Ana içeriğe geç
Sözlük

başta ile cümle

başta kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Başta bir kızım olsaydı... ...bunların hiç birisi başımıza gelmezdi. Kimin tohumu acaba...Als ik een meisje had gebaard, zou dit nooit gebeurd zijn... maar dankzij iemands zaad...
Başta bir kızım olsaydı... ...bunların hiç birisi başımıza gelmezdi.Se avessi partorito una bambina dall'inizio, tutto questo non sarebbe successo...
Başta bir kızım olsaydı... ...bunların hiç birisi başımıza gelmezdi.Se eu tivesse dado à luz a uma menina,
Başta bir kızım olsaydı... ...bunların hiç birisi başımıza gelmezdi.Si hubiera alumbrado a una chica en el principio, esto no hubiera ocurrido...
Başta bir kızım olsaydı... ...bunların hiç birisi başımıza gelmezdi.Si j'avais donné naissance à une fille depuis le début, ça ne serait jamais arrivé...
Başta bir kızım olsaydı... ...bunların hiç birisi başımıza gelmezdi.Роди я его девочкой, этого бы ни за что не случилось.
Başta bir kızım olsaydı... ...bunların hiç birisi başımıza gelmezdi.لو أنجبت فتاة من البداية لما حدث هذا أبدا
Başta buraya her sayıyı koyabileceğimizi düşünebiliriz, ama yaptığı asıl işi düşünelim .처음에는 모든 t를 대입할 수 있다고 생각 할 수 있겠지만 그가 하는 행동이 뭔지 생각해보세요
Başta buraya her sayıyı koyabileceğimizi düşünebiliriz, ama yaptığı asıl işi düşünelim .ربما ستقولون اولاً انه يمكن وضع اي t هنا، لكن فكروا في واقع ما يقوم به
Başta buraya her sayıyı koyabileceğimizi düşünebiliriz, ama yaptığı asıl işi düşünelim .でも実際には、 チケットを販売しているので、
Başta bütün moleküller burada, bu ilk durum.그래서 처음에 여기에 있는 모든 분자들이 이 곳에 있는 계가 있다고 해봅시다.
Başta bütün moleküller burada, bu ilk durum.Por ejemplo, el clásico. Incluso yo hice esto.
Başta bütün moleküller burada, bu ilk durum.Takže řekněme, že máme systém, kde všechny molekuly jsou tady. To bude náš první příklad.
Başta bütün moleküller burada, bu ilk durum.בהתחלה יש לי מערכת שבה, כל המולקולות נמצאות כאן - זה המצב הראשון.
Başta, büyük bir çoğunluğu, gelişmiş ülkelerdendi.A maioria eram, em primeiro lugar, de países em desenvolvimento.
Başta, büyük bir çoğunluğu, gelişmiş ülkelerdendi.Đa số đó đến từ những nước đang phát triển.
Başta, büyük bir çoğunluğu, gelişmiş ülkelerdendi.De meerderheid van hen kwam uit ontwikkelingslanden.
Başta, büyük bir çoğunluğu, gelişmiş ülkelerdendi.Die Mehrheit von ihnen waren erstens aus Entwicklungsländern.
Başta, büyük bir çoğunluğu, gelişmiş ülkelerdendi.그들 중 대부분은 우선, 개발 도상국에서 왔습니다.
Başta, büyük bir çoğunluğu, gelişmiş ülkelerdendi.La maggior parte di loro venivano, prima di tutto, dai paesi in via di sviluppo
Başta, büyük bir çoğunluğu, gelişmiş ülkelerdendi.La majorité d'entre eux étaient, en premier lieu, issus de pays en développement.
Başta, büyük bir çoğunluğu, gelişmiş ülkelerdendi.La mayoría de ellos fueron, primero, de países en vía de desarrollo.
Başta, büyük bir çoğunluğu, gelişmiş ülkelerdendi.Legtöbbjük a fejlődő országbeli volt.
Başta, büyük bir çoğunluğu, gelişmiş ülkelerdendi.Marea lor majoritate au fost, în primul rând, din ţări în curs de dezvoltare.
Başta, büyük bir çoğunluğu, gelişmiş ülkelerdendi.Mayoritas dari mereka, pertama, berasal dari negara berkembang.
Başta, büyük bir çoğunluğu, gelişmiş ülkelerdendi.Størstedelen af dem var, først fra udviklingslande.
Başta, büyük bir çoğunluğu, gelişmiş ülkelerdendi.Většina z nich pocházela z rozvojových zemí.
Başta, büyük bir çoğunluğu, gelişmiş ülkelerdendi.Większość pochodziła z krajów rozwijających się.
Başta, büyük bir çoğunluğu, gelişmiş ülkelerdendi.Більшість з них були з країн, що розвиваються.
Başta, büyük bir çoğunluğu, gelişmiş ülkelerdendi.Большинство из них были из развивающихся стран.
Başta, büyük bir çoğunluğu, gelişmiş ülkelerdendi.Първо, болшинството от тях бяха от развиващи се страни.
