Ana içeriğe geç
Sözlük

başvurma ile cümle

başvurma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
İçkiye son çare olarak başvurmamalısın.You should not resort to drinking.
Paramı geri almak için tehditlere başvurmak zorunda kaldım.I had to resort to threats to get my money back.
Şiddete başvurmamalıyız.We should not resort to violence.
Bu işi istiyorsan buna yarına kadar başvurmalısın.If you want this job, you must apply for it by tomorrow.
Tom daha iyi ödeme yapan bir işe başvurmayı düşünüyor.Tom is thinking about applying for a better-paying job.
Sözlüğe başvurmalısın.You should consult the dictionary.
Asla şiddete başvurmamalısınız.You must never resort to violence.
Uluslararası anlaşmazlıkları çözmek için silahlara başvurmamalıyız.We should not resort to arms to settle international disputes.
Adayların bizzat başvurmaları rica olunur.Applicants are requested to apply in person.
Şiddete başvurma yerine aklımızı kullanmalıyız.We should appeal to reason instead of resorting to violence.
Başvurmak için bizzat gitmelisin.In order to apply, you have to go in person.
Cezaya başvurmadan çocuklara görgü öğretebilirsiniz.You can teach good manners to children without resorting to punishment.
O, planı gerçekleştirmek için bütün deneyimine başvurmak zorunda kaldı.He had to call on all his experience to carry out the plan.
Onun nasıl kızdığı önemli değil, o asla şiddete başvurmaz.No matter how angry he was, he would never resort to violence.
O, hayatında bir doktora hiç başvurmamış olması gerçeğiyle gurur duymaktadır.He is proud of the fact that he has never consulted a doctor in his life.
Hedeflerine ulaşmak için şiddete başvurmayacaklarını umuyorum.I hope they don't resort to violence to accomplish their goals.
Avukat müvekkilinin yasal yollara başvurmasını tavsiye etti.The lawyer recommended his client to take legal action.
Şiddete başvurmayın.Don't resort to violence.
Tek çareniz hukuka başvurmak.Your only remedy is to go to the law.
Şiddete başvurmak bazen kabul edilebilir.It is sometimes acceptable to resort to violence.
Harvard'a başvurmayı hâlâ düşünüyor musun?Are you still thinking about applying to Harvard?
Tom istediğini almak için şiddete başvurmaya hazır.Tom is ready to resort to violence in order to get what he wants.
Tom bu işe başvurmalı.Tom should apply for this job.
O, işsizlik yardımı için başvurmak istiyor.He wants to apply for JSA.
Bir vize için başvurmak istiyorum.I'd like to apply for a visa.
Bir iş için başvurmak istiyorum.I'd like to apply for a job.
O işe başvurmak için yeterince iyi şekilde Fransızca konuşmuyorum.I don't speak French well enough to apply for that job.
Avukat davaya başvurmaya karar verdi.The lawyer decided to appeal the case.
Avustralya büyük elçiliğinde bir işe başvurman gerektiğini düşünüyorum.I think you should apply for a job at the Australian embassy.
Bir terapiste başvurmalısın.You should see a therapist.
Bu işe başvurmalıydın.You would apply for that job.
Ben o iş için başvurmak istiyorum.I would like to apply for that job.
Tom işe başvurmamı tavsiye etti.Tom recommended that I apply for the job.
Tom, Mary'nin yetkililere başvurmasını istemedi.Tom didn't want Mary to contact the authorities.
Dan iş için bile başvurmadı.Dan didn't even apply for the job.
Bir kredi için bir bankaya başvurmamız gerekiyor.We need to apply to the bank for a loan.
Tom işe başvurmadı.Tom didn't apply for the job.
Tom Mary'nin ona bahsettiği iş için başvurmadı.Tom didn't apply for the job that Mary told him about.
Tom, Harvard'a başvurmam için beni yüreklendirdi.Tom encouraged me to apply to Harvard.
Tom bile iş için başvurmadı.Tom didn't even apply for the job.
Biz muhtemelen bir vize için daha erken başvurmalıydık.We probably should've applied for a visa much earlier.
İki dilli gençler başvurmak için teşvik edilmektedir.Bilingual teenagers are encouraged to apply.
Dava mahkemeye başvurmadan halledildi.The case was settled out of court.
Başvurmak için son gün önümüzdeki cuma.The last day to apply is next Friday.
O pozisyon için başvurmak istiyorum.I'd like to apply for that position.
IT için Microsoft'a başvurmalısın.You should apply to Microsoft for the IT job.
O iş için başvurmayı ciddi olarak düşünmen gerekir.You should seriously consider applying for that job.
Anlaşılan, başvurmak için fazla erken değil.Apparently, it's not too early to apply.
Kredi kartlarına başvurmayı reddediyorum.I refuse to apply for credit cards.
İşe başvurmak için çok gençsin.You're too young to apply for the job.
Bir vize için başvurmalıyım.I need to apply for a visa.
İşe başvurmadım.I didn't apply for the job.
Tom Mary'yi işe başvurması için teşvik etti.Tom encouraged Mary to apply for the job.
Tom'u o iş için başvurmaya teşvik ettim.I urged Tom to apply for that job.
Önceden başvurman gerekmiyor.You don’t need to apply in advance.
Daha yüksek maaşlı bir işe başvurmayı düşünüyor.He is thinking about applying for a better-paying job.
Şimdi çevrimiçi olarak başvurmak da mümkün.It's now possible to apply online.
Tom çalışma vizesine başvurmayı planlıyor.Tom is planning to apply for a work visa.
Şirketinizde bir pozisyona başvurmayı umuyorum.I wish to apply for a position in your company.
Troy'un kafası karışır; çünkü Juilliard'a başvurmamıştır.Troy is confused because he did not apply to Juilliard.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod