başlandı ile cümle
başlandı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Nintendo Entertainment System'ın yapımına başlandı.닌텐도 패미컴의 개발도 시작되었다.
Nintendo Entertainment System'ın yapımına başlandı.Nintendo Entertainment System cũng đi vào phát triển
Nintendo Entertainment System'ın yapımına başlandı.Nintendo Entertainment System était en développement.
Nintendo Entertainment System'ın yapımına başlandı.Nintendo Entertainment System mulai dikembangkan.
Nintendo Entertainment System'ın yapımına başlandı.Nintendo Entertainment System şi-a început dezvoltarea.
Nintendo Entertainment System'ın yapımına başlandı.Nintendo Entertainment System тоже увидели свет.
Nintendo Entertainment System'ın yapımına başlandı.קונסולת נינטנדו נכנסה לייצור.
Nintendo Entertainment System'ın yapımına başlandı.بدأ إنتاج جهاز نينتندو الترفيهي
O günden sonra, Londra'da tekrar gerçekleşti dünya çapında ve ülke genelinde yapılmaya başlandı.Akcję powtórzyliśmy w Londynie, a dziś dzieje się to na skalę międzynarodową.
O günden sonra, Londra'da tekrar gerçekleşti dünya çapında ve ülke genelinde yapılmaya başlandı.Azóta ismét volt ilyen Londonan, nemzetközileg és itthon is elterjedt.
O günden sonra, Londra'da tekrar gerçekleşti dünya çapında ve ülke genelinde yapılmaya başlandı.Chúng tôi cung cấp thức ăn cho 5000 người thay vì lãng phí nó.
O günden sonra, Londra'da tekrar gerçekleşti dünya çapında ve ülke genelinde yapılmaya başlandı.Da allora è stato indetto a Londra, in Inghilterra e nel mondo.
O günden sonra, Londra'da tekrar gerçekleşti dünya çapında ve ülke genelinde yapılmaya başlandı.De atunci, a mai avut loc o dată în Londra. Are loc la nivel internațional și național.
O günden sonra, Londra'da tekrar gerçekleşti dünya çapında ve ülke genelinde yapılmaya başlandı.Depuis, il y a eu un autre événement à Londres, il y en a dans le monde entier, et à travers le pays.
O günden sonra, Londra'da tekrar gerçekleşti dünya çapında ve ülke genelinde yapılmaya başlandı.Desde entonces se ha repetido en Londres, está sucediendo internacionalmente y en todo el país.
O günden sonra, Londra'da tekrar gerçekleşti dünya çapında ve ülke genelinde yapılmaya başlandı.Efter det, nu händer det igen i London, det händer internationellt och i hela landet.
O günden sonra, Londra'da tekrar gerçekleşti dünya çapında ve ülke genelinde yapılmaya başlandı.그리고 나서, 런던에서 다시 행사가 열렸습니다, 이제는 국제적으로 열리는 행사가 되었습니다.
O günden sonra, Londra'da tekrar gerçekleşti dünya çapında ve ülke genelinde yapılmaya başlandı.Od té doby se podobná akce konala v Londýně, pořádá se i v jiných zemích a na jiných místech.
O günden sonra, Londra'da tekrar gerçekleşti dünya çapında ve ülke genelinde yapılmaya başlandı.Odvtedy sme toto podujatie zorganizovali v Londýne, v celej krajine a organizujeme ju aj medzinárodne.
O günden sonra, Londra'da tekrar gerçekleşti dünya çapında ve ülke genelinde yapılmaya başlandı.Seitdem fand das Event noch einmal in London statt und auch im Ausland sowie überall im ganzen Land.
O günden sonra, Londra'da tekrar gerçekleşti dünya çapında ve ülke genelinde yapılmaya başlandı.Sindsdien vond het opnieuw plaats in Londen, het gebeurt internationaal en in het hele land.
O günden sonra, Londra'da tekrar gerçekleşti dünya çapında ve ülke genelinde yapılmaya başlandı.Από τότε, ξανάγινε στο Λονδίνο, οργανώνεται διεθνώς και σε όλη τη χώρα.
O günden sonra, Londra'da tekrar gerçekleşti dünya çapında ve ülke genelinde yapılmaya başlandı.Оттогава това се случи отново в Лондон, зад граница и навсякъде в страната.
O günden sonra, Londra'da tekrar gerçekleşti dünya çapında ve ülke genelinde yapılmaya başlandı.С тех пор эта акция повторялась в Лондоне, проводилась по всей стране и по всему миру.
O günden sonra, Londra'da tekrar gerçekleşti dünya çapında ve ülke genelinde yapılmaya başlandı.מאז זה נעשה שוב בלונדון, וזה מתבצע בכל העולם ובכל הארץ.
O günden sonra, Londra'da tekrar gerçekleşti dünya çapında ve ülke genelinde yapılmaya başlandı.منذ ذلك الحين، تكرر هذا الحدث في لندن مرة أخرى، إنه يحدث بصورة عالمية، و عبر البلاد.
O günden sonra, Londra'da tekrar gerçekleşti dünya çapında ve ülke genelinde yapılmaya başlandı.現在では国境を越え 世界中で開かれています これは食料に対する意識を変える
"pirinç kadar cesur" (ç.n.: pirinç: madeni alaşım, İng. brass) sözcük öbeği kullanılmaya başlandı."as bold as brass," avere una faccia di bronzo.
