Başlarda iyi bir fikir gibi dursa da, durum beklenmedik şekilde kötüleşir.Kiedy jednak zaczyna cieszyć się wspólnym życiem, nieoczekiwanie okoliczności komplikują się.
Protestolar ilk başlarda, ABD'de başlamış, önce Avrupa'ya sonra tüm dünyaya yayılmıştır.Prorocy ci zaczęli głosić najpierw po całych Stanach Zjednoczonych, a następnie w innych państwach świata.
Foley, ilk başlarda seriyi tek başına yayına hazırladı.Layton pisał seriale komediowe już zupełnie samodzielnie.
İlk başlarda 28 farklı oyundan oluşan Hacivat Karagöz oyunları zamanla türemiştir.Aby je zdobyć należy grać przez przynajmniej 28 dni od uruchomienia gry po raz pierwszy.
Salih Omurtak komutasındaki birlikler ilk başlarda fazla başarı elde edemediler.Natarcie oddziałów majora „Zagończyka” odniosło początkowo pewne sukcesy.
Başlarda saray halkına gösteriler hazırlamıştır.Początkowo malował sceny z życia zwykłych ludzi.
Daha sonra kitap halinde de basılan eser başlarda fazla ilgi görmemişti.Jego praca jak i inne na ten temat nie budziły początkowo większego zainteresowania.
Huygens ilk başlarda bulduğu şeyin ne olduğunu açıklayamadı.Touzi odparł Słowo, którego nie rozumiesz na początku.
Devam etmekte olan I. Dünya Savaşı ile kulüp ilk başlarda az etki gösterebilmiştir.Det var först omkring första världskriget som klubben började få framgångar.
Alman vatandaşlığı nedeniyle ilk başlarda iş bulamadı ve savaş döneminde gözaltına alınma tehlikesi atlattı.På grund av sin tyska bakgrund hade han svårt att få arbete och blev nästan internerad under krigsåren.
İlk başlarda Yeniçeri ocağının kaldırılmasından yanaydı.I början var restaurangvagnarna exklusiva.
İlk başlarda Leone filmin sadece prodüktörlüğünü yapmaya niyetliydi.I början var tackjärn det enda man tillverkade.
İlk başlarda oyun olarak oynanmıştır.Hon spelade som forward.
İlk başlarda su işleriyle uğraşan Mısırlı işçilerin geçici bir konaklama yeri idi.I början flyttade mest vita arbetare in.
Hükümet güçleri başlarda protestoları bastırır gibi olmuştur.Storbritanniens regering svarar först med våld.
İlk başlarda tüccarlık yaptı, sonrasında Piero della Francescadan eğitim aldı.Under sin tid i Paris fick han också kännedom om Piero della Francesca.
Merkezleri başlarda Pöchlarn'da, daha sonraları da Melk'te bulunuyordu.Residenset befann sig till en början i Pöchlarn och senare i Melk.
İlk başlardaki 100 MB'lık kapasitesi sonraki versiyonlarında önce 250 MB ve daha sonra 750 MB'a yükseltildi.Första versionen rymde 100 MB, senare kom varianter som rymde 250 MB och 750 MB.
Çoğu insan, ilk başlarda insuline ihtiyaç duymaz.Більшості людей спочатку не потрібен інсулін.
Parlamento ilk başlarda John Pym ve destekçilerinin etkisi altındadır.Парламент був спочатку під впливом Джона Піма і його прихильників.
İlk başlarda Jacob sadece ilk kitabın altıncı bölümünde ortaya çıktığında bile canlı bir karakterdi.З самого початку, навіть коли Джейкоб з'явився в шостій частині "Сутінок", він був занадто живим.
İlk başlarda ilkel ikincil atmosferin çoğunlukla amonyak ve metan içerdıği düşünülürdü.Спочатку вважалося, що вторинна атмосфера Землі містила в основному аміак та метан.
İlk başlarda bu şirket asansör üretiyordu.Спочатку ця фірма виробляла екіпажі.
Devam etmekte olan I. Dünya Savaşı ile kulüp ilk başlarda az etki gösterebilmiştir.З початком Першої світової війни в діяльності клубу настав спад.
İlk başlarda tekniğin nasıl kullanılacağını bilmiyordu.Однак спершу облогову техніку не вдавалося застосувати.
Manning ilk başlarda böyle bir unvana sahip olmadıysa da grubun fiilen koreograflığını üstlenmiştir.Рейган не вперше жартував подібним чином при перевірці мікрофону.
İlk başlarda oyun olarak oynanmıştır.«На початку це була гра.
Soruşturma ekibinde ilk başlarda L ile iletişimi sağlar.Цю ж саму інформацію показує команда w в першому рядку.
Bilal başlarda kıskanır, daha sonra ilişkilerine izin verir.Голлі ревнує і починає сумніватися в їх дружбі.
