başlandı ile cümle

başlandı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
2002 Finlandiya’da Euro nakit para birimi olarak kullanılmaya başlandı.2002年,欧元成为芬兰法定货币
500 yıl önce, okyanus ötesi yolculuklar yapılmaya başlandı. .500 anni fa, i viaggi transoceanici divennero una realta'.
500 yıl önce, okyanus ötesi yolculuklar yapılmaya başlandı. .500년 전에 대양을 횡단하는 여행이 실현 되었습니다.
500 yıl önce, okyanus ötesi yolculuklar yapılmaya başlandı. .500 lat temu podróże przez ocean stały się faktem.
500 yıl önce, okyanus ötesi yolculuklar yapılmaya başlandı. .500 năm trước, đi lại xuyên đại dương trở thành hiện thực
500 yıl önce, okyanus ötesi yolculuklar yapılmaya başlandı. .500 tahun yg lalu perjalanan trans oseanik menjadi kenyataan
500 yıl önce, okyanus ötesi yolculuklar yapılmaya başlandı. .500 років тому подорожі за океан перетворились в реальність.
500 yıl önce, okyanus ötesi yolculuklar yapılmaya başlandı. .hace 500 años, Trans-oceanic viajes se convirtió en una realidad.
500 yıl önce, okyanus ötesi yolculuklar yapılmaya başlandı. .Před 500 lety se cesta přes oceán stala skutečností.
500 yıl önce, okyanus ötesi yolculuklar yapılmaya başlandı. .Pred 500 rokmi, cestovanie skrz oceán sa stalo realitou
500 yıl önce, okyanus ötesi yolculuklar yapılmaya başlandı. .Vor 500 Jahren wurden Reisen über den Ozean Realität.
500 yıl önce, okyanus ötesi yolculuklar yapılmaya başlandı. .Преди 500 години презокеанските пътувания се превърнали в реалност.
500 yıl önce, okyanus ötesi yolculuklar yapılmaya başlandı. .לפני 500 שנים התאפשרה חציית האוקיאנוסים.
500 yıl önce, okyanus ötesi yolculuklar yapılmaya başlandı. .قبل 500 سنة أصبح السفر عبر المحيط واقع
500 yıl önce, okyanus ötesi yolculuklar yapılmaya başlandı. .氷河期の終わりから、農業社会は周囲の人々を 取り込んでいきました。
ABD'de bağışların GSYİH'ya oranı 1970'lerde ölçmeye başlandığından beri yüzde ikilerde takılıp kalmıştır.1970년대 이래로, 미국의 자선기부는 국내총생산의 2%에서 벗어나질 못하고 있습니다.
ABD'de bağışların GSYİH'ya oranı 1970'lerde ölçmeye başlandığından beri yüzde ikilerde takılıp kalmıştır.70年代の調査開始以来 GDPの2%で停滞しています これは重要な事実です
ABD'de bağışların GSYİH'ya oranı 1970'lerde ölçmeye başlandığından beri yüzde ikilerde takılıp kalmıştır.Az adományozás az USA-ban megragadt a GDP 2 százalékában, amióta elkezdtük ezt mérni a 1970-es években.
ABD'de bağışların GSYİH'ya oranı 1970'lerde ölçmeye başlandığından beri yüzde ikilerde takılıp kalmıştır.Darowizny na dobroczynność w USA utknęły na poziomie 2% PKB, od kiedy w latach 70. zaczęliśmy je mierzyć.
ABD'de bağışların GSYİH'ya oranı 1970'lerde ölçmeye başlandığından beri yüzde ikilerde takılıp kalmıştır.Donaţiile caritabile au rămas blocate în SUA
ABD'de bağışların GSYİH'ya oranı 1970'lerde ölçmeye başlandığından beri yüzde ikilerde takılıp kalmıştır.In de VS bleef het geefgedrag op 2% van het BBP steken sinds we begonnen met meten in de jaren 70.
ABD'de bağışların GSYİH'ya oranı 1970'lerde ölçmeye başlandığından beri yüzde ikilerde takılıp kalmıştır.Os donativos emperraram, nos EUA, em 2% do PIB, desde que começámos a medi-los, nos anos de 1970.
