle.Don't beat around the bush; tell me who is to blame.
Lafı uzatmayı kes ve olanları bana anlat.Stop beating around the bush and tell me what happened.
Uzaktan bakıldığında, bir insan yüzü gibi görünüyordu.Seen from a distance, it looked like a human face.
Uzaktan bakıldığında, kaya insan yüzü gibi görünüyordu.Seen from distance, the rock looked like a human face.
Uzaktan bakıldığında, büyük kaya eski bir kale gibi görünüyor.Seen from a distance, the big rock looks like an old castle.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod