başlarlar ile cümle

başlarlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Ellerini çırpıp, zikre başlarlardı.Dan begonnen ze te klappen en in koor te roepen:
Ellerini çırpıp, zikre başlarlardı.De klappade händerna och ropade:
Ellerini çırpıp, zikre başlarlardı.De ville klappe i hænderne og begynde at messe:
Ellerini çırpıp, zikre başlarlardı.Eles punham as mãos juntas e começavam a cantar,
Ellerini çırpıp, zikre başlarlardı.He laittoivat kätensä yhteen ja alkoivat ylistää,
Ellerini çırpıp, zikre başlarlardı.Họ sẽ đặt bàn tay của họ với nhau, và bắt đầu cầu kinh,
Ellerini çırpıp, zikre başlarlardı.Ils joignaient leurs mains et psalmodiaient,
Ellerini çırpıp, zikre başlarlardı.Isi impreunau mainile si incepeau sa scandeze
Ellerini çırpıp, zikre başlarlardı.Juntaban sus manos y empezaban a cantar,
Ellerini çırpıp, zikre başlarlardı.두손을 모아 그 신성함 자체의 이름을 되풀이 해서 불렀습니다.
Ellerini çırpıp, zikre başlarlardı.Mereka mengumpulkan tangan bersama dan mulai bernyanyi,
Ellerini çırpıp, zikre başlarlardı.Összeteszik a kezeiket és kántálni kezdenek
Ellerini çırpıp, zikre başlarlardı.Sie legten die Hände zusammen und begannen zu singen:
Ellerini çırpıp, zikre başlarlardı.Společně pozvedli ruce a začali prozpěvovat
Ellerini çırpıp, zikre başlarlardı.Zaczynali klaskać i skandować:
Ellerini çırpıp, zikre başlarlardı.Zopli ruky a začali skandovať,
Ellerini çırpıp, zikre başlarlardı.Ενώνανε τα χέρια τους και άρχιζαν να ψέλνουν,
Ellerini çırpıp, zikre başlarlardı.Вони брались за руки та починали співати:
Ellerini çırpıp, zikre başlarlardı.Они соединяли руки вместе, и начинали петь:
Ellerini çırpıp, zikre başlarlardı.Събирали ръцете си и започвали да напяват"
Ellerini çırpıp, zikre başlarlardı.הם היו משלבים ידיים ומתחילים לזמר,
Ellerini çırpıp, zikre başlarlardı.سيقومون بوضع إياديهم معاً ويبدأون في الهتاف،
Ellerini çırpıp, zikre başlarlardı."アラー アラー 神よ 神よ"
Fakat bir kere dirençle karşılaştıklarında çarpmaya başlarlar ve böylece hızları azalır. -Ale akonáhle sa dostanú k rezistoru, začnú narážať do vecí a to ich spomalí.
Fakat bir kere dirençle karşılaştıklarında çarpmaya başlarlar ve böylece hızları azalır. -Ale jakmile se dostanou k rezistoru, narážejí do částic a to je zpomalí.
Fakat bir kere dirençle karşılaştıklarında çarpmaya başlarlar ve böylece hızları azalır. -Ale kiedy dostaną się do tego rezystora, zaczynają wpadać na rzeczy i zwalniają.
Fakat bir kere dirençle karşılaştıklarında çarpmaya başlarlar ve böylece hızları azalır. -그러나 저항을 통과하게 되면 전자들이 서로 부딪히면서 속도가 늦춰지게 됩니다
Fakat bir kere dirençle karşılaştıklarında çarpmaya başlarlar ve böylece hızları azalır. -Pero una vez que llegan a esta resistencia, empiezan a chocar contra cosas, y se enlentecen.
Fakat bir kere dirençle karşılaştıklarında çarpmaya başlarlar ve böylece hızları azalır. -Но един път, стигайки до този резистор, започват да се удрят в неща и намаляват скоростта.
Fakat bir kere dirençle karşılaştıklarında çarpmaya başlarlar ve böylece hızları azalır. -אבל ברגע שהם מגיעים לנגד, הם מתחילים להתנגש לתוך דברים, והם מאטים.
Görmedikleri şeyler hakkında konuşmaya başlarlar.Chúng nói về những thứ mà chúng chưa nhìn thấy.
Görmedikleri şeyler hakkında konuşmaya başlarlar.Están hablando de cosas que no han visto.
Görmedikleri şeyler hakkında konuşmaya başlarlar.Estão a falar de coisas que não veem.
Görmedikleri şeyler hakkında konuşmaya başlarlar.Ils parlent de choses qu'ils n'ont pas vues.
Görmedikleri şeyler hakkında konuşmaya başlarlar.보지 않은 것에 대해서 얘길하고 있는 거에요.
Görmedikleri şeyler hakkında konuşmaya başlarlar.Mówią o rzeczach, których nie widziały.
Görmedikleri şeyler hakkında konuşmaya başlarlar.Parlano di cose che non hanno visto.
Görmedikleri şeyler hakkında konuşmaya başlarlar.Sie reden über Dinge, die sie nicht sehen.
Görmedikleri şeyler hakkında konuşmaya başlarlar.Vorbesc despre lucruri pe care nu le-au văzut.
Görmedikleri şeyler hakkında konuşmaya başlarlar.Ze praten over wat ze niet gezien hebben.
Görmedikleri şeyler hakkında konuşmaya başlarlar.Ведь, чтобы соврать, им надо придумать то, чего не было.
Görmedikleri şeyler hakkında konuşmaya başlarlar.Вони говорять про те, чого не бачили.
Görmedikleri şeyler hakkında konuşmaya başlarlar.הם מדברים על דברים שהם מעולם לא ראו.
Görmedikleri şeyler hakkında konuşmaya başlarlar.يتكلمون عن أشياء لم يروها.
Görmedikleri şeyler hakkında konuşmaya başlarlar.すばらしい瞬間です
Hem anne hem de bebek agulanmaya, oynaşmaya ve gülümsemeye başlarlar.Cô ta bắt đầu bi bô, nựng nịu và mỉm cười, và đứa bé cũng vậy.
Hem anne hem de bebek agulanmaya, oynaşmaya ve gülümsemeye başlarlar.E comincia a gorgogliare, balbettare e sorridere, e lo stesso fa il bimbo.
Hem anne hem de bebek agulanmaya, oynaşmaya ve gülümsemeye başlarlar.E ela começa a balbuciar, a fazer sons e a sorrir, e o bebé faz o mesmo.
Hem anne hem de bebek agulanmaya, oynaşmaya ve gülümsemeye başlarlar.Ella comienza a murmurarle, a arrullarlo y a sonreir, y también lo hace el bebé.
Hem anne hem de bebek agulanmaya, oynaşmaya ve gülümsemeye başlarlar.Elle commence à gazouiller et à roucouler et à sourire, et le bébé fait de même.
Hem anne hem de bebek agulanmaya, oynaşmaya ve gülümsemeye başlarlar.És elkezd gügyögni és mosolyogni, és ezt viszonozza a csecsemő.
Hem anne hem de bebek agulanmaya, oynaşmaya ve gülümsemeye başlarlar.Iar ea începe să-i gângurească si să-i zâmbească, şi aşa face şi bebeluşul.
Hem anne hem de bebek agulanmaya, oynaşmaya ve gülümsemeye başlarlar.웃으면 그와 동시에 아이도 옹알이를 하고 웃는 모습입니다.
Hem anne hem de bebek agulanmaya, oynaşmaya ve gülümsemeye başlarlar.Matka začne broukat, žvatlat a usmívat se a dítě také.
Hem anne hem de bebek agulanmaya, oynaşmaya ve gülümsemeye başlarlar.Og hun begynder at pludre og kurre og smile, og babyen gør det samme.
Hem anne hem de bebek agulanmaya, oynaşmaya ve gülümsemeye başlarlar.Und sie fängt an, zu brabbeln und zu gurren und zu lächeln, und das Baby macht mit.
Hem anne hem de bebek agulanmaya, oynaşmaya ve gülümsemeye başlarlar.Ze begint te brabbelen en kirren en glimlachen, en dat geldt ook voor de baby.
Hem anne hem de bebek agulanmaya, oynaşmaya ve gülümsemeye başlarlar.Αρχίζει να μιλάει και να κάνει γκριμάτσες και να χαμογελά, και το ίδιο κάνει και το μωρό.
Hem anne hem de bebek agulanmaya, oynaşmaya ve gülümsemeye başlarlar.Вона починає щось лепетати до дитини, усміхатися, і немовля лепече у відповідь.
Hem anne hem de bebek agulanmaya, oynaşmaya ve gülümsemeye başlarlar.И тя започва да му гука и говори, и бебето също.
İlgili Sayfalar