başlandı ile cümle
başlandı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Geometrik olarak mermerle süslenmiş ön yüzün yapımına olasılıkla yaklaşık 1090 larda başlandı.Die geometrisch geordnete Marmorfassade wurde vermutlich um 1090 begonnen.
Bunun üzerine Prag’da protestolar yapılmaya başlandı.Als Folge davon brechen in Prag Unruhen aus.
Fransa'da pusuladan ilk olarak 1200'de söz edilmeye başlandı.Vor 1200 war der Begriff auch in Frankreich gebräuchlich.
Örneğin, 2017 yılında yaklaşık iki hafta önceden görülmeye başlandı.Allerdings schien die Kommission im Sommer 2017 schon für ein Jahr nicht mehr zusammengekommen zu sein.
Başlangıçta külçelerin yalnızca bir tarafı işleniyordu, daha sonra diğer tarafı da işlenmeye başlandı.Anfangs war nur eine Seite des Barrens gestaltet, später dann beide.
1981'de Sosis Günü, 1982'de ise Okul Şenliği düzenlenmeye başlandı.Im Jahre 1981 fand der erste Wurst-Tag statt, im Jahre 1982 wurde das jährliche Schulfest eingeführt.
Unlu mamul ürünlerinin üretimine başlandı.Großmutters magische Kochkünste verschwinden.
1920'li yıllarda ABD'de üniversitelerde çocuk tiyatrosu çalışmaları yürütülmeye başlandı.In den USA wurde in den 1990er Jahren das Studium der Pharmazie an den Universitäten nach und nach umgestellt.
17. yüzyıldan itibaren sikkeler üzerine yeni bir motif olan şehir görüntüleri basılmaya başlandı.Ab dem 17. Jahrhundert kamen als neues Motiv Städteansichten auf.
1959 yılından itibaren kantonlarda kadınlara oy hakkı verilmeye başlandı.In Kuba ist seit 1965 ein Schwangerschaftsabbruch in den ersten 12 Wochen auf Antrag der Frau möglich.
Proje daha sonra Jet Propulsion Laboratory tarafından yönetilmeye başlandı.Die Mission wurde vom Jet Propulsion Laboratory geleitet.
1985-86 eğitim-öğretim sezonuyla birlikte her iki ülke arasında öğrenci değişimine başlandı.Im Schuljahr 1985–1986 begann das Schüleraustausch-Programm zwischen beiden Ländern.
Günümüzdeki anlamda ise 17. yüzyılda İtalya'da kullanılmaya başlandı.Auch in Italien scheint das Werkzeug im 17. Jahrhundert in Gebrauch gewesen zu sein.
Bunların arasında Uygurlar da katılınca Dokuz Oğuzlar, "On Uygur" olarak anılmaya başlandı.Da dies nur neun Künstler sind, wurde die Gruppe auch bald als "The Ten Who are Nine" bekannt.
1933 - San Francisco'daki Golden Gate Bridge inşa edilmeye başlandı.1937: Die Golden Gate Bridge in San Francisco wird für den Autoverkehr freigegeben.
Geminin omurgası, 1 Ağustos 1935'te yapılmaya başlandı.Die Schiffsmaschinen-Inspektion wurde am 1. Oktober 1935 gebildet.
Hayatta kalanlar, Treblinka toplama ve yok etme kampına gönderilmeye başlandı.Der größte Teil aber wurde in das Vernichtungslager Treblinka abtransportiert.
Böylece harabe öylece bırakıldı ve 1956'da kilise yıkılmaya başlandı.Die Kirche wurde dadurch baufällig und musste 1956 abgerissen werden.
2002 yılında çıkarılan 4764 sayılı yasa ile İçel ili yerine Mersin ili adı kullanılmaya başlandı.Mit dem Gesetz Nr. 4764 wurde der Name der Provinz im Jahr 2002 zu „Mersin“ umgewandelt.
1968'de ligler yeniden oynanmaya başlandı.Ausgabe 1938 ...dann spielten sie wieder.
Mersin'de Çıkarma gemilerine askerler bindirilmeye başlandı.In Solent wurden Werftarbeiter an Bord genommen.
Böylece yeni bir yer arayışına başlandı.Nun ist sie auf der Suche nach einer neuen Stelle.
Manipulus bölünmesi uygulanmaya başlandı.Er muss den Manipulationen ein Ende bereiten.
Yunanca'dan çeviriler yapılmaya başlandı.Übersetzungen ins Neugriechische wurden angefertigt.
Kent ele geçirildikten sonra Minas Anor'un adı da Minas Tirith olarak anılmaya başlandı.Gleichzeitig wird die Schwesterstadt Minas Anor in Minas Tirith umbenannt.
Bu zamandan itibaren Yahudi ulusuyla birlikte anılmaya başlandılar.In dieser Zeit begann sie auch, sich mit ihrer jüdischen Herkunft auseinanderzusetzen.
Daha sonra din adamlarının görevleri ve tapınaktaki ritüeller için kullanılmaya başlandı.Sein Sohn übernahm später diplomatische Aufträge im Namen der Tempelritter.
Pazartesi günü organize söndürme çalışmalarına başlandı.Ausstellung geht am Montag zu Ende.
Alman Sütterlin yazısı 1916 yılında Prusya'da kullanılmaya başlandı.Die deutsche Sütterlinschrift wurde ab 1915 in Preußen eingeführt.
Bu yüzden bu harekattan önce çalışmalara başlandı.Diese Kontakte entstanden sicher vor der Zeit der Ausbildungsreise.
Yunanistan sınırına Uzunköprü Tren İstasyonu'ndan gidilmeye başlandı.Sie fuhren am neuen Berliner Hauptbahnhof ohne Halt durch.
İlerleyen günlerde daha iyi sonuçlar alınmaya başlandı.Nach Aufbaujahren folgten bessere Zeiten.
Bu terim giderek bazı politik oluşumları belirtmek için kullanılmaya başlandı.Dieser Zyklus beschreibt Schritt für Schritt, wie neue Policies kreiert werden.
Bu sırada ahşap binalar yıktırılarak yerlerine beton binalar yapılmasına da başlandı.So entstand zu dieser Zeit die Idee, Wohnungen aus Beton zu bauen.
1944 yılında üretimine başlandı.1944 endete die Produktion.
Webtoonlar resmi olarak İngilizce'ye çevrilmeye 2010 yıllında başlandı.Die Quellenedition erschien 2010 in englischer Übersetzung.
Zürih ile Baden arasındaki hat batıya doğru ilerletilmeye başlandı.Die frühere Nordbahnstrecke zwischen Zürich und Baden wurde Richtung Westen erweitert.
1942'de üretimine başlandı.1942 endete die Produktion.
1812 tarihinde ilk kez buharlı makine lokomotiflerde kullanılmaya başlandı.1846 wurde erstmals eine Lokomotive in eigener Regie gebaut.
Eyalet meclisleri kraliyet görevlileri tarafından yönetilmeye başlandı.Die Stadtverwaltung wurde von königlichen Beamten besetzt.
Filmin çekimlerine de birkaç hafta sonra başlandı.Der Film entstand in nur wenigen Wochen.
1981: Kamyon ve kamyonet üretimine başlandı.1918 begann die Produktion von Personenkraftwagen und Nutzfahrzeugen.
Filmin çekimlerine 30 Eylül 2013 tarihinde Normandiya'da başlandı.Die Dreharbeiten begannen am 30. September 2013 in der Normandie.
1979'da şehirsel toplu ulaşımına demiryolu hatlarının katılmasına başlandı.Er wurde 1979 an das Stadtbahnnetz angebunden.
2008'de büyük bir projeye başlandı.Das Jahr 2008 wurde für Ihn zum großen Durchbruch.
Daha çok rahipler tarafından kullanılmaya başlandı.Ich werde mich wohl hüten noch mehr Bischöfe zu erfinden.
00:20'de Asakusa mahallesi de bombalanmaya başlandı.Gegen 22 Uhr entdeckt die CTU die Atombombe.
Amcası olan Salih Ismail tarafından kovalanmaya başlandı.Daher wurde er von der Hamas als Nachfolger Ismail Haniyyas ins Gespräch gebracht.
Beş yaşındayken yetenekli bir şarkıcı olarak kabiliyetleri fark edilmeye başlandı.Im Alter von 15 Jahren gewann sie als Sängerin einen Talentewettbewerb.
1967'de, Tip 2'nin ikinci neslinin üretimine başlandı.1972 Die brasilianische Version des Typ 14 wird eingestellt.
İnşaatına Mayıs 2015'te başlandı ve Mayıs 2018'de otoyol bölümü açıldı.Der Baubeginn war im September 2015, der Produktionsstart erfolgte im Mai 2018.
Gökdelenin İnşaatına 19 Eylül 1928 günü başlandı.Die Grundsteinlegung für das Gebäude fand am 19. September 1928 statt.
Tasarımına 1935 yılında Vickers-Armstrongs Ltd firması tarafından başlandı.Diese wurden 1933 von Vickers-Armstrongs Ltd. geliefert.
2004 yılında Real Madrid tarafından kullanılmaya başlandı.Im gleichen Jahr wurde er von Real Madrid verpflichtet.
2000 - Amerika'da genetik harita çalışmalarına başlandı.Um 2000 hatten sie ihren Durchbruch in den amerikanischen Charts.
Ford Model T'nin seri üretimine başlandı.Die Ähnlichkeit zum Ford Modell T war sehr hoch.
Böylece başı derde girmiş kadınların dostu olarak tanınmaya başlandı.Damit kam sie als Ehefrau für standesgemäße Männer nicht mehr in Frage.
Bir yıl sonra çalışmaları Ayşe ve Ercümend Kalmık Müzesi’nde sergilenmeye başlandı.Bereits ein Jahr später begannen Sicherungsarbeiten am Dach und der Ausstattung des Münsters.
Ancak günümüzde farklı çözümler de kullanılmaya başlandı.Aber heute müssen wir zu anderen Mitteln greifen.
1941 yılında hava kuvvetleri için üretimine başlandı.Ab 1941 wurde mit der Stationierung von Luftwaffeneinheiten begonnen.