Buna göre her işe Allah’ın adıyla başlamak gerekir.창조주이신 너의 주님의 이름으로.”라고 시작하기에 붙여진 이름이다.
Bu nedenle Hitler geri adım attı ve tam başlamak üzereyken saldırıyı 1 Eylül'e erteledi.히틀러는 예정된 기습을 취소하고 공격 개시 일자를 9월 1일로 연기했다.
Ama hasta ollduğunu ileri süren Sadrazam buradan sefere başlamaktan çekindi.그러나 꿈은 또렷하게 계속되었는데, 이번에는 옆에 아픈 환자가 있었다.
Fiyatı 26.400 Euro'dan başlamaktadır.총 예산은 26,110,400엔.
Bölüm isimlerinin çoğu "Red" ile başlamaktadır.다중성계 대부분은 이른바 '계층 체계'(hierarchical system)를 이루고 있다.
Her şey bu sıralarda başlamaktadır.그날 밤 모든 것이 시작되었다.
Olayla ilgili araştırmaları gittikçe ilginçleşmeye başlamaktadır.그러나 방문한 사람들의 과음이 점점 문제가 되고 있다.
Ve o sırada orada bir başka canlı bulunuyorsa yumurtanın görevi burada başlamaktadır.이후에는 모유만 먹이면 영양부족이 오므로 반드시 이유식을 시작하여야 한다.
Başlamak için fazla istekliyim."אז אני מאוד להוטה להתחיל את זה".
Dempsey, 16 yaşındayken kendisi için daha iyi bir hayata başlamak umuduyla evini bıraktı.דמפסי עזב את הבית בהיותו בן 16, להוט ליצור חיים טובים יותר עבור עצמו.
Günümüz Türk-İspanyol ilişkileri 1782 tarihli Barış, Dostluk ve Ticaret Antlaşmasıyla başlamaktadır.היחסים המודרניים בין שתי המדינות החלו בשנת 1782, כאשר נחתם הסכם השלום, הידידות והמסחר.
"Eh, Eh (Nothing Else I Can Say)", bir erkek arkadaştan ayrılıp diğeriyle ilişkiye başlamak üzerinedir."(Eh, Eh (Nothing Else I Can Say" דיבר על פרידה מבן-זוג ומציאת חדש.
Opera bir sabah başlamaktadır.האופרה נפתחת בשעות הערב.
İşte bu noktada oyun başlamaktadır.בשלב זה המשחק מתחיל.
Her oyuncu 7 taşla başlamaktadır.כל שחקן מתחיל עם לפחות חמש אבני משחק.
Yolculuk, giden kişinin yolculuğa başlamak için ayrıldığı noktaya geri dönmesiyle biter.הטענה היא שזה יקרה רק כשנחזור לצומת שממנו התחלנו.
Kuvvet üstünlüğü artık yerine oturmuş, işlemeye başlamaktadır.הקבוצה קיבלה את השטח והחלה לעבוד במקום.
Buradan itibaren köy yolu başlamaktadır.לאחר מכן התחילה הכניסה לכפר.
Filmin başlangıcı, ilk filmin sona erdiği yerden başlamaktadır.הסרט השני נגמר בנקודה בה הסרט הראשון מתחיל.
Orijinal filmdeki olaylardan iki ay öncesinden başlamaktadır.הסרט חל כחודשיים לפני עלילת הסרט הראשון.
Olaylar 1976 yılında başlamaktadır.Изпитанията започват през 1976 година.
İşte bu noktada oyun başlamaktadır.Оттам нататък започва истинската игра.
Bu şarkı 8.dakikadan sonra başlamaktadır.Песента е дълга близо 8 минути.
Buna göre her işe Allah’ın adıyla başlamak gerekir.Тогава Бог ще бъде „всичко във всички“ (1 Кор.
Bir şeye hemen şimdi başlamak kazanmak için tek yoldur.Така в един момент започнали реално да печелят.
Bunlardan elde mevcut olanlar, 18. yüzyıldan başlamaktadır.Останките, които днес се виждат, са от 18 век.
MÖ 1600–1046) başlamaktadır.1896. с. 1046 – 1061.
Üniversite bitikten sonra oyunculuk kariyerine başlamak için Hollywood'a taşınmıştır.След като завършва училище се премества в Холивуд в преследване на актьорска кариера.
Son zamanlarda Kozmonotluk Günü etkinlikleri Gagarin'in heykelinin olduğu Korolvoy kentinde başlamaktadır.Danas ceremonija komemoracije na Dan kozmonautike počinje u gradu Koroljovu, blizu Gagarinova kipa.
Opera bir sabah başlamaktadır.Filmsku je karijeru započela rano.
