başlarlar ile cümle
başlarlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Harry, Hogwarts'ta beşinci yılındayken çıkmaya başlarlar.Harry sa vracia do Rokfortu, aby začal piaty ročník štúdia.
Kısa sürede aşık olurlar ve buluşmaya başlarlar.Zaľúbili sa a čoskoro sa zosobášili.
Teknisyenler yıkama işlemine çabucak başlarlar.Inžinieri začali okamžite pracovať na náprave.
Ve Sunako ile yeni bir hayata başlarlar.Týmto dňom začalo pre Zitu nové obdobie života.
Kırsal alanda 5 aylık Akbaşlar sürülere çobanlık yapmaya başlarlar.Švajčiarsky durič sa už vo veku 5 mesiacov začína prejavovať ako poľnovnícky pes.
Ve sonra Caroline ile beraber olur.Beraber yaşamaya başlarlar.Priatelí sa aj s Adamom a spolu začnú aj chodiť.
Spears onun yanına gider ve konuşmaya başlarlar.Britney Spears stopi do njega in se prične pogovarjati z njim.
Kazazedeler, Dharma Girişiminde çalışmaya başlarlar.Izvajajo jo osebe, ki si prizadevajo za izpolnitev dharme.
Köylüler kiliseden çıkmaya başlarlar.Vaščani gredo mimo cerkve in odhajajo na polje.
Yine terör estirmeye başlarlar.Ponovno so se razvneli boji.
Böylece maceraya başlarlar.Zato začnejo proslavljati.
İkili ilk defa orada birbirlerine bir şeyler hissetmeye başlarlar.Zakonca sta se prva leta težko navajala eden na drugega.
Ping, Pang ve Pong Prensin bu aptalca hareketine gülmeye başlarlar.V paviljonu se zbero ministri Ping, Pang in Pong, da bi se dogovorili o pripravah za bližnje dogodke.
Sonra Florestan ve Leonore bir aşk ikilisine başlarlar.Florestan in Leonora se po dveh letih ponovno objameta.
Mason gittiği bir partide Sheena ile tanışır ve çıkmaya başlarlar.Emily na zabavi spozna Tristo, s katero se tudi poljubita.
Bir Slovak kasabasının dışında öğrenci pansiyonuna kalmaya başlarlar.Šolanje so nadaljevali na nižji gimnaziji v Slovenskih Konjicah.
Birkaç saat içinde ayağa kalkarak annelerini izlemeye başlarlar.Beveik iš karto po gimdymo jaunikliai stojasi ant kojų, o jau po dviejų valandų gali sekti paskui motiną.
Afrika Aslanları 2 yaşında çiftleşmeye başlarlar.Suaugę paukščiai pradeda poruotis būdami dviejų metų amžiaus.
Ancak bu şaka ciddiye döner ve dört kadın banka soygunu için planlar yapmaya başlarlar.Tada ketveriukė nusprendžia ištaisyti padėtį ir ruošiasi apiplėšti banką.
Sefarad topluluklarında, erkek çocukları talliti bar mitsva yaşından itibaren giymeye başlarlar.Nuo šio momento, kada berniukai apsirengia hakama, jie pradedami laikyti mažaisiais vyrais.
Genellikle ergenlikte salgı yapmaya başlarlar.Tačiau periodiškai jie prabunda pasimaitinti.
Genç karıncayiyenler dokuz ila on aylık oldujklarında kendi başlarına yaşamaya başlarlar.9 mėnesių amžiaus jaunikliai tampa savarankiški.
Bu semptomlar son eroin alımından 6-8 saat sonra hissedilmeye başlarlar.Simptomai pasireiškia po 1-6 valandų po prarijimo.
Birlikte yaşamaya başlarlar.Jie gyvena kartu.
Birlikte yaşamaya başlarlar.Nad hakkasid koos elama.
İlkbaharın başlamasıyla da güneyden kuzeye dönüş göçüne başlarlar.Kui vihmaperiood algab, suunduvad nad idaosa kaudu taas lõuna poole.
Başlarlar kaba yağ koymaya.Neist saab alguse Tuhkvitsa oja.
4.günde tüylenmeye başlarlar.Inimestel arenevad näonärvid välja 4-ndaks eluaastaks.
Daha sonra planlarını yapmaya başlarlar.Seejärel hakkasid nad projekteerima.
Ve sonsuza dek mutlu yaşamaya başlarlar.Ja ma võin elada õnnelikult elu lõpuni."
Şehrin büyük hastanelerinin yanında bir otelde kalmaya başlarlar.Enne sõda asus seal võimsate keldrimüüridega hoones hotell Central.
Afrika Aslanları 2 yaşında çiftleşmeye başlarlar.Linnud hakkavad pesitsema kaheaastaselt.
Dışarı çıkıp konuşmaya başlarlar.Ta võtab kõnetunde, et hakata uuesti rääkima.
865 yılı sonlarına doğru Vikingler Doğu Anglia Krallığında karaya çıkarak istilaya başlarlar.865 − Taani ründajad alustasid Inglismaa püsivamat asustamist.
Ama bu ölçeklerde esas diğer kuvvetler egemen olmaya başlarlar.la gravedad tambien existe ahi, solo que a esas escalas las otras fuerzas son realmente
Ama bu ölçeklerde esas diğer kuvvetler egemen olmaya başlarlar.V těchto měřítkách ostatní síly opravdu začínají přebírat kontrolu.
Ama bu ölçeklerde esas diğer kuvvetler egemen olmaya başlarlar.W chemii nie mówimy w ogóle o grawitacji pomimo tego, że grawitacja tam jest.
Ama bu ölçeklerde esas diğer kuvvetler egemen olmaya başlarlar.Але вона настільки незначна, що там домінують інші сили.
"Anne, peki ya insanlar birbirlerini sokakta görürlerse, bir erkek ve bir kadın, ve hemen yapmaya başlarlarsa."엄마, 만약에 두 사람이 그냥 길가에서 봤는데, 남자랑 여자랑 만난거야. 근데 막 그걸 하기 시작해. 그런 일이 있을 수 있어?"
"Anne, peki ya insanlar birbirlerini sokakta görürlerse, bir erkek ve bir kadın, ve hemen yapmaya başlarlarsa."Mãe. Então e se duas pessoas se vissem na rua, um homem e uma mulher, e simplesmente começassem a fazê-lo.
"Anne, peki ya insanlar birbirlerini sokakta görürlerse, bir erkek ve bir kadın, ve hemen yapmaya başlarlarsa."Mami, čo ak by sa dvaja ľudia len tak stretli na ulici, akože muž a žena, a začali by to robiť.
"Anne, peki ya insanlar birbirlerini sokakta görürlerse, bir erkek ve bir kadın, ve hemen yapmaya başlarlarsa."Mami. Co když se uvidí dva lidi na ulici, jako muž a žena, a začnou to dělat.
"Anne, peki ya insanlar birbirlerini sokakta görürlerse, bir erkek ve bir kadın, ve hemen yapmaya başlarlarsa."Mami, cum ar fi dacă doi oameni s-ar întâlni pe stradă, un bărbat şi o femeie, şi ar face-o acolo.
"Anne, peki ya insanlar birbirlerini sokakta görürlerse, bir erkek ve bir kadın, ve hemen yapmaya başlarlarsa."Mamo, co gdyby dwoje ludzi zobaczyło się nagle na ulicy, tak mężczyzna i kobieta, i zaczęli to robić.
"Anne, peki ya insanlar birbirlerini sokakta görürlerse, bir erkek ve bir kadın, ve hemen yapmaya başlarlarsa."Mẹ, vậy nếu hai người họ gặp nhau ngoài đường, rồi thì họ bắt đầu làm chuyện đó.
"Anne, peki ya insanlar birbirlerini sokakta görürlerse, bir erkek ve bir kadın, ve hemen yapmaya başlarlarsa."Wat als twee mensen elkaar op straat ontmoeten, een man en een vrouw.
"Anne, peki ya insanlar birbirlerini sokakta görürlerse, bir erkek ve bir kadın, ve hemen yapmaya başlarlarsa.А можуть двоє людей просто побачити одне одного на вулиці, ну, жінка і чоловік, і почати "це" робити.
"Anne, peki ya insanlar birbirlerini sokakta görürlerse, bir erkek ve bir kadın, ve hemen yapmaya başlarlarsa."Мамо, какво ако двама души са се видели току-що на улицата, мъж и жена и просто започнат да го правят.
"Anne, peki ya insanlar birbirlerini sokakta görürlerse, bir erkek ve bir kadın, ve hemen yapmaya başlarlarsa."אמא, מה אם שני אנשים פשוט נפגשים ברחוב, כאילו גבר ואשה, וישר הם מתחילים לעשות את זה. יכול לקרות משהו כזה?"
"Anne, peki ya insanlar birbirlerini sokakta görürlerse, bir erkek ve bir kadın, ve hemen yapmaya başlarlarsa." أمى، ماذا إذا رأى شخصان بعضهما البعض فى الشارع، رجل و إمرأة، وبدأوا بالقيام بذلك. هل يمكن حدوث هذا ؟"
"Anne, peki ya insanlar birbirlerini sokakta görürlerse, bir erkek ve bir kadın, ve hemen yapmaya başlarlarsa.「それを始めたらどうなるの?そんなことあるの?」 私は「いや 人間はとてもプライベートでね」
B12 vitamini tedariki kampa getirilir ve esirler iyileşmeye başlarlar.비타민 B12가 수용소로 배달됐고 포로들이 회복하기 시작했지요.
B12 vitamini tedariki kampa getirilir ve esirler iyileşmeye başlarlar.B12 vitaminszállítmány érkezik a táborba, és a foglyok elkezdenek lábadozni.
B12 vitamini tedariki kampa getirilir ve esirler iyileşmeye başlarlar.levererades vitamin B12 till lägret, och fångarna börjar återhämta sig.
B12 vitamini tedariki kampa getirilir ve esirler iyileşmeye başlarlar.llegaron al campo provisiones de vitamina B12 y los prisioneros comenzaron a mejorarse.
B12 vitamini tedariki kampa getirilir ve esirler iyileşmeye başlarlar.Vitamin B12 đã đuợc chuyển tới trại, và những bệnh nhân bắt đầu hồi phục.
B12 vitamini tedariki kampa getirilir ve esirler iyileşmeye başlarlar.אספקה של ויטמין B12 מגיעה למחנה, והשבויים מתחילים להחלים.
B12 vitamini tedariki kampa getirilir ve esirler iyileşmeye başlarlar.وصلت امدادات من فيتامين "ب12" الى المخيم وبدأ المساجين بالتعافي
B12 vitamini tedariki kampa getirilir ve esirler iyileşmeye başlarlar.捕虜たちは回復し始めました さてこの話をした理由は
Batı modelinde gelişmiş fikirlere meydan okumaya başlarlar.Elles remettent en cause la notion même des modèles de développement occidentaux.
İlgili Sayfalar