"pirinç kadar cesur" (ç.n.: pirinç: madeni alaşım, İng. brass) sözcük öbeği kullanılmaya başlandı."as bold as brass" (fuerte como el metal)
"pirinç kadar cesur" (ç.n.: pirinç: madeni alaşım, İng. brass) sözcük öbeği kullanılmaya başlandı."as bold as Brass." (îndrăzneț ca bronzul)
"pirinç kadar cesur" (ç.n.: pirinç: madeni alaşım, İng. brass) sözcük öbeği kullanılmaya başlandı."as bold as brass." (Literal:"Tão ousado como Brass")
"pirinç kadar cesur" (ç.n.: pirinç: madeni alaşım, İng. brass) sözcük öbeği kullanılmaya başlandı." as bold as brass " (très culotté).
"pirinç kadar cesur" (ç.n.: pirinç: madeni alaşım, İng. brass) sözcük öbeği kullanılmaya başlandı.'as bold as brass' (zo dapper als koper/brass).
"pirinç kadar cesur" (ç.n.: pirinç: madeni alaşım, İng. brass) sözcük öbeği kullanılmaya başlandı."as bold as brass"(堂々とした) という表現が初めて使われたのです 多くの人は真鍮(brass)から来ていると思っていますが
"pirinç kadar cesur" (ç.n.: pirinç: madeni alaşım, İng. brass) sözcük öbeği kullanılmaya başlandı."bátor, mint Brass [réz]" kifejezésnek.
"pirinç kadar cesur" (ç.n.: pirinç: madeni alaşım, İng. brass) sözcük öbeği kullanılmaya başlandı."브라스만큼 대담한"이라는 표현을 처음으로 사용한 기록이 있습니다.
"pirinç kadar cesur" (ç.n.: pirinç: madeni alaşım, İng. brass) sözcük öbeği kullanılmaya başlandı."odvážný jako mosaz ".
"pirinç kadar cesur" (ç.n.: pirinç: madeni alaşım, İng. brass) sözcük öbeği kullanılmaya başlandı."rắn như đồng." Hầu hết mọi người nghĩ rằng người ta nói về kim loại
"pirinç kadar cesur" (ç.n.: pirinç: madeni alaşım, İng. brass) sözcük öbeği kullanılmaya başlandı."så modig som brass (messing)."
"pirinç kadar cesur" (ç.n.: pirinç: madeni alaşım, İng. brass) sözcük öbeği kullanılmaya başlandı."śmiały jak brass".
"pirinç kadar cesur" (ç.n.: pirinç: madeni alaşım, İng. brass) sözcük öbeği kullanılmaya başlandı."so stark wie Brass". Viele glauben,
"pirinç kadar cesur" (ç.n.: pirinç: madeni alaşım, İng. brass) sözcük öbeği kullanılmaya başlandı."πολύ τολμηρός".
"pirinç kadar cesur" (ç.n.: pirinç: madeni alaşım, İng. brass) sözcük öbeği kullanılmaya başlandı.[досл. бесстыдный как медь]
"pirinç kadar cesur" (ç.n.: pirinç: madeni alaşım, İng. brass) sözcük öbeği kullanılmaya başlandı."смел като Брас." (или "силен като месинг")
"pirinç kadar cesur" (ç.n.: pirinç: madeni alaşım, İng. brass) sözcük öbeği kullanılmaya başlandı.מופיע התיעוד הראשון של השימוש במונח "אמיץ כבראס."
"pirinç kadar cesur" (ç.n.: pirinç: madeni alaşım, İng. brass) sözcük öbeği kullanılmaya başlandı.من أول استخدام مسجل لعبارة "جريء كالنحاس."
Sağlık hizmetleri sunulmaya başlandı.Byly poskytovány zdravotnické služby.
Sağlık hizmetleri sunulmaya başlandı.Các dịch vụ ý tế được cung cấp.
Sağlık hizmetleri sunulmaya başlandı.Des soins médicaux furent apportés.
Sağlık hizmetleri sunulmaya başlandı.Gesundheitliche Infrastruktur wurde zur Verfügung gestellt.
Sağlık hizmetleri sunulmaya başlandı.Hälsovård började erbjudas.
Sağlık hizmetleri sunulmaya başlandı.의료 서비스가 제공됩니다.
Sağlık hizmetleri sunulmaya başlandı.Medische diensten worden verleend.
Sağlık hizmetleri sunulmaya başlandı.Pelayanan kesehatan tersedia.
Sağlık hizmetleri sunulmaya başlandı.Poskytovala sa zdravotná starostlivosť.
Sağlık hizmetleri sunulmaya başlandı.Prestavam-se serviços de saúde.
Sağlık hizmetleri sunulmaya başlandı.Se ofrecen servicios de salud.
Sağlık hizmetleri sunulmaya başlandı.Służba zdrowia stała się dostępna.
Sağlık hizmetleri sunulmaya başlandı.Sundhedsydelser blev tilgængelige.
Sağlık hizmetleri sunulmaya başlandı.Sunt puse la dispoziţie servicii de sănătate.