başlangıç ile cümle
başlangıç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Başlangıçta ondan nefret ettim.I initially hated it.
Burası tünelin başlangıç noktası olacaktır.This will be the starting point of the tunnel.
İyi bir başlangıç değil.It's not a good start.
Tom başlangıçta utangaçtı.Tom was shy at first.
Dan o onun bir kaza olduğunu söylediğinde başlangıçta Linda'ya inanmıştı.Dan initially believed Linda when she said that it was an accident.
Taze bir başlangıç zamanı.It's time for a fresh start.
Bu mükemmel bir başlangıç.This is an excellent start.
Berbat Fransızcam için özür dilerim. Ben hala başlangıç düzeyindeyim.I'm sorry for my terrible French. I'm still a beginner.
Yaşam, ölümün başlangıcıdır.Life is the beginning of death.
Başlangıçta, yanlışlıkla seni erkek kardeşine benzettim.At first, I mistook you for your brother.
Başlangıçta seni erkek kardeşinle karıştırdım.At first, I mistook you for your brother.
Başlangıçta seni erkek kardeşine benzettim.At first, I mistook you for your brother.
Tüm başarıların başlangıç noktası arzudur.The starting point of all achievement is desire.
Son, imkansızın başlangıcıdır.The end is the beginning of the impossible.
Bu bir başlangıç.That's a start.
Yeni bir başlangıcın mümkün olduğuna sürekli inanıyorum.I believe steadily that a new beginning is possible.
Eflatun rengine başlangıçta "Tyrian moru" denirdi.Mauve was initially called "Tyrian purple."
O her şeyin başlangıcıydı.That was the beginning of everything.
Başlangıçta Tom'a inanıyordum.I believed Tom at first.
Bu kitap başlangıç seviyesindeki kişilere yönelik yazılmıştır.This book is geared towards beginners.
Başlangıçta Tom'a inanmadım.I didn't believe Tom at first.
O, başlangıçta projeye karşıydı.At first he was against the project.
Tom başlangıçtan beri haklıydı.Tom was right from the beginning.
Tom başlangıç için çalışıyor.Tom works for a startup.
Onun Paris'teki meteliksiz başlangıcı gerçekten zordu.His down-and-out beginning in Paris was really hard.
Tom başlangıçta şanslıydı.Tom was lucky at first.
Dil öğrenimi sayı sistemi gibidir; onun bir başlangıcı vardır ama sonu yoktur.Language learning is like the number system; it has a beginning but doesn't have an end.
Bunun iyi bir başlangıç olduğunu düşünüyorum.I think it's a good start.
Başlangıçta onu sevmedim.I didn't like it at first.
Başlangıçta Tom'un fikrini beğenmedim.I didn't like Tom's idea at first.
Tom başlangıçta yardım etmeyi reddetti.Tom refused to help at first.
Tom kötü bir başlangıç yaptı.Tom got off to a bad start.
Ben sadece yeni bir başlangıç istiyorum.I just want a fresh start.
Ben sadece taze bir başlangıç istiyorum.I just want a fresh start.
Ben bunun iyi bir başlangıç olduğunu düşünüyorum.I think this is a good start.
Başlangıçta onu anlamadım.I didn't understand her at first.
Tom başlangıçta başarısızdı.Tom was initially unsuccessful.
Başlangıçta, ben onu anlayamadım.At the beginning, I couldn't understand him.
Başlangıçta, bunu anlayamadım.At the beginning, I couldn't understand it.
Başlangıçta bu kolay değildi.At first, it wasn't easy.
Erken başlangıcı onu yarıştan diskalifiye etti.His early start disqualified him from the race.
Bu sadece bir başlangıç.That's just a start.
Ölüm, aynı anda hem son hem de başlangıçtır.Death is both the end and the beginning.
Başlangıçta utangaç hissettim.I felt embarrassed at first.
Filmin harika bir başlangıcı vardı, ancak sonu inandırıcı değildi.The film had a great beginning, but the ending wasn't believable.
Bir başlangıç için Mary'yi seninle tanıştırayım.For a start let me introduce Mary to you.
Bu başlangıç noktası.This is the starting point.
Hâlâ başlangıç aşamasındayız.We're still in the initial stage.
Başlangıca geri dönüyoruz.We're back to the starting gate.
Başlangıçta zorluklar vardı.Initially there were challenges.
Başlangıçta gergindim.I was nervous at the beginning.
O iyi bir başlangıç noktasıdır.That's a good starting point.
Başlangıcınız tamamlandı.Your initiation is complete.
Tom'un yeni bir başlangıca ihtiyacı vardı.Tom needed a fresh start.
Berbat bir başlangıç yaptık.We had a lousy start.
İyi bir başlangıçtı.It was a good start.
O İyi bir başlangıçtı.It was a good match.
Tom başlangıçta kabul etti.Tom initially agreed.
Harika bir başlangıç.It's a great start.
Bu sonun başlangıcıdır.It is the beginning of the end.