başlamışlar ile cümle

başlamışlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Birlikler 20 Kasım saat 08:30 itibarıyla iki kumsaldan karaya çıkartma yapmaya başlamışlardır.Las tropas comenzaron a desembarcar en dos playas a las 8:30 del 20 de noviembre.
Artık muhtelif Türk aşiretleri birbirlerini görerek İslama girmeye başlamışlardı.Los Vedas se les revelaron a los rishis.
Ailesi o iki yaşındayken İsveç'e göç etmiş ve Göteborg'da yaşamaya başlamışlardır.Su familia emigró a Suecia cuando tenía apenas 2 años de edad y residido en Göteborg.
Bu asimilasyon sonucu yerliler kendi öz kimliklerini hor gören tutum sergilemeye başlamışlardır.Se plantea la cuestión del silencio que nos han dejado los propios nativos sobre ellos mismos.
Üçüncü kitapta ise çıkmaya başlamışlardır.En el 3º libro muere.
2006 yılında kargo paketlemesi hizmetlerine başlamışlardır.Comenzó a presta sus servicios en 2006.
Ondan sonra bağırarak yardım istemeye başlamışlardır.Durante un tiempo se escucharon sus gritos pidiendo auxilio.
Bu arada Japonlar Pasifik'teki Alman etki alanlarını işgal etmeye başlamışlardı.Además el Imperio de Japón se apoderó de las colonias alemanas en el Pacífico.
Bu tarihten sonra vadinin aşağısına göçmüşler ve şimdiki Bahçesaray’da yaşamaya başlamışlardır.Desde ella se podía, antiguamente, observar la ciudad, oculta ahora por la vegetación del jardín.
Bu şekilde müderris olanlar medresede ders vermemeye başlamışlardır.Ya adultos, estos simios no parecen aprender por imitación.
Fransız şirketleri 1580'li yıllarda yün ticaretine başlamışlardı.Los comerciantes portugueses empezaron a negociar con Japón a principios de 1550.
Göçebeler ve Selçuklular ülkeyi istila etmiş ve Gürcülerin topraklarına yerleşmeye başlamışlardı.Empezaron a llegar más policías y judiciales, y se empezaron a subir al techo por las paredes.
Ondan sonra bağırarak yardım istemeye başlamışlardır.Ma la gente cominciò a morire e a invocare aiuto dal Cielo.
Kurt Angle ile yakınlaşmaya başlamışlardır.Chris inizia una faida con Kurt Angle.
Bu cesetler yaz sıcağında gayet çabuk kokuşup çürümeye başlamışlardı.Questi corpi, abbandonati al caldo sole estivo, dovevano essere sepolti in fretta.
Nitekim, Kıpçaklar da zamanla farklı dinlere geçmeğe başlamışlardır.Questi Jedi, cominciai a vederli sotto una luce diversa.
Daha sonraları toprak üzerine evler yapmaya başlamışlardır.Successivamente per comodità iniziarono a costruire le prime le case su quei terreni.
Araştırmacılara göre bu kumullar yaklaşık 440 bin yıl önce ortaya çıkmaya başlamışlardır.Di essi, e dei loro antenati, si hanno tracce risalenti a circa 40.000 anni fa.
Buztoynak binicileri, yeni bir hücum için toplanmaya başlamışlardı.I Brunette quindi si misero alla ricerca di un nuovo batterista.
21 Eylül'de şehrin içlerine girmeye başlamışlar ve önemli noktaları ele geçirmişlerdir.Il 21 settembre dovette arrendersi con quel che rimaneva dei suoi carri.
2015 yılında Hi Or Hey Records'ta Hey Violet adlı grupla çalışmaya başlamışlardır.Nel 2015 il gruppo cambiò nome in Hey Violet e si unì alla Hi or Hey Records.
Şövalye de onlardan birini sevmiş ve mutlu bir şekilde yaşamaya başlamışlar.I due ragazzi si piacquero subito e incominciarono a frequentarsi e poi lei andò a convivere con lui.
Bu sırada bir sonraki gün gerçekleştirilecek olan uzay istasyonundan ayrılma için hazırlıklara başlamışlardı.In seguito sono iniziati i preparativi per la prima passeggiata spaziale, prevista per il giorno successivo.
İlk İsveçliler zamanla kuzeye doğru yayılmaya başlamışlardır.I greci nel frattempo stavano cominciando a espandersi verso est.
Ama onları daha çok serüven bekliyordu, ne de olsa serüvene daha yeni başlamışlardı...Tuttavia, hanno richiesto accurato restauro, dal momento che avevano comunque subito danni.
Ama sonunda kabul etmiş ve ilk albümleri Herzeleid (Kalp Ağrısı) üstünde çalışmaya başlamışlardır.A questo punto il gruppo incominciò a lavorare al proprio primo album Herzeleid (Mal di cuore).