Başta, büyük bir çoğunluğu, gelişmiş ülkelerdendi.רובם הגיעו ממדינות מתפתחות.
Başta, büyük bir çoğunluğu, gelişmiş ülkelerdendi.وكان معظمهم من البلدان النامية .
Başta, büyük bir çoğunluğu, gelişmiş ülkelerdendi.同じ資料を渡しましたが 議論のスコープがここから
Başta çocuklar laboratuvara getirilir.Vous apportez un gamin en un laboratoire.
Başta çok mantıklı gelmeyebilir, ama anladığınızda tamam, şimdi oldu diyeceksiniz. -Dan setelah kamu mengerti intuisi, pertama mungkin akan kelihatan sedikit, mungkin, tidak masuk akal.
Başta çok mantıklı gelmeyebilir, ama anladığınızda tamam, şimdi oldu diyeceksiniz. -E uma vez que você tem a intuição, a princípio vai parecer bastante, eu não sei, "unintuitive", talvez.
Başta çok mantıklı gelmeyebilir, ama anladığınızda tamam, şimdi oldu diyeceksiniz. -Pero una vez que lo entiendas, dirás, "¡ah! así es" Así que veamos lo que es divergencia.
Başta çok mantıklı gelmeyebilir, ama anladığınızda tamam, şimdi oldu diyeceksiniz. -Zrozumiecie intuicje, choć na poczatku wyda wam się bardzo, czy ja wiem, nieintuicyjna, może.
Başta çok mantıklı gelmeyebilir, ama anladığınızda tamam, şimdi oldu diyeceksiniz. -ברגע שיש לכם את האינטואיציה, בהתחלה זה ייראה מאוד, לא יודע, אולי לא כל-כך אינטואיטיבי.
Başta çok zor görünebilir taa ki x ve y koordinatları şeklinde düşünene dek. .Het lijkt nogal moeilijk. Wat zullen de coördinaten van deze jongen zijn?
Başta çok zor görünebilir taa ki x ve y koordinatları şeklinde düşünene dek. .x좌표와 y좌표를 나누어 생각해보면 쉽습니다
Başta çok zor görünebilir taa ki x ve y koordinatları şeklinde düşünene dek. .Ze začátku se to zdá těžké. Ale je to lehké, když přemýšlíte v rámci souřadnic x a y.
Başta çok zor görünebilir taa ki x ve y koordinatları şeklinde düşünene dek. .تبدو صعبة في البداية، لكنها سهلة عندما تفكرون بها بدلالة احداثيات x و y
"Başta delice gelmeyen bir fikir için umut yoktur.""Als een idee niet eerst gestoord lijkt, is er geen hoop voor."
"Başta delice gelmeyen bir fikir için umut yoktur.""Eine Idee, die nicht zuerst wahnwitzig scheint, ist hoffnungslos."
"Başta delice gelmeyen bir fikir için umut yoktur.""Jeśli pomysł nie wydaje się szalony, nie ma nadziei na jego powodzenie."
"Başta delice gelmeyen bir fikir için umut yoktur.""처음 보기에 이상해 보이지 않는 아이디어에는 희망이 없다"고 말했습니다.
"Başta delice gelmeyen bir fikir için umut yoktur.""No hay esperanza para una idea que al principio no parezca absurda".
"Başta delice gelmeyen bir fikir için umut yoktur.""Pentru o idee care nu pare nebunească la început nu există speranţă."
"Başta delice gelmeyen bir fikir için umut yoktur.""Per un'idea che all'inizio non sembra folle, non c'è speranza"
"Başta delice gelmeyen bir fikir için umut yoktur.""Se, a princípio, a ideia não é absurda, então não há esperança para ela".
"Başta delice gelmeyen bir fikir için umut yoktur."" Une idée qui ne semble pas folle au premier abord est sans espoir. "
"Başta delice gelmeyen bir fikir için umut yoktur.""Với ý tưởng mà mới nhìn vào không có vẻ điên khùng, thì không có hy vọng".
"Başta delice gelmeyen bir fikir için umut yoktur.""Για μια ιδέα που δεν φαίνεται αρχικά παράλογη, δεν υπάρχει ελπίδα".
"Başta delice gelmeyen bir fikir için umut yoktur.""Ако първоначално една идея не звучи абсурдно, няма надежда тя да се осъществи."
"Başta delice gelmeyen bir fikir için umut yoktur.""Если идея с самого начала не кажется безумной, то нет никакой надежды, что она осуществится".
"Başta delice gelmeyen bir fikir için umut yoktur.""אין תקווה לרעיון שלא נראה על פניו לא-שפוי."
"Başta delice gelmeyen bir fikir için umut yoktur.""ليس هناك أمل ، لفكرة لا تبدو مجنونة لأول وهلة"
"Başta delice gelmeyen bir fikir için umut yoktur."もちろん私のアイデアも懐疑的な目で見られました
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
başta ile cümle - Sayfa 47 - başta kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App