Ana içeriğe geç
Sözlük

başlarda ile cümle

başlarda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Başlarda hırçın şarkılar söylerken, şarkıları aşk şarkılarına doğru yön değiştirdi.Aussi tes fidèles Font en ce beau jour Vibrer ta chapelle De leurs chants d'amour.
Küçük Teófilo başlarda beceriksiz ve çelimsizdi.Au début il était pauvre et peu connu.
İlk ismi Spitney Beers olan grup ilk başlarda 5 kişilik ekiple kuruldu.La formation initiale comprend cinq membres et se produit tout d'abord sous le nom de Spitney Beers.
Merkezleri başlarda Pöchlarn'da, daha sonraları da Melk'te bulunuyordu.Leurs prières étaient dites en hébreu, plus tard en ladino.
İlk başlarda tüccarlık yaptı, sonrasında Piero della Francescadan eğitim aldı.Il fut d'abord considéré comme une œuvre de Piero della Francesca.
Fakat ilk başlarda sadece Avrupa ve Japonya'da başarı yakaladı.Lors de ses débuts, le développement était limité au Japon et aux pays européens.
Harekât, başlarda yavaş gelişti.Se développant d'abord lentement.
Parlamento ilk başlarda John Pym ve destekçilerinin etkisi altındadır.El Parlamento estuvo dominado inicialmente por John Pym y sus seguidores.
Başlarda Grete ve Gregor'un iyi bir ilişkisi vardır ancak zamanla bu ilişki azalır.Al principio Grete y Gregorio tenían una relación muy íntima pero irá cambiando paulatinamente.
Nina başlarda karasızdır; ama annesiyle tartıştıktan sonra Lily'ye katılmaya karar verir.Nina es vacilante al principio, pero como está decidida a rebelarse contra su madre, sale con Lily.
İlk başlarda Kore, yeniden adlandırılmış ve başkent günümüzdeki Seul'e taşınmıştır.Al principio, Corea fue retitulada y la capital fue reubicada en la actual Seúl.
Daha sonra kitap halinde de basılan eser başlarda fazla ilgi görmemişti.Al principio casi nadie creía en el proyecto; era considerado demasiado prematuro.
İlk başlarda Amerikan askeri olarak Pvt.Inicialmente un médico en el ejército de los Estados Unidos.
Miranda başlarda Clegg'i anlamaz ve ondan çok korkar.Clegg la asusta, y no logra entenderlo al principio.
İlk başlarda yeni gelişme yavaşladı.Su desarrollo al principio fue más bien lento.
Başlarda bu iksir fazla bilinenlerden değildi, çünkü hiçbir zaman değiştiğin biçimden geri dönüşümü olmamıştı.Admito que sentí un poco de vergüenza las dos primeras semanas porque nunca había llevado algo tan corto.
İlk başlarda, İtalya, Afrika ve İllirya'yı yöneten kardeşi Konstans'ın koruyucusuydu.Al principio, estuvo al cuidado de su hermano más joven Constante, gobernante en Italia, África e Iliria.
Rus birlikleri başlarda az direnç gösterdi, Fransız birlikleri hızlıca ilerledi.Como otras unidades rusas llegaron tarde, los franceses pudieron recuperarse.
Başlarda çok zorlandılar.Los comienzos fueron difíciles.
Partilere karşı ilk başlarda mesafeli bir tavır takındı ve dolayısıyla "tarafsız" kabul edildi.Al principio, la familia parece completamente fuera de su elemento y sorprendidos por esta "fiesta".
Bu olay ilk başlarda pek dikkat çekmedi.Al principio la situación no fue tan grave.
Küçük Teófilo başlarda beceriksiz ve çelimsizdi.Los humanos se pueden sentir impotentes y débiles al principio.
Başlarda Nichols ile çalışan grup, daha sonra Geezer'ı aralarına almıştır.Finalmente se reencontró con Nichols quien procedía ya a forzar la entrada del edificio.
İlk başlarda tekniğin nasıl kullanılacağını bilmiyordu.No se conoce con certeza cuando fue utilizada esta técnica por primera vez.
İlk başlarda sosyal yardım uzmanıydı fakat daha sonra işini bıraktı.De joven fue seminarista, pero luego lo dejó.
Başlarda bu kulüpte sadece şirketin çalışanları oynayabilirdi.Inizialmente solo i dipendenti di tale azienda potevano giocare nella squadra.
Başlarda birçok havayolu şirketi 747'ye kuşkuyla yaklaşıyordu.Inizialmente molte compagnie aeree guardarono il 747 con scetticismo.
Başlarda onun bir katil olduğunu düşünürüz.All'inizio si pensava fosse un cattivo.
Albüm başlarda Good Ass Job olarak anılıyordu, ancak sonraları Dark Twisted Fantasy adını aldı.L'album era precedentemente noto come Good Ass Job e provvisoriamente Dark Twisted Fantasy.
İlk başlarda Masayoshi Yamazaki coverları yapıyorlardı.In un primo momento, hanno fatto cover di Masayoshi Yamazaki.
Şirketin ismi başlarda Blanc'ken daha sonra Blanc & Eclare olarak değiştirildi.All'inizio di ottobre, il nome venne modificato in Blanc & Eclare.
Başlarda, Hasidik olan ve olmayan Yahudiler arasında ciddi bir hizipleşme yaşanmıştır.Tuttavia, presto ci fu un grave scisma tra ebrei chassidici e non chassidici.
İlk başlarda nükleer karşıtı hareketin bir üyesiydi ve konkret adlı radikal sol gazetenin editörüydü.Fu coinvolta anche nel movimento anti-nucleare e fu editrice del giornale radicale konkret.
Başlarda kötüydü fakat Crash onu yendikten sonra iyi kalpli olmuştur.All'inizio odiava Crash, ma ora sono diventati amici.
İlk başlarda, Klee, bu konuyla hiç ilgilenmedi.Inizialmente Bowen non vuole aver nulla a che fare con questo.
Bu çıkıntı ilk başlarda cinse göre farklılaşmamıştır.La coppia, in un certo qual modo, sembrò incompatibile fin dall'inizio.
Aziz kısa boylu olduğundan başlarda orta sahada oynadı.Oggi pressoché dimenticato, durante il medioevo era un santo importante.
Başlarda kuşağın başlama saatleri sık sık değişse de genellikle hafta sonları yayınlanıyordu.In seguito il programma è stato spostato in varie fasce orarie notturne, di solito sempre nei fine settimana.
Başlarda Simon Vouet'nin evinde kaldı.In un primo momento si trovava nella casa di mons.
İlk başlarda Avrupalılar ile yerel Maori halkı arasındaki ilişki ticaretten ibaretti.Inizialmente, l'interazione tra la popolazione indigena Māori e gli europei si limitò a degli scambi di beni.
Başlarda Grete ve Gregor'un iyi bir ilişkisi vardır ancak zamanla bu ilişki azalır.Rouge e Topaz non vanno molto d'accordo inizialmente ma con il tempo il loro rapporto migliorerà.
Şarkı ilk başlarda listelerde büyük bir başarı elde edemedi.Nella maggior parte dell'Europa il disco non ha inizialmente visto luce.
İlk başlarda Yeniçeri ocağının kaldırılmasından yanaydı.All'inizio, si pensava che fossero responsabili dell' invasione della Terra.
Parlamento ilk başlarda John Pym ve destekçilerinin etkisi altındadır.Парламент был изначально под влиянием Джона Пима и его сторонников.
İlk başlarda Edward ve Christine Craven Walker ile ortaktılar ve şirketin adı Crestwood Trading Ltd. idi.Сначала они были партнерами Эдварда и Кристин Крэйвен Уолкер, а компания называлась Crestworth Trading Ltd.
İlk başlarda, Avustralya dilleri yazarın duyduğu şekilde İngilizce yazım kurallarına göre yazılmaktaydı.Вначале австралийские языки записывались английскими буквами так, как слышалось пишущему.
İlk başlarda Avrupalılar ile yerel Maori halkı arasındaki ilişki ticaretten ibaretti.Поначалу отношения между европейцами и коренным населением — маори — ограничивались торговлей.
Bu terim başlarda alay konusu olmuştur.Первоначально это слово вызывало насмешки.
Başlarda şiirlerinin konusu doğa, aşk, ayrılık, özlem iken, daha sonraları ise toplumsal sorunlar ağır bastı.Вначале стихи были посвящены природе, любви и разлуке, затем её стали занимать социальные проблемы.
İlk başlarda bu şirket asansör üretiyordu.Вначале эта фирма производила экипажи.
Başlarda onun bir katil olduğunu düşünürüz.Поначалу его считают провокатором.
İlk başlarda sadece dans ediyordu.Сначала была танцовщицей.
Kershner, başlarda resim ve müzik ile ilgileniyordu.Шазелл с ранних лет начал увлекаться кино и музыкой.
Başlarda çok zorlandılar.Сначала им тяжело было.
Geminin inşaatı ilk başlarda sınıfındaki diğer gemilere göre oldukça yavaş ilerledi.Были внесены конструктивные изменения по сравнению с первым судном данного класса.
Başlarda bu kulüpte sadece şirketin çalışanları oynayabilirdi.До тех пор в Комитете могли работать только жители Женевы.
İlk başlarda Menşevik olan Karahan, 1917 mayısında Bolşeviklere katıldı.Первоначально он поддерживал меньшевиков, но в мае 1917 года — примкнул к большевикам.
Buna karşın başlarda hava savunma görevi üstlendiler.Первоначально перед ними была поставлена задача по обеспечению воздушного сообщения.
(Kim Milyoner Olmak İster?) ile ilgili bir filmi yönetmek istemediğinden ilk başlarda çekinceli davrandı.Больший приз ($1 млн) разыгрывался только в шоу Кто НЕ хочет стать миллионером?.
Devam etmekte olan I. Dünya Savaşı ile kulüp ilk başlarda az etki gösterebilmiştir.С началом Первой мировой войны в деятельности клуба наступил спад.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod