başlamışlar ile cümle
başlamışlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Charlie'nin aileside artık Wonka'yı benimsemiş ve hep beraber fabrikada yaşamaya başlamışlardır.Charlie accepteert en samen wonen ze in de Toko.
Dere kıyısında biraz yürümeye başlamışlar.Langs de oevers loopt een wandelpad.
Üçüncü kitapta ise çıkmaya başlamışlardır.In de eerste voorronde werd ze derde.
İlk memeliler Mezozoik Zaman'ın ilk dönemi sonlarında ortaya çıkmaya başlamışlardır.De laatste Thalattosuchiërs stierven aan het begin van het Vroeg-Krijt uit.
Ama "Closing Time" bölümünde dönüp tekrar başlamışlardır.W odcinku "Moje ABC" przyznają, że zaczynają spotykać się ponownie.
Aglebiler Sicilya'ya 827'den itibaren girmeye başlamışlardı.Ci dokonali inwazji na Sycylię w 827 roku.
İspolkom’daki partiler hızla örgütlenmeye başlamışlardı.Skauci w Rumunii pojawili się dosyć szybko.
1807'de Cezayir'de üslenen Türk korsanları ABD ticaret gemilerine tekrar saldırmaya başlamışlardır.W roku 1807 piraci z Algieru ponownie zaczęli zagarniać amerykańskie statki i ich załogi.
Kurt Angle ile yakınlaşmaya başlamışlardır.McMahon rozpoczął feud z Kurtem Angle.
Bedenlerine kasıtlı olarak işkence yapmaya başlamışlardır.Swoim ofiarom zadawał wyszukane tortury.
Üçüncü kitapta ise çıkmaya başlamışlardır.Na trzecim miejscu znaleźli się już po skokach.
Helenistik dönemde Yahudiler Yunancanın Koine diyalektini konuşmaya başlamışlardır.Ówczesna diaspora żydowska mówiła przeważnie językiem greckim.
Haçlılar ise Anadolu içlerine doğru ilerlemeye başlamışlardır.Towarzyszą jej – po bokach – aniołowie w ruchliwych pozach.
Japon sniperler sedye taşıyıcıları da hedef almaya başlamışlardı.Co gorsze Japończycy rozpoczęli także desant spadochroniarzy.
Los Angeles'ta bir stüdyo kurmuş ve orada 4. stüdyo albümleri üzerinde çalışmaya başlamışlardır.Obecnie mieszka w Los Angeles, gdzie pracuje nad nowym albumem.
Ondan sonra bağırarak yardım istemeye başlamışlardır.Det var förskräckligt att höra deras rop på hjälp.
Türkler Vadili'ye 17. yüzyılın başında yerleşmeye başlamışlar.Ryssarna brände ner Torneå under början av 1700-talet.
Bu tarihten sonra vadinin aşağısına göçmüşler ve şimdiki Bahçesaray’da yaşamaya başlamışlardır.Båda stenarna flyttades senare till din nuvarande placering i slottsträdgården.
Üçüncü kitapta ise çıkmaya başlamışlardır.Han åkte ut i tredje programmet.
Ama onlar geldikten birkaç saat sonra dünyayı yakıp yıkmaya başlamışlardır.När delarna började ruttna efter några år eldades de upp.
Nitekim, Kıpçaklar da zamanla farklı dinlere geçmeğe başlamışlardır.Det är även vanligt att unioner med tiden utvecklas från en typ till en annan.
1930'lara gelindiğinde, Türk güçleri üstünlük kurmaya başlamışlardı.Ryska inflytelser motstod man fram till 1930-talet då trycket blev för stort.
1871'de kurulan Alman İmparatorluğu sonucu kendileri de Avrupa'da söz sahibi olmaya başlamışlardır.Det tyska riket grundat 1871 kan därmed ha sägas upphört.
Bundan sonra Türkler yerleşmeye başlamışlardır.Потім тут стали поселятися і турки.
Aynı zamanda, Araplar Ege'de ilk ciddi akınlarına başlamışlardır.Тим часом араби почали свої перші серйозні набіги в Егейському морі.
Ayaz, toplantısına; Öykü de okula geç kalmıştır ve ikisi de taksi kapabilmek için kavga etmeye başlamışlardır.Вони познайомилися випадково на вулиці — обидва намагалися зупинити таксі.
Uzun bir süre beraber bu topraklarda yaşamaya başlamışlardır.Жив на цих землях довгий час.
Bu birlikler düzlükten geri çekilmiş ve siper kazmaya başlamışlardır.Вони зняли ліхтар з гігу і почали копати.
2015'in Ekim ayından itibaren Rus savaş uçakları Humus bölgesini vurmaya başlamışlardır.Наприкінці січня 2015 року російські бойовики розпочали наступ на Дебальцевський плацдарм.
İlk memeliler Mezozoik Zaman'ın ilk dönemi sonlarında ortaya çıkmaya başlamışlardır.Молоді гекони з'являються на початку серпня.
Yeniçeriler ve Boğaz yamakaları şehri talan etmeye baslamışlardı.Радянські танки і піхота почали обходити місто.
Bütün gece Tina'nın başında beklemiş ve ancak sabah yanından ayrılmaya başlamışlardır.Stáli u Tiny celou noc a teprve ráno začali odcházet.
Buztoynak binicileri, yeni bir hücum için toplanmaya başlamışlardı.Bohuslavičtí včelaři otevřeli novou stezku.
Çocuklar yavaşça açılmaya başlamışlar.Lidé je pomalu začali odvážet.
Öğrenciler, kendilerine verilen tedrisatın erkek öğrencilere verilenden az olduğunu düşünmeye başlamışlardı.Učitelé si mysleli, že dělají výzkum o nadaných dětech.
Ordudaki disiplin bozulmuş, askerler ahaliyi rahatsız etmeye başlamışlardı.Rozbušila srdce vězňů, stráže začaly zmateně pobíhat.
Adalar Tümeni kuvvetleri saat 14:15'te Pazaryeri’nin doğusuna ilerlemeye başlamışlardır.Trupele egiptene au arborat steagul național pe malul estic al canalului la 14:35.
Üçüncü kitapta ise çıkmaya başlamışlardır.Începând cu al treilea număr, apar colaborările.
İlk 172 otobüsün ihalesi 25 Ocak'ta yapılmış ve bu otobüsler bahar aylarında sefere başlamışlardır.Minerii s-au îmbarcat în 50 de autobuze în zorii zilei de 17 februarie.
İspolkom’daki partiler hızla örgütlenmeye başlamışlardı.Chemările la organizarea cruciadei au devenit rapid foarte populare.
Avrupalı kürk tüccarları 1800 lerin ortalarında İç Alaska'ya gelmeye başlamışlardır.Aranjamentele florale în Europa Aranjamentele florale ajung în Europa în jurul anului 1000 d.
Romalilar Aedular'in kasabası olan "Bibracte" ye doğru çekilmeye başlamışlardı.Romanii i-au urmărit până la orașul Bibracte.
Türkler Vadili'ye 17. yüzyılın başında yerleşmeye başlamışlar.Olandezii începuseră să colonizeze zona în primele decenii ale secolului al 17-lea.
Tam tersine Dirrty de onu aşağılayanlar bu şarkıyla onu daha çok anlamaya başlamışlardı.În locul acestuia începe să cânte bărbatul care l-a găsit.
Daha sonra sazlıkta saklananlar burada çitörmeye başlamışlardır.În mină, mulțimea adăpostită acolo începe să se neliniștească.
Aglebiler Sicilya'ya 827'den itibaren girmeye başlamışlardı.Az arabok betörései Szicília szigetére 827-ben kezdődtek.
Zamanın imparatorları ülke halkının gittikçe afyon bağımlısı olmasından rahatsızlık duymaya başlamışlardı.A gróf emigráns környezetétől is egyre inkább elszigetelődött.
Ama "Closing Time" bölümünde dönüp tekrar başlamışlardır.A "Part of Me" eleje és vége újra lett véve.
Zamanla saçı uzun olmayanlar da bu geleneksel başlığı takmaya başlamışlardır.A nők hagyományosan hosszú hajjal jártak, hajukat régen csak büntetésből vágták le.
Ama onlar geldikten birkaç saat sonra dünyayı yakıp yıkmaya başlamışlardır.Idő közben a pusztító beért és a világ kezdett darabjaira hullani.
2014 yılında EXO üyesi Baekhyun ile çıkmaya başlamışlardır.Taeyeon alkoi seurustella EXO:n jäsenen Baekhyunin kanssa helmikuussa 2014.
Buztoynak binicileri, yeni bir hücum için toplanmaya başlamışlardı.Sirkaksessa Utsit joutuivat uuden haasteen eteen.
Spurs oyuncuları artık şampiyonluk için geri sayıma başlamışlardı.VPS oli juuri noussut takaisin Mestaruussarjaan.
Sonunda Numenorlular Morgoth’a tapmaya, ona insan kurbanlar sunmaya başlamışlardı.Númenorilaiset uhrasivat ihmisiä ja palvoivat Morgothia, mutta pysyivät kuolevaisina.
Daha da kötüsü şeytani türler ormanda yağmaya başlamışlardı.Asustaako metsässä jotain vieläkin oudompaa?
Son dönemlerde ise tıbbî antropologlar tıbbın araştırma ile ilişkin konularını incelemeye başlamışlardır.Renessanssin aikana lääketieteen edustajat alkoivat hiljalleen tutkia ihmisruumista ruumiinavauksin.
İkisi randevulara çıkmaya başlamışlardır ve ilişkileri ilerlemiştir.Kaksikon välille kehittyi suhde ja he alkoivat seurustella.
Altıncı sezonda Willow ve Tara artık birlikte yaşamaya başlamışlardır.Neljännellä kaudella Vaughn ja Sydney alkavat seurustella jälleen.
Kurt Angle ile yakınlaşmaya başlamışlardır.Mysterio alkoi feudata Kurt Anglen kanssa.
İkisi 'Kavim' romanında yakınlaşmaya başlamışlardır. ^ erişilmiştir.Kumpikin on kyllästynyt maalaiselämään.