Ana içeriğe geç
Sözlük

başlama ile cümle

başlama kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Beşten önce başlamalıyız.We must begin before five.
Yarım saat önce başlamalıydın.You ought to have started half an hour ago.
Odanın ortasındaki dansçı başlamak için hazır.The dancer in the middle of the room is ready to begin.
Eğitim oturumunun 16:00'da başlaması planlandı.The training session is scheduled to begin at 4 p.m.
Bir yetim olan babam on yaşında para kazanmaya başlamak zorunda kalmıştı.Being an orphan, my father had to start earning money at ten.
Şimdi başlamazsan, geç kalacaksın.Unless you start now, you'll be late.
İşine başlamadan önce kafanı topla.Collect your thoughts before you begin your work.
İş her zaman dokuzda başlamaz.Work doesn't always begin at nine.
İşinizi başlamadan önce planlayın.Plan your work before you start it.
Yağmur yağmaya başladığında, neredeyse başlamamıştık.We had hardly started when it began to rain.
Hemen başlamayı tavsiye ederdim.I'd advise starting at once.
Gecikmeden o işe başlamalıyım.I must set about that work without delay.
Derhal başlamamız gerektiğini önerdim.I suggested that we should start at once.
Ben yağmur yağmaya başlamadan önce okula vardım.I reached school before the rain started.
Tekrar geri başlamamak üzere sigara içmeyi bırakacağım.I will quit smoking for good.
Ben başlamaya hazırım.I am ready to start.
Onun derhal başlamasını rica ettim.I asked him to start at once.
Biz hemen başlamalıyız.We must start at once.
Biz hemen başlamaya niyetlendik.We intended to start right away.
Biz onlara erken başlamalarını tavsiye ettik.We advised them to start early.
Biz ödevimize başlamalıyız.We must get down to our homework.
Oyun başlar başlamaz yağmur da başladı.As soon as the game started, it began to rain.
Oyun başlar başlamaz, yağmur yağmaya başladı.As soon as the game started, it began to rain.
Oyunun başlaması için sabırsızdım.I was impatient for the game to start.
Yağmur yağmaya başladığında biz başlamak üzereydik.We were about to start, when it began to rain.
Başlamaya hazır mısın?Are you ready to start?
Erken başlamak daha iyi olur muydu?Would it be better to start early?
Biz erken başlamaya karar verdik.We agreed on an early start.
Erken başlamamız gerektiğini önerdim.I suggested that we should start early.
Çok şişman olduğun için bir rejime başlamalısın.You must go on a diet because you are too fat.
Seyirci konserin başlamasını güçlükle bekleyebildi.The audience could hardly wait for the concert to begin.
Hava yarışın başlamasını geciktirecek.The weather will delay the start of the race.
Maziye sünger çekip yeniden başlamak için işimi bıraktım ve taşındım.I quit my job and moved so I could start off with a clean slate.
İşe tersinden başlamayın.Don't put the cart before the horse.
Onun ayakta durması herkesin odadan çıkmaya başlama işaretiydi.His standing up was the signal for everybody to start leaving the room.
Ona daha erken başlamasını tavsiye ettim.I advised him to start earlier.
Onun planı pazartesi günü başlamaktı.His plan was to start on Monday.
Otuz yaşına kadar resim yapmaya başlamadı.He didn't start to paint until he was thirty.
Paris'teki başka bir firmada başlamayı düşünüyor.He is thinking of starting another firm in Paris.
O başlamak üzereydi.He was about to start.
O, derse başlamadan önce boğazını temizledi.He cleared his throat before starting the lecture.
Hemen başlamamızı önerdi.He proposed that we should start at once.
O, bize başlamak için sinyal verdi.He gave us the signal to begin.
Derhal başlamamız gerektiğini önerdi.He suggested we should start at once.
İşine başlamayı planlıyor.He is planning to launch his business.
Yeni bir işe başlamak için sermayeye ihtiyacı vardı.He needed capital to start a new business.
Onlar başlar başlamaz yağmur yağmaya başladı.They had hardly started when it began to rain.
Onlar hemen başlamanın daha iyi olacağına karar verdiler.They decided that it would be better to start at once.
Onlar başlamak üzereler.They are about to start.
Onlar erken başlamak için aynı fikirdeler.They agreed to start early.
O, iki yanlış başlama yüzünden yarıştan diskalifiye edildi.She was disqualified from the race for two false starts.
O, yeni proje üzerinde çalışmaya başlamada hiç zaman kaybetmedi.She lost no time in starting to work on new project.
O daha önce başlamamız gerektiğini öne sürdü.She suggested that we should start earlier.
O, başlamak üzereydi.She was about to start.
Her cümlenin ilk sözcüğü büyük harfle başlamalıdır.The first word of every sentence should be capitalized.
Cümleye büyük harfle başlamalısın.You must begin a sentence with a capital letter.
Yarın işe başlamanız uygun olacak mı?Will it be convenient for you to start work tomorrow?
Yolculuğuna başlamaya hazır mısın?Are you ready to start your journey?
Derhal yolculuğuna başlamasını rica ettim.I asked him to begin his trip at once.
Bu sekiz otuzdan önce başlamayacak.It won't start before eight-thirty.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod