Beyaz Saray'da, Başkan Bush'un sözcüsü hikayeyi baştan savma bir şekilde doğruladı.I Vita huset accepterade president Bushs talesman berättelsen utan att tveka.
Beyaz Saray'da, Başkan Bush'un sözcüsü hikayeyi baştan savma bir şekilde doğruladı.Na Casa Branca, o porta-voz de Bush legitimava a versão.
Beyaz Saray'da, Başkan Bush'un sözcüsü hikayeyi baştan savma bir şekilde doğruladı.V Beli hiši je Buhev govornik nadaljno izkrivljal dejstva.
Beyaz Saray'da, Başkan Bush'un sözcüsü hikayeyi baştan savma bir şekilde doğruladı.V Bielom dome hovorca prezidenta Busha celý príbeh potvrdil.
Beyaz Saray'da, Başkan Bush'un sözcüsü hikayeyi baştan savma bir şekilde doğruladı.W Białym Domu rzecznik prezydenta Busha postawił kropkę nad i.
Beyaz Saray'da, Başkan Bush'un sözcüsü hikayeyi baştan savma bir şekilde doğruladı.В Белия дом говорителят на президента Буш повтаря същата история:
Beyaz Saray'da, Başkan Bush'un sözcüsü hikayeyi baştan savma bir şekilde doğruladı.В Белом доме пресс-секретарь президента Буша проштамповал историю
Beyaz Saray'da, Başkan Bush'un sözcüsü hikayeyi baştan savma bir şekilde doğruladı.,בבית הלבן, דובר הנשיא בוש .נתן חותמת גומי לסיפור
Beyaz Saray'da, Başkan Bush'un sözcüsü hikayeyi baştan savma bir şekilde doğruladı.ベネズエラの事件について 我々の理解をお話します
Bir aksiyomun doğru olduğunu baştan varsayarsınız.공리나 공준은 여러분들이 있는 대로 받아들이는 것입니다
Bir aksiyomun doğru olduğunu baştan varsayarsınız.Of we bouwen voort aan de wiskunde middels deze kernaannames.
Bir aksiyomun doğru olduğunu baştan varsayarsınız.И използвайки ги, се опитваме да изведем теореми.
Bir aksiyomun doğru olduğunu baştan varsayarsınız.ما نعني بمسلمة او بديهية وهي شيء تفترضه انت
Bir anlaşılabilir bir kalp kırılmasına neden olabilir baştan sona.Dalo by sa zrozumiteľne zlomiť niečí srdce cez to.
Bir anlaşılabilir bir kalp kırılmasına neden olabilir baştan sona.Yksi voisi ymmärrettävästi murtaa sydämensä tuosta.
Bir baş sarımsaktaki ayrı dişlerden farklı olarak, soğan bir baştan ibarettir.A diferencia de los muchos dientes de una cabeza de ajo, la cebolla tiene un único bulbo.
Bir baş sarımsaktaki ayrı dişlerden farklı olarak, soğan bir baştan ibarettir.A differenza dei tanti spicchi in una testa d'aglio, una cipolla ha un singolo bulbo.
Bir baş sarımsaktaki ayrı dişlerden farklı olarak, soğan bir baştan ibarettir.Ao contrário dos muitos dentes numa cabeça de alho, uma cebola tem um único bolbo.
Bir baş sarımsaktaki ayrı dişlerden farklı olarak, soğan bir baştan ibarettir.Contrairement aux gousses nombreuses dans une tête d'ail, l'oignon a un seul bulbe.
Bir baş sarımsaktaki ayrı dişlerden farklı olarak, soğan bir baştan ibarettir.Im Gegensatz zu den vielen Zehen beim Knoblauch hat eine Zwiebel nur eine einzige Knolle.
Bir baş sarımsaktaki ayrı dişlerden farklı olarak, soğan bir baştan ibarettir.마늘의 머리에 있는 많은 마늘 쪽들과 달리 양파는 단 하나의 알뿌리가 있습니다.
Bir baş sarımsaktaki ayrı dişlerden farklı olarak, soğan bir baştan ibarettir.Spre deosebire de cățeii din căpățâna de usturoi, o ceapă are un singur bulb.
Bir baş sarımsaktaki ayrı dişlerden farklı olarak, soğan bir baştan ibarettir.W odróżnieniu od wielu ząbków czosnku, cebula jest jedną bulwą.
Bir baş sarımsaktaki ayrı dişlerden farklı olarak, soğan bir baştan ibarettir.בניגוד להרבה שיניים בראש שום, לבצל יש פקעת אחת.
