başlarlar ile cümle
başlarlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Daha sonra Ted ile Zoey çıkmaya başlarlar.Malgré cela Ted et Zoey sortent ensemble.
Jon ve Sansa, kuzeydeki bazı hanelerin askerlerini toplayarak Winterfell'a ilerlemeye başlarlar.Jon et Sansa se mettent enfin d'accord pour reprendre le Nord et Winterfell.
Birbirlerine sarılıp öpüşmeye başlarlar.Ils se rapprochent et s'embrassent.
Sonunda bir ekip gönderilir ve geçici barınaklarını kurmaya başlarlar.Ils débutent et terminent leur patrouille à leur domicile respectif.
İki adam kavgaya başlarlar.Les deux hommes commencent à se battre.
Bir partide tekrar karşılaşan Emma ve Shane birbirlerinden hoşlanırlar ve flört etmeye başlarlar.Sheldon et elle commencent à discuter et ils s'apprécient beaucoup l'un l'autre.
Gary onu bulur ve ondan hoşlanır ve çıkmaya başlarlar.Il aime Asami et finira par le lui avouer et ils sortiront ensemble.
Daha sonra birlikte olmaya başlayan ikili mutlu gibi gözükmeye başlarlar fakat bu biraz zordur.Grâce aux conseils, le couple commence à se porter mieux mais il y aura un problème.
Eğer cisim yeterli miktarda ısıtılırsa spektrumun  kırmızı ucunda ışık yaymaya başlarlar. red hot.Si un objet est suffisamment chauffé, il commence à émettre de la lumière du côté rouge du spectre visible.
"İkizler" olarak tanınmaya başlarlar.Ils se font appeler "les Twins".
Decepticon'lar bu durum karşısında yıkılır ve kaçmaya başlarlar.Les assaillants renoncent alors à leur assaut et préfèrent fuir.
İkisi gizli bir ilişkiye başlarlar.Ils entament ensuite une relation secrète.
Afrikalı-Amerikalı havacılar B-25 Mitchell bombardıman uçaklarında görev almaya başlarlar.Premier vol du bombardier américain North American B-25 Mitchell.
Hapishanenin ortasına kadar geldiklerinde sesler duymaya başlarlar ve dışarı çıkarlar.En se rendant au premier étage, elle entend du bruit et redescend.
Yolcular huzursuzlaşır ve tartışmaya başlarlar.Les habitants s'interrogent et commencent à s'inquiéter.
Böylece eğitime başlarlar.Entonces comienzan a entrenar.
Bunun üzerine dövüşmeye başlarlar.Con ello empiezan a luchar.
İki adam kavgaya başlarlar.Los dos hombres empiezan a luchar.
Eva Sachs'a yaklaşır ve yarın yapılacak şarkı yarışması üzerinde konuşmaya başlarlar.Escena 4 Eva se acerca a Sachs, y ellos hablan del concurso de canto del día siguiente.
Sunay Erdem ve Günay Erdem 90'lı yılların sonunda birlikte çalışmaya başlarlar.Sunay Erdem y Günay Erdem empezaron a trabajar juntos a finales de 1990.
Onu sevdiğini söylemesini ister ve öpüşmeye başlarlar.Ella le dice que se lo dirá después que hagan el amor.
3 aylık olduklarında yavrular annelerini avlanırken izlemeye başlarlar.A los tres meses los pequeños leopardos comienzan a seguir a sus madres en la cacería.
Bunlar 5 ila 15 dakika içinde etki göstermeye başlarlar ve 3 ila 4 saat süresince aktiftirler.Estas comienzan a actuar entre 5 y 15 minutos después de su inyección y permanecen activas entre 3 y 4 horas.
Birlikte yaşamaya başlarlar.Los dos comienzan a vivir juntos.
Birbirlerine sarılıp öpüşmeye başlarlar.Se besan y hacen el amor.
Onları yakalayıp sorguya çekmeye başlarlar.Entablan conversación y comienza a interrogarla.
İkisi bir kılıç düellosuna başlarlar; ama askerler tarafları birbirinden ayırırlar.Empiezan un duelo, pero los soldados los separan a la fuerza.
Güne erken saatlerde başlarlar ve çok sıcak günlerde öğle uykusuna yatabilirler.Se levanta temprano, se duerme a buena hora.
Afrikalı-Amerikalı havacılar B-25 Mitchell bombardıman uçaklarında görev almaya başlarlar.En respuesta, el Comando Aéreo Estratégico de Estados Unidos comienza a despegar bombarderos B-52.
Bundan sonra ikisi beraber seyyar satıcılık ve meyhanede çalgıcılık yapmaya başlarlar.Horas más tarde, ambos están tomando champaña y hablando.
Ve Sunako ile yeni bir hayata başlarlar.Empieza así una nueva vida para Aurora.
Mefistofeles'le ve Faust bahçede bulunan kadınların yanlarına gelirler ve onlarla flört etmeye başlarlar.Méphistophélès y Fausto se unen a las mujeres en el jardín y las cortejan.
Dışarı çıkıp konuşmaya başlarlar.Se agradan y empiezan a hablar.
Lois ve Peter, okulda kurbağa yalama problemi baş gösterdiğinde endişelenmeye başlarlar.Lois y Peter empiezan a preocuparse por el hecho de que hayan llegado las drogas a los colegios.
Dövüşmeye başlarlar.Comienzan a pelear.
ABDliler 5 bayrakla ve daha ağır silahlarla başlarlar.Los corceles vienen con cinco ranuras para armadura y accesorios.
Teklifinin kabul edilmesiyle birlikte, oyun üzerinde çalışmaya başlarlar.Tras discutir el tema, deciden ponerse manos a la obra.
Her iki yalnız insan da birbirlerine ilgi duymaya başlarlar.Las dos mujeres solitarias empiezan a apreciarse.
Köylüler kiliseden çıkmaya başlarlar.Luego salen los pueblerinos de la iglesia.
Birlikte virane bir binada sefil bir hayatı paylaşmaya başlarlar.Ambos comienzan a compartir una vida doméstica sencilla.
Başlarlarmışlar söylemeye kısık sesle "GELDİLER, BASTILAR, VURDULAR".“Y esta palabra ha entrado aquí: los pobres, los pobres.
Victoria ile Ted ayrılırken, Robin Ted'e kızar ancak nihayetinde Robin ile Ted çıkmaya başlarlar.Aunque feliz por ellos, Ted está molesto cuando Robin y Barney se comprometen.
Anneler aldandıklarını anlarlar ve kaçışmaya başlarlar.Luego los descubre y los niños salen corriendo.
Her ikisi de kocalarını övmeye başlarlar.Ambos se sienten orgullosos de convertirse en padres.
Gary onu bulur ve ondan hoşlanır ve çıkmaya başlarlar.Lupe amó uno de ellos y se va a afrontar a él.
Monmouth'daki Rockfield Stüdyoları'nda çalışmaya başlarlar.Será en Rockfield Studios, en Gales.
Cevher bir kez ergimiş hale geldikten sonra iyonlar serbestçe dolaşmaya başlarlar.Mientras se alejan, un columpio comienza a girar por sí solo.
Potansiyel ve papaz konuşmaya başlarlar.Se levanta a hablar otro predicador...
Ve Charles ve Erik diğer mutantları birlikte bulup kendilerine katmaya başlarlar.Charles y Erik se hacen amigos y juntos localizan mutantes para la CIA.
Keith de, Jules isimli bir müşterisine aşık olur ve çıkmaya başlarlar.De esta forma, Soledad se enamora de su joven cliente, y comienzan una relación clandestina.
Shannon ona yaklaşır ve öpüşmeye başlarlar, o gece birlikte olurlar.Rocky la tranquiliza, se besan y en ese momento empiezan a salir juntos.
Yılarak sahneden ayrılmaya başlarlar; fakat kalabalık birlikte şarkılarını söylemeye başlar.The Wanted se ven caminando en algún lugar mientras cantan sus partes.
Bir gün yine evde bu yüzden tartışmaya başlarlar.Per questo, dentro l'albergo, ricominciano a litigare.
İsimli bir cafede çalmaya başlarlar.Comincia a giocare allo PSIS Semarang.
3 aylık olduklarında yavrular annelerini avlanırken izlemeye başlarlar.Intorno ai tre mesi i piccoli cominciano a seguire la madre a caccia.
Çocuklar yetişkinlerin anıları geri çağırabilecekleri yaşın daha öncesinde anı oluşturmaya başlarlar.I bambini possono creare ricordi in età più giovane di quanto possano ricordare gli adulti.
Sergei ise bunun yanlış olduğunu savunur ve ikisi mücadele etmeye başlarlar.Harry tuttavia non le crede, e i due iniziano a litigare.
El ele tutuşup meditasyona başlarlar.Iniziazione alla meditazione.
Kısa sürede aşık olurlar ve buluşmaya başlarlar.Dopo qualche seduta si innamorano ed iniziano a frequentarsi.
Azog sonrasında Thorin'le savaşmaya başlarlar.Infine, si fa avanti Thorin.
İlgili Sayfalar