Ana içeriğe geç
Sözlük

başlamak ile cümle

başlamak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Bir yerde başlamak zorundasın.You've got to start somewhere.
Üzgünüm, sen olmadan toplantıya başlamak istemedik.Sorry, we didn't mean to start the meeting without you.
Ben başlamak zorundayım.I have to start.
Tom bir işe başlamak için parasını tasarruf ediyor.Tom is saving his money up to start a business.
Bu muhtemelen başlamak için kötü bir yol.That's probably a bad way to start.
Herkes bir yere başlamak zorunda.Everyone has to start somewhere.
Bir insan bir konuşmaya başlamak için ne sormalı?What should one ask to start a conversation?
Yeni bir hayata başlamak için yurt dışına gittim.I went abroad to start a new life.
Onlar ışıkları karartıyorlar. Oyun başlamak üzere.They're dimming the lights. The play is about to begin.
Ne yazık ki gitmeye başlamak zorundayım.Unfortunately, I have to start going.
Biz yaşamak için bir yer bakmaya başlamak zorundayız.We have to start looking for a place to live.
Uyanma bir güne başlamak için can sıkıcı bir yoldur.Waking up is an annoying way to start a day.
Bir yerden başlamak zorundaydık.We had to start somewhere.
Gösteri başlamak üzeredir.The show is about to start.
Beyzbol sezonu başlamak üzere.Baseball season's about to start.
Onu yapmak için hazırlanmaya başlamak istiyorum.I want to start getting ready to do that.
Tom başlamak için sabırsızlandığını söylüyor.Tom says he can't wait to get started.
O yeni bir hayata başlamak için yeterince genç.She's young enough to start a new life.
Baştan başlamak istiyoruz.We'd like to start over.
Başlamak ister misin?Would you like to start?
Onu yapmaya başlamak zorundayız.We have to start doing that.
Yeniden başlamak zorundayız.We have to start over again.
Biz sadece baştan başlamak zorunda olacağız.We'll just have to start over.
Biz tekrar baştan başlamak zorundayız.We have to start all over again.
Herkes bir yerden başlamak zorunda.Everybody has to start somewhere.
Başlamak için kaz ciğerini yiyelim.Let's have foie gras to start.
Geri dönüşüm hakkında düşünmeye başlamak zorundayız.We've got to start thinking about recycling.
Sorumluluk bir yerde başlamak zorundadır.Responsibility has to start somewhere.
Başlamak için hepimiz çok heyecanlıyız.We're all excited to get started.
O işleme başlamak istiyorum.I want to get that process going.
Gerçekten koşmaya başlamak zorundayız.We really have to start running.
Tom'un davası başlamak üzere.Tom's trial is about to begin.
Değişiklik bir yerde başlamak zorundadır.Change has to start somewhere.
Tom sıfırdan başlamak zorunda kaldı.Tom had to start from scratch.
Pazartesiye başlamak için hazırım.I'm ready to start Monday.
Sadece bir yerde başlamak zorundayız.We just have to start somewhere.
Hemen başlamak zorundayız.We have to start right now.
Biz baştan başlamak zorundayız.We've got to start over.
İçeri gelin. Başlamak üzereyiz.Come on in. We're just about to get started.
Bir işe başlamak zordur.Starting a business is hard.
Tom'un başlamak için bir şansı var.Tom got a chance to start over.
Öğrenmeye başlamak zorundasın.You have to start learning.
Fadıl yeni bir hayata başlamak istedi.Fadil wanted to start a new life.
Film başlamak üzere.The movie is about to start.
Ders başlamak üzere.The class is about to start.
Onu yapmaya başlamak üzereydim.I was just about to start doing that.
Onu yapmaya başlamak zorundayım.I've got to start doing that.
On üç yaşındayken kendime destek vermeye başlamak zorundaydım.I had to start supporting myself when I was thirteen.
Başlamak üzereyim.I'm about to begin.
Tom kendi işine başlamak istiyor.Tom wants to start his own business.
Leyla ve Sami yeniden başlamak istediler.Layla and Sami wanted to start over fresh.
Başlamak için hazır değil misin?Aren't you ready to start?
Toplantıya başlamak için hazırlanıyoruz.We're getting ready to start the meeting.
Tom yağmur yağmaya başlamak üzere olduğunu biliyordu.Tom knew that it was about to start raining.
Tom baştan başlamak istedi.Tom wanted to start over.
Sami yeni bir hayata başlamak için ortadan kayboldu.Sami disappeared to start a new life.
Neredeyse her şeye başlamak bitirmekten daha kolaydır.Almost everything is easier to start than to finish.
Tom bir yere başlamak zorundadır.Tom has to start somewhere.
Şimdi başlamak zorundayız.We have to start now.
Fransızca okumaya başlamak istiyorum.I want to start studying French.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod