Ana içeriğe geç
Sözlük

ba ile cümle

ba kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Bagajınıza yardımcı olmama izin verin.Let me help you with your baggage.
Bavullarınızı önceden yollayın.Send your baggage in advance.
Yük bir sürücünün tek başına taşıyamayacağı kadar çok ağırdı.The load was too heavy for a driver to carry alone.
Bagajımı nereye koymalıyım?Where should I put my baggage?
Bagajımı nereden alabilirim.Where can I get my baggage?
Bagajıma bakacak mısın?Will you look after my baggage?
Bu etiketi paketinize bağlayın.Attach this label to your package.
Bahçedeki güllerin tatlı bir kokusu var.The roses in the garden smell sweet.
Hanako babası görmek için Hokkaido'dan tüm yolu geldi.Hanako came all the way from Hokkaido in order to see her father.
Gelin alçaltılmış gözlerle ve ona bakan herkesle odaya geldi.The bride came into the room with lowered eyes and with everyone staring at her.
Gelinin babası düğün töreni için geç geldi.The bride's father showed up late for the wedding ceremony.
Çiçekler büyümeye başlıyor ve her şey yeşil oluyor.The flowers are beginning to grow and everything is becoming green.
Çiçekleri sulamama gerek yoktu. Bitirdikten hemen sonra yağmur yağmaya başladı.I needn't have watered the flowers. Just after I finished, it started raining.
Barut çok dikkatli şekilde işlenmeli.Gunpowder needs to be handled very carefully.
Onların bir yangın başlatmak için planı polis tarafından keşfedildi.Their plot to start a fire was discovered by the police.
Yangın hamamda başladı.The fire started in the bathhouse.
Yangın durumunda, bu düğmeye basın.In case of fire, press this button.
Yangın durumunda, camı kırın ve kırmızı düğmeye basın.In case of fire, break the glass and push the red button.
Yangın başladığında annem tesadüfen oradaydı.My mother happened to be there when the fire broke out.
Bana bir ışık ver, lütfen.Give me a light, would you?
Yangın mutfakta başladı.The fire started in the kitchen.
Ateş yakma imkanı olmadığı için, balığı çiğ çiğ yedi.As he had no way of making fire, he ate the fish raw.
Zaman öldürmek için bazı video oyunları oynayalım.Let's play some video games to kill time.
Bilim adamları keşfe önemli gözüyle bakıyor.Scientists regard the discovery as important.
Bilimciler bu soruların yanıtlarını bulmaya başladılar.Scientists began to find answers to these questions.
Bazı insanlara göre teknolojinin olumsuz etkileri var.Some people argue that technology has negative effects.
Mobilyayı taşırken onu bana yardım ettirdim.I got him to help me when I moved the furniture.
Bazı mobilyalar tutkal ile monte edilir.Some furniture is put together with glue.
Evden ayrılır ayrılmaz çok yağmur yağmaya başladı.I had no sooner left the house than it began to rain hard.
Evden çıkar çıkmaz yağmur yağmaya başladı.I had hardly left home when it began raining.
Tom bana telefon ettiğinde evden ayrılıyordum.I was leaving home when Tom telephoned me.
Evden ayrılır ayrılmaz şiddetli şekilde yağmur yağmaya başladı.I had hardly left home when it began to rain heavily.
O eve gelir gelmez bir bilgisayar oyunu oynamaya başladı.As soon as he got home, he began to play a computer game.
Her ev diğerine bağırma mesafesindedir.Each house is within shouting distance of another.
Benim arka bahçe on kişiden daha fazlasını barındırabilir.My backyard can hold more than ten people.
Bahçemizde yok denecek kadar az çiçek var.There are scarcely any flowers in our garden.
Ev yerine bahçede dinlenelim.Let's take a rest in the garden instead of indoors.
Evin önünde bir bahçe vardır.There is a garden in front of the house.
Hayatında geriye baktığında, o derin üzüntü duymuştur.She regretted deeply when she looked back on her life.
Evimin arkasında bir bahçe var.There is a garden at the back of my house.
Evin arkasında büyük bir bahçe vardı.There was a large garden behind the house.
Ne zaman eve döneceğini bana bildir.Let me know when you'll return home.
Biz eve varır varmaz yağmur yağmaya başladı.As soon as I got home, it began to rain.
O, evinin sarsıldığını hisseder etmez bahçeye koştu.As soon as he felt his house shake, he rushed out into the garden.
Yaz tatili gelecek Pazartesi başlar.Summer vacation begins next Monday.
Yaz tatili temmuzda başlar.The summer vacation begins in July.
Bazıları insanlar yaz mevsimini, diğerleri ise kışı sever.Some people like summer, and others like winter.
Geçen yıl Bayan Kato senin öğretmenin miydi?Was Ms. Kato your teacher last year?
Geçen sene Bayan Kato senin öğretmenin miydi?Was Ms. Kato your teacher last year?
Geçen yıl Bayan Kato sizin öğretmeniniz miydi?Was Ms. Kato your teacher last year?
Geçen sene Bayan Kato sizin öğretmeniniz miydi?Was Ms. Kato your teacher last year?
Bay Kato bize İngilizce öğretiyor.Mr. Kato teaches us English.
Bay Kato bize İngilizce öğretir.Mr. Kato teaches us English.
Bay Kato'yu sizinle tanıştırmama izin verin.Allow me to introduce Mr Kato to you.
Bay Kato çalışmak için artık çok yaşlıydı.Mr Kato was too old to work any longer.
Bazı mağazalar fiyatları indirdi.Some stores discount the price.
Fiyatlar arz ve talebe bağlıdır.Prices depend on supply and demand.
Fiyat maliyetlere ve talebe bağlıdır.Price depends on costs and demand.
Biz bir fiyattan bahsettiğimizde onun yüz tepkimesini gözlemle.Observe his facial reaction when we mention a price.
Ağaca tırmanan bazı maymunlar gördüm.I saw some monkeys climbing the tree.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod