başlarlar ile cümle
başlarlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Bir gün yine evde bu yüzden tartışmaya başlarlar.وعندما تعود إلى منزلك تبدأ في التفكير ثانية في الأمر.
Yuvadan dışarıya çıkmaya 3.haftadan sonra başlarlar.تسافد بعد ظهورها بثلاثة أسابيع.
Çünkü bunlar doğrudan doğruya şelf üzerinde başlarlar.São, então, encaminhados a outros presídios.
Araştırmaları yoluyla listeyi 87 isimle şekillendirirler ve kurbanları aramaya başlarlar.Após pesquisas, eles montam uma lista com 87 padres suspeitos e começam a procurar as vítimas.
İki adam kavgaya başlarlar.Dois homens começam uma briga.
Hastanedeki diğer görevliler bir süre sonra Dawn'un liderliğinden şüphe etmeye başlarlar.Os outros oficiais começam a perder a confiança na liderança de Dawn.
Birbirlerine ısınmaya başlarlar.Eles se aquecem um ao outro.
Ve kaçmaya başlarlar.Então, eles começam a fugir.
Birbirlerine sarılıp öpüşmeye başlarlar.Os dois se abraçam e se beijam.
3 aylık olduklarında yavrular annelerini avlanırken izlemeye başlarlar.Os pequenos leopardos aos três meses começam a acompanhar as suas mães nas caçadas.
Bir haftalık olduktan sonra yavrular, kafalarını ebeveynlerinin boğaz kesesine sokup beslenmeye başlarlar.Após cerca de uma semana, eles são capazes de colocar suas cabeças nas bolsas dos pais e se alimentar.
Birlikte yaşamaya başlarlar.Eles, então, decidiram morar juntos.
Harry, Hogwarts'ta beşinci yılındayken çıkmaya başlarlar.Harry Potter chega para o quinto ano em Hogwarts, e encontra a situação pior.
Böylece Chihaya, okuldan arkadaşı Taichi Mashima ve Arata karuta ile oynamaya başlarlar.Agora, no colegio, Chihaya encontra novamente seu amigo de infância, Taichi Mashima.
Akşam ise askerler dışarı çıkarak şehrin yağmalanmasına başlarlar.De repente, os soldados vão até a cidade para começar a evacuação.
Başlarlar kaba yağ koymaya.Primeiro, eles teriam que armar ratoeiras.
Denizciler bir şarkı söylemeye başlarlar (Koro: "Come away fellow sailors!Usado no filme Let's go, Kamen Riders!
Ve sonsuza dek mutlu yaşamaya başlarlar.E assim eles viveram felizes para sempre.
Birlikte Irma'nın evinde yaşamaya başlarlar.Além disso, outros romances entrariam na vida de Irma.
Takımlar birkaç dakikalık aralarla yarışmaya başlarlar.Eles começaram a rivalizar com diversas equipes nas próximas semanas.
Biraz konuştuktan sonra dua etmeye başlarlar.Eles conversam brevemente, e depois começam a beijar-se.
Yaz tatilinin ardından Ekim ayı içinde takımlar antrenman için kampa girmeye başlarlar.Eu decidi que no verão eu iria com tudo nos treinamento.
İkili ilk defa orada birbirlerine bir şeyler hissetmeye başlarlar.Nas três primeiras temporadas, ambos têm dificuldade para expressar os seus sentimentos um pelo outro.
Bunu gören öğrenciler onları gösterek gülmeye başlarlar.Todo mundo que compareceu à festa, até mesmo alguns professores, começam a rir dela.
Böylece eğitime başlarlar.Começa-se então o treinamento.
Kazazedeler, Dharma Girişiminde çalışmaya başlarlar.Começamos a descobrir relações entre o pessoal do cargueiro e a Iniciativa Dharma.
Bu üç adam peşlerindeki Ruslardan kaçmaya başlarlar.Então, o urso começa a correr atrás dos três amigos.
Vater ile Pogner konuşmaya başlarlar.Sr. Poe e Senhor chegam.
Birbirlerine ısınmaya başlarlar.Zo houden ze elkaar warm.
Bunun üzerine dövüşmeye başlarlar.Daar beginnen ze te vechten.
İkisi gizli bir ilişkiye başlarlar.De twee beginnen een geheime relatie.
Köylüler kiliseden çıkmaya başlarlar.De wandelingen vertrekken vanaf de kerk.
Bir haftalık olduktan sonra yavrular, kafalarını ebeveynlerinin boğaz kesesine sokup beslenmeye başlarlar.Na ongeveer een week steken de jongen de kop diep in de keel van de ouders om opgekropt eten te bemachtigen.
Kısa sürede aşık olurlar ve buluşmaya başlarlar.Al snel worden ze verliefd op elkaar en beginnen een relatie.
İkisi bir kılıç düellosuna başlarlar; ama askerler tarafları birbirinden ayırırlar.Zij beginnen met een duel, maar worden door de soldaten uit elkaar getrokken.
Ve sürülerini bu mıntıkanın içinde yaymaya başlarlar.Deze lieten hun vee grazen in het domein.
Rahibeler kendi aralarında ne arzuları olduklarını konuşmaya başlarlar.De zusters bespreken de kleine wensen die zij hebben met elkaar.
Bununla birlikte hepsini enstrümanlarla çalmaya başlarlar.Allen spelen ze op elektrische strijkinstrumenten.
Diğer bir hikâyeye göre; Artemis Orion'a aşık olur ve birlikte vakit geçirmeye başlarlar.Het meest voorkomende verhaal vertelt dat Artemis en Orion elkaar liefhadden.
İsimli bir cafede çalmaya başlarlar.Men ging er in de gewestelijke reeksen spelen.
Eğer fiyatlar sıfır kâr oranının altına düşerse, üreticiler piyasadan çekilmeye başlarlar.Als het bedrag van de aanbetaling te hoog wordt dan worden de starters uit de markt gedrukt.
Daha sonra birlikte olmaya başlayan ikili mutlu gibi gözükmeye başlarlar fakat bu biraz zordur.De twee proberen daarna nog samen te komen, maar dit lijkt niet te lukken.
Biraz konuştuktan sonra dua etmeye başlarlar.Daarna begint men met het bidden van dit gebed.
Bir gün yine evde bu yüzden tartışmaya başlarlar.Op een gegeven moment is hij weer begonnen met praten.
Tara ona döner ve konuşmaya başlarlar.Elle komt naar hem toe en ze beginnen te praten.
Bu üç adam peşlerindeki Ruslardan kaçmaya başlarlar.Met zijn drieën rennen ze Iet achterna.
Daha sonra da grubun geri kalanını bulmak için ilerlemeye başlarlar.Daarna kunnen ze de rest van het team bevrijden.
Onlar Brachiano'yu zehirleyerek intikama başlarlar.Hij kan Pokémon vergiftigen.
Dışarı çıkıp konuşmaya başlarlar.Dan begint hij te praten.
Balonları patlatan insanlar, kontrol dışı olarak dans etmeye başlarlar.Ballonmodelleren is het maken van figuren van opgeblazen ballonnen.
Böylece eğitime başlarlar.Daarop begon zijn training.
Ağaçta bulunun bir güvercin sürüsü etrafta uçuşmaya başlarlar.Not the Trees – een houtkapbedrijf begint overal bomen om te zagen.
Gretel'de bunu kabullenir ve iki çocuk oda etrafında dans etmeye başlarlar.Gretel stemt toe en samen dansen ze in het rond.
Bir önceki filmde de olduğu gibi buraya nasıl geldiklerini araştırmaya başlarlar.Door middel van de getallen wordt ook afgeteld tot het begin van de film, zoals dat in oude films te zien was.
Onu sevdiğini söylemesini ister ve öpüşmeye başlarlar.Op een gegeven moment zegt ze hem dat ze van hem houdt en dat ze hem wil kussen.
Diğer bazıları dönüşmelerini açıklamaya başlarlar: "Ben bir ağaç olmuştum", "Ben denizde bir dalga olmuştum".Ze zwom er graag: 'Ik raakte bevriend met de zee.'
4.günde tüylenmeye başlarlar.In week 4 begint men weer opnieuw.
Köylüler kiliseden çıkmaya başlarlar.Wieśniacy wychodzą z kościoła.
İki adam kavgaya başlarlar.Dwóch mężczyzn zaczyna walczyć.
Bu kargaşılık sırasında Valter Eva ile birlikte oradan sıvışmaya başlarlar; ama onları Sachs durdurur.Podczas zamieszania Ewa i Walter próbują uciec, ale zapobiega temu Sachs.
İlgili Sayfalar