Benim fikirlerim vardı piyanoyla başlamak gibi.Istina je da postoje dobri trenuci, poput početka filma.
Yayınlar genellikle kısa bir haber bülteni ile başlamaktaydı.Nažalost bile su to novine kratkoga daha.
Buna göre her işe Allah’ın adıyla başlamak gerekir.Potrebno je prakticirati objedinjavanje (jihudim) svih Božjih imena.
16 yaşında oyunculuk kariyerine başlamak için okulu bıraktı.Sa šesnaest godina napustila je školu kako bi ostvarila glazbenu karijeru.
Evanescence albümün kayıtlarına başlamak üzere 22 Şubat'ta stüdyoya girdi.Evanescence vstúpili do štúdia 22. februára a začali nahrávať.
Açıkçası radyo kaynakları küçük başlamak ve daha büyük büyümek zorundadırlar.Najskôr vznikli menšie štruktúry a až následne väčšie.
Yörenin yerleşme tarihi, paleolitik dönemle başlamaktadır.Prvé osídlenie sa datuje do obdobia paleolitu.
Kiralar aylık 200 €'dan başlamaktadır.Cena nájomného začína na hodnote približne 2100 dolárov mesačne.
Eylül'den itibaren yağış miktarı tekrar artmaya başlamaktadır.V septembri a októbri hladina opäť stúpa v dôsledku dažďov.
Ayrıca sıfat ve isim aynı harfle başlamaktadır.Súčasťou je tiež kniha, v ktorej každé slovo začína na to isté písmeno.
Kitabın ilk cildi biyolojik temellerle başlamaktadır.Druga faza rasti se začne po biološkem počitku.
Buna göre her işe Allah’ın adıyla başlamak gerekir.Zato so fantiču naročili, naj vsako delo prične v božjem imenu.
Besmele ile başlamak.Začne se s prisluhi.
Orijinal filmdeki olaylardan iki ay öncesinden başlamaktadır.Zgodba se dogaja štiri leta po dogodkih v prvem filmu.
Filmin başlangıcı, ilk filmin sona erdiği yerden başlamaktadır.Filmo istorija prasideda iškart nuo ten, kur pasibaigė pirmasis.
Her şey bu sıralarda başlamaktadır.Tuo viskas tik prasidės...
Fiyatı 26.400 Euro'dan başlamaktadır.Daugumoje rinkų modelio kainos prasideda nuo 72 600 eurų.
II. Wilhelm ise, yönetimine bir iç savaşta kan dökerek başlamak niyetinde değildi.Vilhelmas II atsakė, kad nenori pradėti savo valdymo kruvina kampanija prieš pavaldinius.
Bölgenin Müslüman yöneticilerin hakimiyetine girişi Selçuklu döneminden başlamaktadır.Taip regione prasidėjo musulmoniškų dinastijų viešpatavimas.
Yeni bir çağ başlamak üzeredir.Prasidėjo naujas okupacinis laikotarpis.
Buradan itibaren köy yolu başlamaktadır.Į rytus nuo kaimo pradeda tekėti Viršytis.
Çalışmaya başlamak istiyorum.Aš noriu pradėti dirbti.
"Eh, Eh (Nothing Else I Can Say)", bir erkek arkadaştan ayrılıp diğeriyle ilişkiye başlamak üzerinedir."Eh, Eh (Nothing Else I Can Say)" rääkis lahkuminemisest ning kellegi uue leidmisest.
Fischer, 8 Temmuz 2004 tarihinde göreve başlamak için yemin etti.Fischer andis ametivande 8. juulil 2004.
Bunlardan elde mevcut olanlar, 18. yüzyıldan başlamaktadır.Tänane mõisahoone pärineb 18. sajandi algusest.
Söz Tanrı’yla birlikteydi ve Söz Tanrı’ydı." diye başlamaktadır.(Alguses oli sõna ja see sõna oli koos Jumalaga ja sõna oli Jumal.
Film, Adolf Hitler'in sekreteri Traudl Junge'nin 2000'li yıllarda verdiği bir demeçle başlamaktadır.Film jutustab Adolf Hitleri viimastest päevadest tema sekretäri Traudl Junge silmade läbi.
İlkbaharda hava ısınmaya başlamaktadır.Kevadel soojendab päike ta jälle üles.
Tek hatlık MRT Metro ise tren istasyonundan başlamaktadır.Liiklussõlmest mõnisada meetrit idas asub Ülemiste raudteejaam.
100'ün yerini sorsaydım... 100 ile başlamak daha iyi galiba.아, 100에서부터 생각해보는게 좋겠군요 100이 여기서 어디 있을까요?라 하면