İlk başlarda 28 farklı oyundan oluşan Hacivat Karagöz oyunları zamanla türemiştir.Через травми зіграв лише у 28 іграх, які були всі зі стартових хвилин.
Başlarda grubun dağıldığı resmi olarak açıklanmadı.Проте, формально група не була розпущена.
Çoğu insan, ilk başlarda insuline ihtiyaç duymaz.Většina osob zpočátku inzulin nepotřebuje.
En azından başlarda programlama ödevlerinin açıklamalarını kısa ve öz tutun.Na úvod vyplníte lehký dotazník o sobě a své požadavky.
Miranda başlarda Clegg'i anlamaz ve ondan çok korkar.Clegg ji děsí a ze začátku mu nerozumí.
Burada ilk başlarda yedek futbolcu olarak görev aldı.Zde plnil v úvodu roli náhradníka.
Bu arsanın sahibi, başlarda arsasının satılmasını istememiştir.Hospodář nechtěl zprvu kobylku prodat.
İlk başlarda yeni gelişme yavaşladı.Nová víra se zpočátku šířila pomalu.
Başlarda death metal yapan grup, daha sonra melodik ve progresif metale yöneldi.Zpočátku hrála black metal, později se orientovala na avantgardní a progresivní styl metalu.
İlk başlarda tekniğin nasıl kullanılacağını bilmiyordu.Novináři v počátcích nevěděli, jak styl HIM označit.
Bunun üzerine başlatılan askeri harekat ilk başlarda başarısız oldu.I proto se zpočátku favoritkám při střelbě nedařilo.
İlk başlarda kuşatma sıkı olmayan bir abluka şeklinde başlar.Zpočátku chyběly cesty se zpevněným povrchem.
Çoğu insan, ilk başlarda insuline ihtiyaç duymaz.În prima fază, cei mai mulți pacienți nu au nevoie de insulină.
İlk başlarda aralarındaki ilişkiyi onaylamadı ve Pérez'i gruptan kovarak gitti.La inceput, tatăl său nu era de acord cu relația lor și a mers până la a-l concedia pe Pérez.
Başlarda onun bir katil olduğunu düşünürüz.Va fii prima oară când cineva te-a sugerat pe tine drept un criminal.
İlk başlarda profesyonel futbolcu olmak isteyen Smith, belinden geçirdiği bir sakatlık yüzünden sporu bıraktı.Smith a aspirat inițial să fie fotbalist profesionist, dar spondiloliza l-a forțat să se lase de sport.
İlk başlarda Kore, yeniden adlandırılmış ve başkent günümüzdeki Seul'e taşınmıştır.La început, țara a fost redenumită iar capitala a fost mutată unde este în zilele noastre orașul Seoul.
Başlarda Amerikalı firmalar tarafından ciddiye alınmamıştır.Americanii nu iau în serios prima amenințare.
Başlarda askeriyede mutsuzdur ve kaçmayı düşünmektedir.La început el este dezorientat și crede că a fost răpit.
Fakat ilk başlarda sadece Avrupa ve Japonya'da başarı yakaladı.A fost lansat numai în Europa și Japonia.
Küçük Teófilo başlarda beceriksiz ve çelimsizdi.Tratamentele medicale de atunci erau ineficiente și primitive.
İlk başlarda, Carnegie bağış düşüncesini sadece birkaç kasaba ile sınırlandırmıştı.Kezdetben Carnegie a támogatását csak néhány olyan városra korlátozta, ahol voltak érdekeltségei.
Akorları değiştirmek başlarda imkansız görünüyordu.Kezdetben változtatások nélkül üzemeltek.
Bu arsanın sahibi, başlarda arsasının satılmasını istememiştir.A császár eleinte nem akarta engedélyezi a bemutatót.
İklim uyuşmazlıkları nedeniyle bu çabalar ilk başlarda başarısızlıkla sonuçlanmıştır.A kezdeti sikerek ellenére ezek a támadások végül kudarcba fulladtak.
İlk başlarda yeni gelişme yavaşladı.Kezdetben a haladás lassú volt.
İlk başlarda ilkel ikincil atmosferin çoğunlukla amonyak ve metan içerdıği düşünülürdü.Eredetileg főleg ammóniából és metánból álló légkört feltételeztek.
İlk başlarda sayıları az olsa da sonradan her kolonide çoğunluğu ele geçireceklerdir.A játék elején nekik van a legtöbb kolóniájuk.
İşgal harekâtı ilk başlarda Birleşik Krallık ve İspanya tarafından desteklenmiştir.A csetnikeket kezdetben az Egyesült Királyság és az Amerikai Egyesült Államok támogatta.
Harekât, başlarda yavaş gelişti.Skrad kezdetben nagyon lassan fejlődött.
Başlarda 6 kategoride verilen ödüllerin sayısı artırılarak 2017'de 12 kategoriye ulaşmıştır.A díjkategóriák számát a kezdeti tizenkettőről hétre csökkentették.