Bir baş sarımsaktaki ayrı dişlerden farklı olarak, soğan bir baştan ibarettir.على عكس العديد من الفصوص في رأس البصلة، فللبصلة بصيلةٌ واحدة
Bir baş sarımsaktaki ayrı dişlerden farklı olarak, soğan bir baştan ibarettir.タマネギは 1つの球根です つまり 1つの存在・状態 という意味があるのです
Bir grup hücreyi artan (baştan sona) doğru sıralaEen groep cellen sorteren in oplopende (van eerste naar laatste) volgorde
Bir grup hücreyi artan (baştan sona) doğru sıralaEine Gruppe von Zellen in aufsteigender Reihenfolge sortieren
Bir grup hücreyi artan (baştan sona) doğru sıralaLajittele ryhmä soluja nousevaan järjestykseen (ensimmäisestä viimeiseen).
Bir grup hücreyi artan (baştan sona) doğru sıralaNövekvő sorrendben rendez egy cellacsoportot.
Bir grup hücreyi artan (baştan sona) doğru sıralaOrdenar um grupo de células pela ordem ascendente (primeiro para o último)
Bir grup hücreyi artan (baştan sona) doğru sıralaOrdenar un grupo de celdas en orden ascendente (primero a último)
Bir grup hücreyi artan (baştan sona) doğru sıralaOrdina un gruppo di celle in ordine crescente (dalla prima all' ultima)
Bir grup hücreyi artan (baştan sona) doğru sıralaRazvrsti skupino celic v naraščajočem (od prvega do zadnjega) vrstnem redu.
Bir grup hücreyi artan (baştan sona) doğru sıralaSetřídit skupinu buněk ve vzestupném (od první k poslední) pořadí
Bir grup hücreyi artan (baştan sona) doğru sıralaSortera en cellgrupp i stigande (första till sista) ordning
Bir grup hücreyi artan (baştan sona) doğru sıralaSortér en gruppe celler i tiltagende (først til sidst) rækkefølge
Bir grup hücreyi artan (baştan sona) doğru sıralaTriediť skupinu buniek vzostupne (od prvej k poslednej).
Bir grup hücreyi artan (baştan sona) doğru sıralaTrier un groupe de cellules en ordre croissant (du premier au dernier)
Bir grup hücreyi artan (baştan sona) doğru sıralaUporządkuj grupę komórek w porządku rosnącym( od pierwszej do ostatniej)
Bir grup hücreyi artan (baştan sona) doğru sıralaΤαξινόμηση μιας ομάδας κελιών σε αύξουσα (πρώτο στο τελευταίο) σειρά
Bir grup hücreyi artan (baştan sona) doğru sıralaВпорядкувати групу комірок в порядку збільшення (від першого до останнього)
Bir grup hücreyi artan (baştan sona) doğru sıralaСортиране на група от клетки по нарастващ ред.
Bir grup hücreyi artan (baştan sona) doğru sıralaСортировать группу ячеек по возрастанию
Bir grup hücreyi artan (baştan sona) doğru sıralaמיון קבוצת תאים בסדר עולה (מראשון לאחרון).
Bir grup hücreyi artan (baştan sona) doğru sıralaافرز مجموعة خلايا تصاعديا (الأول إلى الأخير)
Bir grup hücreyi artan (baştan sona) doğru sırala複数のセルを昇順にソート
Bir şeyler alıp insanları baştan çıkarıyordum.저는 버블릭스(Bubliks)를 사서 사람들을 꼬시고 있었죠
Bir şeyler alıp insanları baştan çıkarıyordum.Handlowałem obwarzankami.
Bir şeyler alıp insanları baştan çıkarıyordum.Ich kaufte Bubliks und warb Leute ab.
Bir şeyler alıp insanları baştan çıkarıyordum.J'achetais des boublik et essayais d'attirer les gens.
Bir şeyler alıp insanları baştan çıkarıyordum.Kupoval jsem housky a lákal lidi.
Bir sürü hesap makinesinde baştan radyanda olabilir-- bunu çözüyoruz.Penso che in realta' sia la modalita' di default in un sacco di calcolatrici --- e risolvo questo.
Bir sürü hesap makinesinde baştan radyanda olabilir-- bunu çözüyoruz.Думаю, что режим радианов стоит по умолчанию во многих калькуляторах.
Bir sürü hesap makinesinde baştan radyanda olabilir-- bunu çözüyoruz.Мисля, че това всъщност е режимът по подразбиране в много от калкулаторите - и решаването на това.
Bölünürseniz ve uyanırsanız, baştan başlamanız gerekir.Ak ste bol prerušený a zobudíte sa, tak musíte začať odznova.
Bölünürseniz ve uyanırsanız, baştan başlamanız gerekir.Als je slaap onderbroken wordt, moet je opnieuw beginnen.
Bölünürseniz ve uyanırsanız, baştan başlamanız gerekir.Daca esti intrerupt si esti trezit, trebuie sa o iei de la capat.
Bölünürseniz ve uyanırsanız, baştan başlamanız gerekir.Ha megszakítanak és felébresztenek, akkor elölről kell kezdeni.
Bölünürseniz ve uyanırsanız, baştan başlamanız gerekir.Hvis man bliver forstyrret og vågner, er man nødt til at starte igen.