başlandı ile cümle

başlandı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Birçok yunus, balina et pazarında... ...üretilerek dünya çapında... ...et olarak satılmaya başlandı.많은 돌고래들이 고기로 팔리고 있다는 것이 밝혀졌습니다. 전 세계 고래 고기 시장에서요
Birçok yunus, balina et pazarında... ...üretilerek dünya çapında... ...et olarak satılmaya başlandı.Se pare că mulţi delfini sunt vânduţi pentru carne pe piaţa cărnii de balenă în jurul lumii.
Birçok yunus, balina et pazarında... ...üretilerek dünya çapında... ...et olarak satılmaya başlandı.Ternyata banyak lumba-lumba dijual sebagai daging di pasar daging ikan paus di seluruh dunia.
Birçok yunus, balina et pazarında... ...üretilerek dünya çapında... ...et olarak satılmaya başlandı.Wie sich herausstelle, werden viele Delphine als Fleisch angeboten, in Walfleischmärkten rund um die Welt.
Birçok yunus, balina et pazarında... ...üretilerek dünya çapında... ...et olarak satılmaya başlandı.Оказва се, че много делфини се продават като месо на пазара за китово месо по целия свят.
Birçok yunus, balina et pazarında... ...üretilerek dünya çapında... ...et olarak satılmaya başlandı.מסתבר שהמון דולפינים נמכרים כבשר בשווקי בשר לוויתנים בכל העולם.
Birçok yunus, balina et pazarında... ...üretilerek dünya çapında... ...et olarak satılmaya başlandı.يبدو أن كثيرا من الدلافيين تباع كاللحوم في سوق الحيتان العالمية.
Birçok yunus, balina et pazarında... ...üretilerek dünya çapında... ...et olarak satılmaya başlandı.世界の鯨市場で 食肉として販売されています イルカだけでなく
Bir umut ışığı: yemek artıklarıyla mücadele arayışı dünyaca tanınmaya başlandı.Điều đó tốt hơn là dùng để nuôi lợn. Chúng ta đã biết điều đó trong suốt thời kỳ chiến tranh.
Bir umut ışığı: yemek artıklarıyla mücadele arayışı dünyaca tanınmaya başlandı.Ein Hoffnungsschimmer: Der Kampf gegen die Verschwendung von Lebensmitteln hat weltweit begonnen.
Bir umut ışığı: yemek artıklarıyla mücadele arayışı dünyaca tanınmaya başlandı.Hay un rayo de esperanza: la lucha para frenar el desperdicio de nutrientes ya ha comenzado globalmente.
Bir umut ışığı: yemek artıklarıyla mücadele arayışı dünyaca tanınmaya başlandı.Jest promyk nadziei: chęć stawienia czoła problemowi marnowania żywności rozprzestrzenia się po świecie.
Bir umut ışığı: yemek artıklarıyla mücadele arayışı dünyaca tanınmaya başlandı.Le bon côté : la lutte contre le gâchis de nourriture a démarré partout dans le monde.
Bir umut ışığı: yemek artıklarıyla mücadele arayışı dünyaca tanınmaya başlandı.Můžeme zahlédnout světýlko na konci tunelu: po celém světě lidé přemýšlejí o tom, jak přestat plýtvat jídlem.
Bir umut ışığı: yemek artıklarıyla mücadele arayışı dünyaca tanınmaya başlandı.Något hoppfullt: Det har tagit fart globalt, denna strävan att hantera slöseriet med mat.
Bir umut ışığı: yemek artıklarıyla mücadele arayışı dünyaca tanınmaya başlandı.Öröm az ürömben, hogy az élelmiszer-felesleg kezelése mostmár globálisan is szem elé került.
Bir umut ışığı: yemek artıklarıyla mücadele arayışı dünyaca tanınmaya başlandı.Pozrime sa na to z tej lepšej stránky: Odštartovalo to celosvetové riešenie problému s plytvaním potravinami.
Bir umut ışığı: yemek artıklarıyla mücadele arayışı dünyaca tanınmaya başlandı.Să fim optimiști: încercarea de a rezolva problema deșeurilor alimentare a luat amploare mondial.
Bir umut ışığı: yemek artıklarıyla mücadele arayışı dünyaca tanınmaya başlandı.실버 라이닝(Silver Lining): 세계적으로 식량 낭비를 막기 위해서 시작된 운동입니다.
Bir umut ışığı: yemek artıklarıyla mücadele arayışı dünyaca tanınmaya başlandı.Un lieto fine: la causa della riduzione degli sprechi alimentari è sostenuta in tutto il mondo.
Bir umut ışığı: yemek artıklarıyla mücadele arayışı dünyaca tanınmaya başlandı.Κάτι θετικό: έδωσε το εναρκτήριο λάκτισμα παγκοσμίως, για την αντιμετώπιση της διατροφικής σπατάλης.
Bir umut ışığı: yemek artıklarıyla mücadele arayışı dünyaca tanınmaya başlandı.Но луч надежды всё-таки есть. По всему миру люди стремятся решать проблему выбрасывания пищи.
Bir umut ışığı: yemek artıklarıyla mücadele arayışı dünyaca tanınmaya başlandı.Оптимистично заключение: Борбата с изхвърлянето на храна придобива глобален характер.
Bir umut ışığı: yemek artıklarıyla mücadele arayışı dünyaca tanınmaya başlandı.האור בקצה המנהרה: זה יצא לדרך בהיקף גלובלי, המאבק לפתור את בעיית פסולת המזון.
Bir umut ışığı: yemek artıklarıyla mücadele arayışı dünyaca tanınmaya başlandı.مظهر إيجابي: إنطلق على الصعيد العالمي، هدفه معالجة المخلفات الغذائية.
Bir umut ışığı: yemek artıklarıyla mücadele arayışı dünyaca tanınmaya başlandı.世界中で取り組み始めています Feeding the 5000というイベントは 2009年にスタートし
Biz kendimizle uyum halinde değiliz ve kitlesel bilinç farkedilmeye başlandı.Nie jesteśmy dostrojeni ze sobą i ludzkość zaczyna to zauważać.
Böylelikle internetteki her mesaj bu ağ üzerinden iletilmeye başlandı ve bu da tabiki her şeyi tıkadı.Elk bericht op het internet ging vervolgens naar dit ene knooppunt.
Böylelikle internetteki her mesaj bu ağ üzerinden iletilmeye başlandı ve bu da tabiki her şeyi tıkadı.그래서 인터넷 상의 모든 메시지들이 이 한 점을 통해서 뒤바뀌어 버리고 모든 것을 엉망으로 만들었습니다.
Böylelikle internetteki her mesaj bu ağ üzerinden iletilmeye başlandı ve bu da tabiki her şeyi tıkadı.Таким образом, все сообщения в интернете стали переадресовываться на этот узел — образовалась пробка.
Böylelikle internetteki her mesaj bu ağ üzerinden iletilmeye başlandı ve bu da tabiki her şeyi tıkadı.אז כל הודעה באינטרנט החלה להתמתג דרך הצומת הזו, וזה כמובן תקע את הכל.
Böylelikle internetteki her mesaj bu ağ üzerinden iletilmeye başlandı ve bu da tabiki her şeyi tıkadı.لذا كل رسالة في الإنترنت بدأت بالتحول من خلال هذه العقدة, وبطبيعة الحال أن انسدّ كل شيء.
Böylelikle internetteki her mesaj bu ağ üzerinden iletilmeye başlandı ve bu da tabiki her şeyi tıkadı.このノードに集中してしまい もちろん ものすごい渋滞が発生し 色々なものが壊れ始めました
Cesaret, İngilizcede ilk kullanılmaya başlandığında cesaretin gerçek tarifi -영어 단어 'courage(용기)'는 심장을 의미하는 라틴어 'cor'에서 왔는데
Cesaret, İngilizcede ilk kullanılmaya başlandığında cesaretin gerçek tarifi -Le courage, la définition originelle du courage,
Cesaret, İngilizcede ilk kullanılmaya başlandığında cesaretin gerçek tarifi -אומץ, ההגדרה המקורית של אומץ (courage) כאשר היא הגיעה לראשונה לשפה האנגלית -
Cesaret, İngilizcede ilk kullanılmaya başlandığında cesaretin gerçek tarifi -الشجاعة , المعنى الأصلى والفعلي للشجاعة عندما جاءت لأول مرة إلى اللغة الإنجليزية --
Cesaret, İngilizcede ilk kullanılmaya başlandığında cesaretin gerçek tarifi -心を表わす"cor"という言葉が 英語に入ってきたものです
Doğduğum yıl Nintendo Entertainment System'ın yapımına başlandı."1984 року, коли я народився, почалась розробка ігрової приставки Nintendo Entertainment System.
Doğduğum yıl Nintendo Entertainment System'ın yapımına başlandı.En el año en que nací tambien se desarrollaba el Nintendo Entertainment System.
Doğduğum yıl Nintendo Entertainment System'ın yapımına başlandı.Im Jahr meiner Geburt ging das Nintendo Entertainment System in Entwicklung.
Doğduğum yıl Nintendo Entertainment System'ın yapımına başlandı.In mijn geboortejaar werd het Nintendo Entertainment System ontwikkeld.
Doğduğum yıl Nintendo Entertainment System'ın yapımına başlandı.Nell'anno della mia nascita anche la Nintendo Entertainment System ha iniziato il suo sviluppo.
Doğduğum yıl Nintendo Entertainment System'ın yapımına başlandı.Születésem évében indult be a Nintendo Entertainment System fejlesztése.
Doğduğum yıl Nintendo Entertainment System'ın yapımına başlandı.V roce, kdy jsem se narodil, se také začalo pracovat na vývoji Nintendo Entertainment System
Doğduğum yıl Nintendo Entertainment System'ın yapımına başlandı.W roku moich urodzin rozpoczęto pracę nad Nintendo Entertainment System.
Doğduğum yıl Nintendo Entertainment System'ın yapımına başlandı.Τη χρονιά που γεννήθηκα δημιουργήθηκε επίσης η παιχνιδομηχανή Νιντέντο.
Doğduğum yıl Nintendo Entertainment System'ın yapımına başlandı.В годината на моето раждане е създадена компанията Нинтенто Ентертейнмънт Систем.
Emma'nýn T-hücresi tedavisine başlandı ve bir kaç gün içinde çok hastaydı.Emma kreeg haar T-cel behandeling, en binnen een paar dagen werd ze heel ziek.
Emma'nýn T-hücresi tedavisine başlandı ve bir kaç gün içinde çok hastaydı.Emma recebeu o tratamento com suas células T e em alguns dias ela ficou muito doente.
Esrar kullanımı, başlandıktan bir süre sonra zaman zaman kullanmaya veya bitmeye eğilim göstermektedir.Consumul de canabis tinde s≤ fie ocazional sau s≤ fie abandonat dup≤ o perioad≤ de timp de la ini†iere.
Esrar kullanımı, başlandıktan bir süre sonra zaman zaman kullanmaya veya bitmeye eğilim göstermektedir.Gebruik van cannabis is vaak incidenteel of er wordt enige tijd na initiatie in het gebruik mee gestopt.
Esrar kullanımı, başlandıktan bir süre sonra zaman zaman kullanmaya veya bitmeye eğilim göstermektedir.Il consumo di cannabis tende a essere occasionale o ad essere interrotto dopo un certo tempo.
Esrar kullanımı, başlandıktan bir süre sonra zaman zaman kullanmaya veya bitmeye eğilim göstermektedir.Kaikkiaan kannabiksen käytön yleistilanne koululaisten keskuudessa on pysynyt Euroopassa ennallaan.
Esrar kullanımı, başlandıktan bir süre sonra zaman zaman kullanmaya veya bitmeye eğilim göstermektedir.Najniższe wartości szacunkowe (poniżej 10%) dotyczą Cypru, Grecji, Szwecji, Rumunii, Turcji i Norwegii (61).
Esrar kullanımı, başlandıktan bir süre sonra zaman zaman kullanmaya veya bitmeye eğilim göstermektedir.Užívanie kanabisu má tendenciu byť občasné alebo prerušené na určitú dobu po jeho začatí.
Esrar kullanımı, başlandıktan bir süre sonra zaman zaman kullanmaya veya bitmeye eğilim göstermektedir.Užívání konopí bývá příležitostné nebo se od něj po určité době od začátku užívání upouští.
Fransa, hızlı bir şekilde Almanlar tarafından işgal edilmeye başlandı프랑스는 독일 (제3제국)에게 어이없게 패배하였다.
Fransa, hızlı bir şekilde Almanlar tarafından işgal edilmeye başlandıFrancja została pokonana przez Hitlera.
Fransa, hızlı bir şekilde Almanlar tarafından işgal edilmeye başlandıFrankrijk makkelijk werd overlopen door de Duitsers.

İlgili Sayfalar