başyapıt ile cümle
başyapıt kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Sade başyapıtı Les 120 Journées de Sodome (Sodom’un 120 günü) için çalışıyordu.Han hadde da arbeidet med sitt store verk, Les 120 Journées de Sodome (Sodomas 120 dager).
The Who’nun gitaristi Pete Townshend albümü “esrarengiz bir başyapıt” olarak niteler.The Who's Pete Townshend skal ha sagt at albumet var «et helt forbløffende mesterverk».
Birçok eleştirmen ve film araştırmacısı, filmi bir başyapıt olarak görmektedir.Flere filmkritikere og grupper av tilhengere spådde at filmen ville bli en økonomisk skuffelse.
Başyapıtı olan "Le Système de la nature" mahkûm edilip yakıldı.Flaggskipet hans «La Forte» ble satt i brann under slaget.
Amenemope Yönergesi, Yakın Doğu edebiyatının başyapıtı sayılır.Contoh lainnya adalah Instruksi Amenemope yang dianggap sebagai mahakarya dalam dunia literatur timur tengah.
Ayrıca birkaç gününü the Ethics başyapıtını henüz tamamlamış olan Spinoza ile yoğun tartışmalara ayırdı.Ông cũng trải qua vài ngày tranh luận hăng say với Spinoza, người vừa mới hoàn thành tác phẩm chính, Đạo đức.
Amenemope Yönergesi, Yakın Doğu edebiyatının başyapıtı sayılır.Lời chỉ dạy của Amenemope còn được coi là một kiệt tác của văn học cận đông.
The Who’nun gitaristi Pete Townshend albümü “esrarengiz bir başyapıt” olarak niteler.Pete Townshend của The Who phát biểu rằng album là "một kiệt tác phi thường".
Larry Niven'ın yazdığı bilim-kurgu başyapıtı.Định luật Niven được đặt tên theo nhà văn khoa học viễn tưởng Larry Niven.
Kelebek, özgürlüğe adanmış bir başyapıttır.Con trâu vừa là con vật truyền thống dâng hiến cho cuộc sống.
Başyapıt Budur!.あの名作!
Resimler, Bulgaristan'ın Helenistik dönemden kalma en iyi korunmuş sanatsal başyapıtlarındandır.この壁画は、ヘレニズム時代のブルガリア美術のなかで、最も保存状態の良い傑作である。
Başyapıtı olan "Le Système de la nature" mahkûm edilip yakıldı.「耐火構造」のはずだったエル・パソ・デ・ロブレス・ホテルが火事で全焼した。
Başyapıtı ise "Topographia Germaniae" başlıklı kitaptır.著名作品有《日耳曼尼亚地理志》(Topographia Germaniae)等。
Başyapıt Budur!.』,這就是建築了。
Ömer Lütfi Akad'ın başyapıtları arasında kabul görür.吾人應該感謝岡本先生的成就。
Yazarın başyapıtlarından biridir.작가의 대표작 중 하나이다.
Eser çoğunlukla kendisinden önce yapılmış, eski nü kadın başyapıtları ile karşılaştırılır.ניתן לראותה כמעט תמיד על עתיקות עבדת.
Başyapıt Budur!.זו מהות היצירה.
Ayrıca birkaç gününü the Ethics başyapıtını henüz tamamlamış olan Spinoza ile yoğun tartışmalara ayırdı.הוא גם בילה מספר ימים בדיון סוער עם שפינוזה, אשר זמן קצר לפני כן השלים את יצירת המופת שלו, האתיקה.
Başarılı olan ilk Shakespeare filmiydi ve birçok kişi tarafından başyapıt olarak görüldü.Bio je to prvi naširoko uspješni šekspirijanski film, a mnogi ga smatraju umjetničkim djelom.
Amenemope Yönergesi, Yakın Doğu edebiyatının başyapıtı sayılır.Amenemopovo ponaučenie sa pokladá za majstrovské dielo starovekej blízkovýchodnej literatúry.
The Who’nun gitaristi Pete Townshend albümü “esrarengiz bir başyapıt” olarak niteler.Pete Townsend, gitarista The Who nazval tento album "tajuplným majstrovským kúskom".
Kelebek, özgürlüğe adanmış bir başyapıttır.Vtáčik je symbolom slobody.
The Who’nun gitaristi Pete Townshend albümü “esrarengiz bir başyapıt” olarak niteler.Pete Townshend, kitarist skupine The Who ga je opisal kot »skrivnostno mojstrovino«.
Caravaggio'nun başyapıtlarından olan bu tablosu 18. yüzyılın sonundan beri kayıptı.Nabožne motive je Caravaggio začel slikati proti koncu stoletja.
Türk Filmlerinin başyapıtları arasında gösterilmektedir.Film vključuje posnetke madžarske ekipe med uporabo svojih turbin.
Bütün bu başyapıtlar birbirinin izledi.Vaizdai turi sekti vienas po kito.
The Who’nun gitaristi Pete Townshend albümü “esrarengiz bir başyapıt” olarak niteler.Albumo kūrėjų sąraše Pete Townshend vardas parašytas su klaidomis.
Flaubert yapıtı “kalıcı bir başyapıt” olarak nitelendirir.Flaubert nimetas seda meistriteoseks, mis jääb kestma.
1536'da, başyapıtı Christianae Religionis lnstitutio ("Hıristiyan Dininin Kurumları") adlı kitabını yayımladı.Suveks 1535 valmis teose "Institutio Christianae Religionis" ("Ristiusu õpetus") esimene väljaanne.
Özgün ismiyle Les Six livres de la République, Bodin'in başyapıtıdır.Ta moodustab terviku Bodini teise suure raamatuga "Six Livres de la République" ("Kuus raamatut riigist").
Aynı zamanda, etkileşimin başyapıtı olduklarını düşündüğüm이 카드는 제 생각에 상호 작용의 명작입니다.
Aynı zamanda, etkileşimin başyapıtı olduklarını düşündüğüm MetroCard otomat makinalarından da bahsediyorum.De ide értem a metrókártya-automatát is, amit az interakció remekművének tartok.
Aynı zamanda, etkileşimin başyapıtı olduklarını düşündüğüm MetroCard otomat makinalarından da bahsediyorum.Falo também das máquinas de vendas MetroCard, que considero uma obra-prima de interação.
Aynı zamanda, etkileşimin başyapıtı olduklarını düşündüğüm MetroCard otomat makinalarından da bahsediyorum.Ich rede auch über den MetroCard-Automaten, den ich als Meisterwerk der Interaktion ansehe.
Aynı zamanda, etkileşimin başyapıtı olduklarını düşündüğüm MetroCard otomat makinalarından da bahsediyorum.Ik heb het ook over de metrokaartenautomaat, die ik een meesterwerk vind qua communicatie.
Aynı zamanda, etkileşimin başyapıtı olduklarını düşündüğüm MetroCard otomat makinalarından da bahsediyorum.Mais je parle aussi de la machine de vente MetroCard que je considère comme un chef d"œuvre de l'interaction.
Aynı zamanda, etkileşimin başyapıtı olduklarını düşündüğüm MetroCard otomat makinalarından da bahsediyorum.Parlo anche del distributore automatico MetroCard, che io considero un capolavoro di interazione.
Aynı zamanda, etkileşimin başyapıtı olduklarını düşündüğüm MetroCard otomat makinalarından da bahsediyorum.También hablo de la máquina expendedora de MetroCard, que considero una obra maestra de la interacción.
Aynı zamanda, etkileşimin başyapıtı olduklarını düşündüğüm MetroCard otomat makinalarından da bahsediyorum.Tôi cũng nói về máy bán hàng MetroCard cái mà tôi cho rằng là một tuyệt tác của sự tương tác
Aynı zamanda, etkileşimin başyapıtı olduklarını düşündüğüm MetroCard otomat makinalarından da bahsediyorum.Μιλώ επίσης για το μηχάνημα αυτόματης πώλησης MetroCard το οποίο θεωρώ ένα αριστούργημα αλληλεπίδρασης.
Aynı zamanda, etkileşimin başyapıtı olduklarını düşündüğüm MetroCard otomat makinalarından da bahsediyorum.Я также говорю об автоматах MetroCard, которые, на мой взгляд, являются шедевром взаимодействия.
Aynı zamanda, etkileşimin başyapıtı olduklarını düşündüğümאני מדברת גם על מכונת הממכר מטרוקארד,
Aynı zamanda, etkileşimin başyapıtı olduklarını düşündüğümأتحدث أيضا عن آلة بيع ميتروكارد،
Aynı zamanda, etkileşimin başyapıtı olduklarını düşündüğümインタラクションの 傑作だと思います
Bir müzik başyapıtının akışı gibi.Come il fluttuare di un capolavoro musicale.
Bir müzik başyapıtının akışı gibi.Elles sont comme une musique douce à mes oreilles.
Bir müzik başyapıtının akışı gibi.Όπωs οι διακυμάνσειs ενόs μουσικού έργου.
Bir müzik başyapıtının akışı gibi.Как будто слушаю шедевр музыки.
Biz de çok kapsamlı bir başyapıt yaratabiliriz.I myślę, że udowodnili, że mogą zrobić coś, co zrobił ich rywal Giotto w kaplicy Arena.
Bu başyapıtı düşmanlarından korumak için이런 콘스탄티노플을 적으로부터 보호하기 위해
Bu başyapıtı düşmanlarından korumak içinPara proteger esta obra maestra de sus muchos enemigos,
Bu başyapıtı düşmanlarından korumak içinPour protéger ce chef-d'œuvre de ses nombreux ennemis,
Bu başyapıtı düşmanlarından korumak içinכדי להגן על יצירות המופת מאוייביו הרבים,
Bu başyapıtı düşmanlarından korumak içinو لحماية هذه التحفة الفريدة من الأعداء
Çocukluğumda bu ölümsüz başyapıtları çalışırkenAko dieťa, študujúc tieto večné majstrovské diela,
Çocukluğumda bu ölümsüz başyapıtları çalışırkenAls kind studeerde ik deze tijdloze meesterwerken in.
Çocukluğumda bu ölümsüz başyapıtları çalışırkenCuando niña estudiando estas obras inmortales,
Çocukluğumda bu ölümsüz başyapıtları çalışırkenDa bambina mentre studiavo questi capolavori senza tempo,