başlandı ile cümle
başlandı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bunun yerine ölüler kampın dışındaki 4 toplu mezara gömülmeye başlandı.Cztery groby z powyższych znajdowały się poza zwartym obszarem cmentarnym.
Ancak 1989'dan bu yana iki senede bir organize edilmeye başlandı.Został otwarty w 1989 roku po dwuletniej budowie.
1953 - Samuel Beckett'in oyunu Godot'yu Beklerken, Paris'te sahnelenmeye başlandı.1953 – W Paryżu odbyła się prapremiera sztuki Czekając na Godota Samuela Becketta.
İlerleyen zaman içinde ABD hükümeti tarafından desteklenmeye başlandı.Jednak z biegiem czasu zaczęto obawiać się potencjalnej interwencji Wielkiej Brytanii.
İnşaatına; 4 Kasım 1983 tarihinde başlandı.Jej budowę rozpoczęto 4 maja 1983 roku.
1997 yılından itibaren ise Ötüken Neşriyat tarafından basımı yapılmaya başlandı.Giełda powstała w 1997 r. po prywatyzacji.
Krallığı kurduktan sonra Aragorn'a Kral Elessar denmeye başlandı.W wyniku śmierci króla Aleksandria poddała się Cezarowi.
Başlangıçta bu sembol Kuran-ı Kerim'de kullanılmaya başlandı.Dali oni początek mapillom w Kerali.
Sofya merkezli gazete, 1993 yılında çıkarılmaya başlandı.Drezdeńskiej Dywizji Piechoty, z którego używania zrezygnowano w 1993.
Bu yıldan sonra ihracatına başlandı.Obraz musiał więc powstać po tym roku.
Bunun gibi torpidolar 1904 civarında üretimeye başlandı.W 1909 roku zamówiono 100 torped tego typu.
Harika çocuk olduğu o yıllarda anlaşılmaya başlandı.Od najmłodszych lat uważana była za wielką piękność.
Rainbow Köprüsü'nün inşaatına 1987 yılında başlandı ve 1993 yılında tamamlanmıştır.Budowa mostu rozpoczęła się w 1987 roku i została zakończona w 1993 roku.
1993'ten beri bir hafta içinde oynanmak üzere dörtlü final statüsünde oynanmaya başlandı.Od 1993 puchar jest rozgrywany w formacie final four w trakcie jednego weekendu.
Kilisenin yapımına 1719 yılında başlandı.Budowę kościoła rozpoczęto w 1719 roku.
Bundan dolayı da kanalın adı BBC1 olarak bilinmeye başlandı.Den första kanalen fick namnet BBC1.
Aynı zamanda Pasifik’te ve Amerika kıtasında da görülmeye başlandı.Fall började också påträffas i stillahavsregionen och de amerikanska kontinenterna.
2002 yılında Razorblade Romance albümü tekrar basılarak Amerika Birleşik Devletleri'nde satılmaya başlandı.År 2002 var Razorblade Romance återpublicerat och lades i affärer inom USA.
1851 - Amerikalı gazetesi New York Times yayımlanmaya başlandı.1851 – Första numret av The New York Times utkommer.
1868 - İlk ışıklı trafik lambaları, Londra'da kullanılmaya başlandı.I december 1868 började de första försöken med trafiksignaler i London.
Kuyruklu yıldız hesaplanan tarihte geri döndüğünde Halley Kuyruklu Yıldızı olarak anılmaya başlandı.När kometen återkom som förutsagt blev den känd som Halleys komet.
Kupa 1966 yılında Almanya Basketbol Federasyonu tarafından düzenlenmeye başlandı.Basketball-Bundesliga grundades 1966 av det tyska basketbollförbundet.
13 Ağustos - Berlin Duvarı'nın yapımına başlandı.13 augusti - Uppförandet av Berlinmuren påbörjas.
19 Temmuz 1996 tarihinde ilk otomobilin üretimine başlandı.Företaget började tillverka bilar den 19 juli 1996.
Yeni Alman Sineması ile yeni filmler yapılmaya başlandı.Den räknas till den nya tyska filmen.
Hatta sayıları o kadar azaldı ki çok nadir görülmeye başlandılar.Tyvärr är de så blyga att det nästan aldrig blir av.
Daha sonra diğer galaksilerin de bulunmaya başlandı.Men istället kommer andra galaxer att bli synliga.
Bu yüzden 'Mighty Hood' (Güçlü, Büyük Hood) olarak anılmaya başlandı.Och fartyget blev känt som The Mighty Hood.
Önceleri sivri tepeli olan sikkeler sonradan daha düz yapılmağa başlandı.En från början nedkörd statsapparat effektiviserades efterhand.
Resmî futbol topu olarak Nike T-90 Tracer kullanılmaya başlandı.En ny matchboll användes under alla matcher, nämligen Nike T90 Tracer.