ABD'de bağışların GSYİH'ya oranı 1970'lerde ölçmeye başlandığından beri yüzde ikilerde takılıp kalmıştır.Podpora charity v USA zůstala zaseklá na 2 % HDP od 70. let, kdy jsme ji začali měřit.
ABD'de bağışların GSYİH'ya oranı 1970'lerde ölçmeye başlandığından beri yüzde ikilerde takılıp kalmıştır.Пожертвования в США застряли на уровне 2% ВВП с тех пор как мы начали измерять этот уровень в 1970-х.
ABD'de bağışların GSYİH'ya oranı 1970'lerde ölçmeye başlandığından beri yüzde ikilerde takılıp kalmıştır.התרומה לצדקה בארה"ב נשארה תקועה ב-2% מהתוצר הלאומי הגולמי מאז שהתחלנו למדוד אותה, בשנות ה-70.
ABD'de bağışların GSYİH'ya oranı 1970'lerde ölçmeye başlandığından beri yüzde ikilerde takılıp kalmıştır.الاعطاءات الخيرية بقيت عالقة في الولايات المتحدة عند 2% من GDP منذ ان بدأنا القياس عند 1970
Aniden, kitaplar dünyanın her yerinde basılmaya başlandı.A un tratto si stampavano libri in tutto il mondo.
Aniden, kitaplar dünyanın her yerinde basılmaya başlandı.Dans le monde entier, on se mit à imprimer des livres.
Aniden, kitaplar dünyanın her yerinde basılmaya başlandı.De repente os livros começaram a ser impressos por todo o mundo.
Aniden, kitaplar dünyanın her yerinde basılmaya başlandı.De repente, se se imprimieron libros en todo el mundo.
Aniden, kitaplar dünyanın her yerinde basılmaya başlandı.갑자기, 책들이 전 세계에서 인쇄되기 시작했습니다.
Aniden, kitaplar dünyanın her yerinde basılmaya başlandı.Plötzlich wurden in der ganzen Welt Bücher gedruckt.
Aniden, kitaplar dünyanın her yerinde basılmaya başlandı.Tiba-tiba, buku sedang dicetak di seluruh dunia.
Aniden, kitaplar dünyanın her yerinde basılmaya başlandı.Изведнъж книгите започнали да се печатат по целия свят.
"Ayın çocukları" olarak anılmaya başlandılar.On en vint à les surnommer les « enfants de la lune ».
"Ayın çocukları" olarak anılmaya başlandılar.Se les llegó a conocer como "hijos de la luna".
"Ayın çocukları" olarak anılmaya başlandılar.Они приобрели известность как «дети Луны».
Ayrıca, klonlama teknolojisi nesli tükenmekte olan türleri korumak için de kullanılmaya başlandı.Además, empezamos a usar la tecnología de clonación para tratar de salvar especies en peligro.
Ayrıca, klonlama teknolojisi nesli tükenmekte olan türleri korumak için de kullanılmaya başlandı.Além disso, começámos a usar a tecnologia da clonagem para tentar salvar espécies em perigo.
Ayrıca, klonlama teknolojisi nesli tükenmekte olan türleri korumak için de kullanılmaya başlandı.Daarnaast zijn we begonnen met kloontechnologie te gebruiken om bedreigde diersoorten te redden.
Ayrıca, klonlama teknolojisi nesli tükenmekte olan türleri korumak için de kullanılmaya başlandı.Darüber hinaus haben wir damit begonnen, mit Hilfe der Klontechnologie gefährdete Arten zu retten.
Ayrıca, klonlama teknolojisi nesli tükenmekte olan türleri korumak için de kullanılmaya başlandı.De plus, nous avons commencé à employer la technologie de clonage pour essayer de sauver des espèces menacées.
Ayrıca, klonlama teknolojisi nesli tükenmekte olan türleri korumak için de kullanılmaya başlandı.Dokonce jsme začali používat klonovací technologii, abychom zachránili ohrožené druhy.
Ayrıca, klonlama teknolojisi nesli tükenmekte olan türleri korumak için de kullanılmaya başlandı.Ezenfelül elkezdük a klónozás technológiáját veszélyeztetett fajok megmentésére használni.
Ayrıca, klonlama teknolojisi nesli tükenmekte olan türleri korumak için de kullanılmaya başlandı.Inoltre, abbiamo iniziato a usare la clonazione per cercare di salvare le specie in via di estinzione.
Ayrıca, klonlama teknolojisi nesli tükenmekte olan türleri korumak için de kullanılmaya başlandı.În plus, am început să folosim tehnologia de clonare pentru a încerca să salvăm specii periclitate.
Ayrıca, klonlama teknolojisi nesli tükenmekte olan türleri korumak için de kullanılmaya başlandı.또한, 우리는 멸종 위기의 종을 구하기 위해 복제 기술을 사용하기 시작했습니다.
Ayrıca, klonlama teknolojisi nesli tükenmekte olan türleri korumak için de kullanılmaya başlandı.Selain itu, kita mulai menggunakan teknologi kloning untuk mencoba menyelamatkan spesies langka.
Ayrıca, klonlama teknolojisi nesli tükenmekte olan türleri korumak için de kullanılmaya başlandı.Thêm vào đó, chúng ta đã bắt đầu sử dụng kĩ thuật sinh sản vô tính để cứu những loài có nguy cơ tuyệt chủng.
Ayrıca, klonlama teknolojisi nesli tükenmekte olan türleri korumak için de kullanılmaya başlandı.Zaczęliśmy używać klonowania aby ocalić zagrożone gatunki.
Ayrıca, klonlama teknolojisi nesli tükenmekte olan türleri korumak için de kullanılmaya başlandı.Επιπλέον, αρχίσαμε να χρησιμοποιούμε την κλωνοποίηση για να σώσουμε τα είδη υπό εξαφάνιση.
Ayrıca, klonlama teknolojisi nesli tükenmekte olan türleri korumak için de kullanılmaya başlandı.Освен това, ние започнахме да използваме клониращи технологии, за да се опитаме да спасим застрашените видове.
Ayrıca, klonlama teknolojisi nesli tükenmekte olan türleri korumak için de kullanılmaya başlandı.Также мы начали использовать технологию клонирования для того, чтобы спасти вымирающие виды.
Ayrıca, klonlama teknolojisi nesli tükenmekte olan türleri korumak için de kullanılmaya başlandı.בנוסף, התחלנו להשתמש בטכנולוגיית שיבוט כדי לנסות להציל מינים נכחדים.
Ayrıca, klonlama teknolojisi nesli tükenmekte olan türleri korumak için de kullanılmaya başlandı.إضافة إلى ذلك، بدأنا نستخدم تكنولوجيا الإستنساخ لمحاولة إنقاذ الأصناف المهددة بالإنقراض.
Ayrıca, klonlama teknolojisi nesli tükenmekte olan türleri korumak için de kullanılmaya başlandı.絶滅危惧種の保護に乗り出しました これが現在の動物の使い方です
Başkan Park Dong Jae'nin ölümüyle... ...Dae Han Grup'ta, tasarıları tartışılmaya başlandı.وبعد موته تسير ميراث مجموعة داي هان وارجاع الثروة الى الشعب ستعود الى الواجهة
Birçok yunus, balina et pazarında... ...üretilerek dünya çapında... ...et olarak satılmaya başlandı.Het blijkt dat veel dolfijnenvlees de wereld rond als walvisvlees wordt verkocht.
Birçok yunus, balina et pazarında... ...üretilerek dünya çapında... ...et olarak satılmaya başlandı.Hóa ra rất nhiều cá heo đang được bán dưới dạng thịt với mác thịt cá voi trên thị trường thế giới.
Birçok yunus, balina et pazarında... ...üretilerek dünya çapında... ...et olarak satılmaya başlandı.Il fatto è che molti delfini vengono venduti come carne di balena sui mercati di tutto il mondo.

İlgili Sayfalar