başlarlar ile cümle

başlarlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Holmes işi kabul eder ve Dr. Watson'la olay üstünde çalışmaya başlarlar.Holmes opowiada doktorowi Watsonowi o swej pierwszej sprawie.
Ertesi gün uyuyakalınca cezaevindeki içtimaya yetişebilmek için ikisi birden koşturmaya başlarlar.Po kilku drinkach, oboje kończą w łóżku.
Ve sonsuza dek mutlu yaşamaya başlarlar.Spraw, aby rozpoczął się dla nas szczęśliwy rok.
Bu duruma dur demek için Jin ve Ran sırayla uyumaya başlarlar.Ciągle nic, tylko ginę i ginę, by obudzić się we własnym łóżku jakby nic!
"İkizler" olarak tanınmaya başlarlar.Bliźniaki zaczynają się obawiać...
Normalde insanlar uykularına NREM ile başlarlar.Zespoły K zwykle występują wspólnie z wrzecionami snu.
"Ya Tvoi Vrag" - Daha alçak başlarlar.Niestety, 'I Turn to You' jest tym słabszym.
Birkaç saat içinde ayağa kalkarak annelerini izlemeye başlarlar.Po kilkunastu dniach ruszają za matką i rozpoczynają samodzielne żerowanie.
Dövüşmeye başlarlar.Zaczynają się bić.
Başlarlar kaba yağ koymaya.Nadają się do bezpośredniego spożycia na surowo.
Birlikte yaşamaya başlarlar.Jednakże zaczynają pracować razem.
Biraz konuştuktan sonra dua etmeye başlarlar.Kiedy się zmęczyła zaczęła się modlić.
Bu merdivenden aşağı melekler inmeye ve çocukların etrafında toplanmaya başlarlar.Po drabinie schodzili w dół i wchodzili w górę aniołowie.
ABDliler 5 bayrakla ve daha ağır silahlarla başlarlar.Pręcików jest 5 płodnych i 5 płonnych.
Tartışmaya başlarlar ve tartışmalarını bir golf maçı ile halletmeyi kararlaştırırlar.Postanawiają rozstrzygnąć swój spór na drodze pojedynku.
Özellikle bu işe James Whistler'ı öldürmekle başlarlar.Miał tam uwolnić jednego więźnia, Jamesa Whistlera.
Her iki yalnız insan da birbirlerine ilgi duymaya başlarlar.Oboje zaczynają się sobą interesować.
Nasıl uzun ömürlü olunacağını öğrendikten sonra dünyayı birlikte gezmeye başlarlar.Po zakończeniu studiów udał się w dłuższą podróż w celu poznania świata.
Bruce onun ölümü için Clark'ı suçlar ve birbirleriyle savaşmaya başlarlar.I gengäld, skyller Bruce Clark för hennes död, och två går mot varandra.
Onu sevdiğini söylemesini ister ve öpüşmeye başlarlar.Hon säger att hon älskar honom och de kysser varandra.
Bir ay sonra gözleri açılır, 1,5 ay sonra ise yürümeye başlarlar.Efter ungefär en månad slår de upp ögonen och en halv månad senare tar de sina första steg.
Ve kaçmaya başlarlar.De överväger att fly.
Biraz konuştuktan sonra dua etmeye başlarlar.Innan arbetet startar ber man en bön.
Gary onu bulur ve ondan hoşlanır ve çıkmaya başlarlar.Tarzan älskar förslaget och ger sig iväg för att få tag på lite frukost.
Ping, Pang ve Pong Prensin bu aptalca hareketine gülmeye başlarlar.Hovmännen Ping, Pang och Pong erinrar sig vemodigt tiden före Turandot.
Herkes görev dağılımından sonra Olimpos'a çıkar ve dünyayı yönetmeye başlarlar.Då skickas facklan till Olympia och börjar sin tur.
Haziran ve Temmuz aylarında, güneş batımından sonra uçmaya başlarlar.Redan i slutet av juni eller i början av juli kan de flyga.
Eva Sachs'a yaklaşır ve yarın yapılacak şarkı yarışması üzerinde konuşmaya başlarlar.Eva kommer ut och frågar Sachs om utsikterna vid den förestående tävlingen.
İkili ilk defa orada birbirlerine bir şeyler hissetmeye başlarlar.Efter ett tag börjar de få känslor för varandra.
Kısa sürede aşık olurlar ve buluşmaya başlarlar.De blir kära i varandra och börjar umgås.
Bir haftalık olduktan sonra yavrular, kafalarını ebeveynlerinin boğaz kesesine sokup beslenmeye başlarlar.Efter fyra veckor kan ungarna äta samma föda som sina föräldrar.
Sefarad topluluklarında, erkek çocukları talliti bar mitsva yaşından itibaren giymeye başlarlar.Först i samband med puberteten börjar de använda de vuxnas dräktskick.
Ama büyük bir aşk yaşamaya başlarlar.De inleder ett intensivt kärleksförhållande.
865 yılı sonlarına doğru Vikingler Doğu Anglia Krallığında karaya çıkarak istilaya başlarlar.Från detta år och fram till 850 härjar små grupper av vikingar Englands östkust.
MÖ 4000 yıllarında tarla kurmaya ve hayvan yetiştirmeye başlarlar.Redan för 4000 till 5000 år sedan började människan att tämja och avla dessa kameler.
Birkaç saat içinde ayağa kalkarak annelerini izlemeye başlarlar.Nyfödda ungar kan efter några timmar följa sin moder på egna ben.
Belli bir süre sonra aralarındaki buzlar erimeye başlar ve yavaş yavaş birbirlerini tanımaya başlarlar.Tiden går, och båda börjar långsamt att frysa mer och mer.
Birlikte yaşamaya başlarlar.Вони починають жити разом.
Onları yakalayıp sorguya çekmeye başlarlar.Почались арешти, допити.
Üçünün de hayatı Ege Kıyılarında kesişir ve birbirlerinin derinliklerine inmeye başlarlar.Всі мої друзі покояться на дні моря, і я теж хочу лежати там.
Çocuklar yetişkinlerin anıları geri çağırabilecekleri yaşın daha öncesinde anı oluşturmaya başlarlar.Діти можуть формувати спогади у більш ранньому віці, ніж дорослі здатні пригадати.
Kısa sürede aşık olurlar ve buluşmaya başlarlar.Вони швидко подружились і стали ходити на побачення.
Diğer bazıları dönüşmelerini açıklamaya başlarlar: "Ben bir ağaç olmuştum", "Ben denizde bir dalga olmuştum".«Я був каменем», говорить один, «Я був деревом», говорить інший, «А я хвилею в океані».
3 aylık olduklarında yavrular annelerini avlanırken izlemeye başlarlar.У три місяці дитинча починає ходити на полювання разом з мамою.
Bu çocuklar büyüdükçe normal şekilde yürümeye başlarlar.Діти повільно ростуть, пізніше звичайного починають ходити й сидіти.
Bir gün yine evde bu yüzden tartışmaya başlarlar.Увечері він приходить до нього додому і вони починають битися.
Mefistofeles'le ve Faust bahçede bulunan kadınların yanlarına gelirler ve onlarla flört etmeye başlarlar.Мефістофель і Фауст приєднуються до жінок в саду.
İkisi, aynı salonda karşılaşır ve birbirlerine doğru yürümeye başlarlar.Розважаються як можуть та ходять один до одного у гості.
Birbirine aşık bu iki kişi gelecekte hürriyetlerini kazanıp birlikte olacaklarını hayal etmeye başlarlar.Вони ніжно обіймаються, оскільки обоє знають, що це їх останній сніданок разом.
Her ikisi de kocalarını övmeye başlarlar.Обох взяли на виховання родичі.
Sergei ise bunun yanlış olduğunu savunur ve ikisi mücadele etmeye başlarlar.Дамєн не вірить йому, і між ними починається бійка.
Köylüler kiliseden çıkmaya başlarlar.Селян зігнали до церкви.
Spears onun yanına gider ve konuşmaya başlarlar.Прайс погоджується, і вони беруться до справи.
Bunlar 5 ila 15 dakika içinde etki göstermeye başlarlar ve 3 ila 4 saat süresince aktiftirler.Дія розвивається через 15–45 хвилин і триває протягом 3–6 годин.
Nardo'yu kovalamaya başlarlar.Джедаї починають переслідування найманця.
Droidler açılmaya başlarlar.Почали з'являтись трактори.
Teklifinin kabul edilmesiyle birlikte, oyun üzerinde çalışmaya başlarlar.З його пропозицією вони приступають до роботи над п'єсою.
Harun ve Eda ise Harun'un teklifi üzerine çıkmaya başlarlar.Idris (arabsky إدريس) je jméno arabského i waleského původu (nezávisle na sobě).
Akşam olup geri dönmediğinde onu aramaya başlarlar.Když se večer nevrátil, začali jej hledat.
Birlikte yaşamaya başlarlar.Začnou spolu žít.
İlgili Sayfalar