Farklı modelleri savaşın ilk senelerinden itibaren kullanılmaya başlandı.Dessa nya ideal blev gällande från och med början av efterkrigstiden.
10 Mart 2009'da oyun tekrar kutusuyla birlikte Atari tarafından dağıtılmaya başlandı.Den 10 maj 2009 släpptes spelet i en traditionell fysisk förpackning distribuerad av Atari.
Latince çok yaygın bir şekilde kullanılmaya başlandı.Gradvis började man använda latin.
1926'da, gazetelerde yeni bir basım tekniği uygulanmaya başlandı.År 1928 utgav man Ny Militär Tidskrift.
Bunun için ayakta duran taşlar dikilmeye başlandı.De stadiga stenmurarna blev stående.
1970'lerin sonuna doğru Bükreş metrosu inşaatına başlandı.Mot slutet av 1970-talet påbörjades bygget av Bukarests tunnelbana.
1959 yılından itibaren kantonlarda kadınlara oy hakkı verilmeye başlandı.Rösträtten är sedan 1059 begränsat till kardinalerna.
MS 1. yüzyıldan itibaren Koptik alfabeyle Demotik yazı da kullanılmaya başlandı.Runt första århundradet e.Kr. började det koptiska alfabetet användas vid sidan om demotiska.
1953 - Samuel Beckett'in oyunu Godot'yu Beklerken, Paris'te sahnelenmeye başlandı.3 januari – Samuel Becketts pjäs "I väntan på Godot" har premiär i Paris .
Böylece Kütüphane'nin de ilk temelleri atılmaya başlandı.Där fick biblioteket sin första läsesal.
Yapı'nın planları hemen yapıldı ve 1702'de inşaatı ile başlandı.Återuppbyggnaden sattes omedelbart igång och avslutades 1702.
1933 - San Francisco'daki Golden Gate Bridge inşa edilmeye başlandı.1933 – Golden Gate-bron i amerikanska San Francisco börjar byggas och står klar att invigas 1937.
Film Aralık 2010'da çekilmeye başlandı ve 2011 Nisan'ının sonuna kadar sürdü.Arbetet med filmen påbörjades i december 2010 och avslutades i april 2011.
Pazartesi günü organize söndürme çalışmalarına başlandı.Måndagen den 1 november avbröts spaningarna.
4 Mayıs'tan itibaren televizyon reklamları renkli olarak yayınlanmaya başlandı.Året efter infördes även TV-reklam i färg.
Geleneklere göre önce barış müzakereleri yapılmaya başlandı.Redan samma dag kom de överens som grundvillkoren för freden.
17 Ocak tarhinde kilisedeki çalışmalara başlandı.Den 17 januari påbörjades arbetet med kyrkan.
Hatta kendi kulübelerinin girişinde dahi görülmeye başlandı.Hans kassaskåp på hotellet blev också öppnat.
1761'de kendisine asalet imtiyazı verildi ve Carl von Linné diye anılmaya başlandı.Efter det att han adlats 1757, tog han namnet Carl von Linné.
Abhazlar gidince, yeni gelenlerle Selimiye ismi kullanılmaya başlandı.När Hanssons vänner hörde detta började de använda det nya smeknamnet.
Euro banknot ve bozuk paraları Avrupa Birliği üyesi ülkeler'de kullanılmaya başlandı.Eurosedlar och -mynt introduceras i de flesta EU-länderna.
Bu tarihten sonra tenis, Amerikan Kolejlerinde de oynanmaya başlandı.Hon planerar att fortsätta spela tennis på elitnivå trots detta.
1847'de mimarlık eğitimi de verilmeye başlandı.Ett nytt reglemente för undervisningen stadfästes nu också, 1847.
1950’lerin sonlarında Biguanidler tip 2 diyabet tedavisinden kullanılmaya başlandı.Biguanider återinfördes i diabetesbehandling typ 2 i slutet av 1950-talet.
Babası "terzi" olduğundan (İtalyanca "terzi oğlu" anlamına gelen) "del sarto" lakabı ile anılmaya başlandı.Andrea del Sarto var son till en skräddare och tog sitt namn efter det italienska ordet för skräddare, sarto.
Bu isim grup ismi olarak ilk olarak, Ulusal Kongre'nin toplanması sonrasında kullanılmaya başlandı.Det var första gången i landets historia som en folkomröstning ägde rum efter en sådan namninsamling.
Daha sonra ustadan çırağa aktarılmaya başlandı.Därefter placerades de vid förbanden för att påbörja sin utbildning.
Örneğin, 2017 yılında yaklaşık iki hafta önceden görülmeye başlandı.År 2017 går samma tur cirka två timmar snabbare.
Şehir 1880 yılında bir tren istasyonu inşa edilmesiyle kurulmaya başlandı.Staden grundades som järnvägsstation 1880.
2003'ten beri kupa organizasyonu her sene düzenlenmeye başlandı.Efter 2003 började VM-turneringen arrangeras varje år.