Bütün gece Tina'nın başında beklemiş ve ancak sabah yanından ayrılmaya başlamışlardır.Они стояли возле Тины всю ночь, и начали уходить лишь утром.
2016'da iş ortağı ve partneri Frances Valentine ile yeni bir moda markası üzerinde çalışmaya başlamışlardır.В 2016 году она и её партнеры запустили новый модный бренд Frances Valentine .
Irklar, kaynakların herkese yetmeyeceğini anladıkları anda birbirlerini yemeye başlamışlar.И я подумал, смешно будет, если они все в конце концов съедят друг друга.
Bundan sonra Türkler yerleşmeye başlamışlardır.Затем здесь стали поселяться и турки.
Artık muhtelif Türk aşîretleri birbirlerini görerek İslâma girmeye başlamışlardı.Внешне они приняли ислам, но на самом деле были противниками мусульман.
Daha sonra Rocky'nin evine gitmişlerdir ve orada kaynaşıp flört yaşamaya başlamışlardır.Они вернулись к дому Лори, чтобы почиститься и выпить.
Ondan sonra bağırarak yardım istemeye başlamışlardır.Слышатся её крики о помощи.
Daha da kötüsü şeytani türler ormanda yağmaya başlamışlardı.Со временем все больше и больше Злумов вторгаются в лес.
Öğrenciler, kendilerine verilen tedrisatın erkek öğrencilere verilenden az olduğunu düşünmeye başlamışlardı.Он просто не мог думать на уровне молодых студентов.
Şövalye de onlardan birini sevmiş ve mutlu bir şekilde yaşamaya başlamışlar.Парень принял её за другую девушку, полюбил её, и они стали жить вместе.
İlk memeliler Mezozoik Zaman'ın ilk dönemi sonlarında ortaya çıkmaya başlamışlardır.Стегоцефалы вымерли в начале мезозоя.
2016'da iş ortağı ve partneri Frances Valentine ile yeni bir moda markası üzerinde çalışmaya başlamışlardır.عام 2016، أطلقت هي وشركائها العلامة التجارية الجديدة فرنسيس فالنتين.
Balkan Savaşı yıllarında kadınlar toplum yaşamında daha aktif rol almaya başlamışlardı.قامت السيدات خلال حرب البلقان بدوراُ فعالاً في المجتمعات البشرية.
Kurt Angle ile yakınlaşmaya başlamışlardır.حين تحالف مع كيرت أنجل.
Hunların baskısı altındaki barbar kavimler, Roma İmparatorluğu'nu zorlamaya başlamışlardır.وبدأت أقوام البربر التي كانت تحت سيطرة الهون بالضغط على امبراطورية روما.
Üçüncü kitapta ise çıkmaya başlamışlardır.والكتاب الثالث كتب فيه خلعه.
Araştırmacılara göre bu kumullar yaklaşık 440 bin yıl önce ortaya çıkmaya başlamışlardır.تشير الفحوص إلى أن تلك المجموعة قد ظهرت قبل نحو 48.000 سنة.
Türkler Vadili'ye 17. yüzyılın başında yerleşmeye başlamışlar.بدأت السياحة بالوصول إلى بوراكاي بحلول سبعينيات القرن العشرين.
Birlikler 20 Kasım saat 08:30 itibarıyla iki kumsaldan karaya çıkartma yapmaya başlamışlardır.As tropas então começaram a desembarcar nas duas praias pré-determinadas em 08:30h de 20 de novembro.
Robbie ve Chambers albümü geliştirmeye 1998 ilkbaharında Jamaika'da başlamışlardı.Junto com Guy Chambers, tinham começado a escrever as músicas do álbum na Jamaica, na primavera de 1998.
Daha sonra sazlıkta saklananlar burada çitörmeye başlamışlardır.Assim, esporadicamente, viagens de caçada iniciam-se aqui.
Ondan sonra bağırarak yardım istemeye başlamışlardır.Durante algum tempo puderam ser ouvidos seus gritos pedindo ajuda.
Bu kilise üyeleri zamanla kilisede yapılan toplu ibadetlerde bir öncelik sahibi olmaya başlamışlardır.Estes anciãos se encontram em um nível local na Sessão de igreja.
Bunun üzerine Göktürkler yeni bir müttefik arayışına başlamışlardı.Em seguida fizeram outro quick-turned" e partiram para a terceira onda.
Böylece İngilizler 19 Eylül 1918 günü büyük bir taarruza başlamışlardı.Daar hadden de Fransen op 26 september 1918 een groots offensief opgezet.
Kurt Angle ile yakınlaşmaya başlamışlardır.Zijn plaats werd ingenomen door Kurt Angle.
Bunun üzerine Göktürkler yeni bir müttefik arayışına başlamışlardı.Daarna begon hij aan een inhaalrace en werd hij derde.
Uzun bir süre beraber bu topraklarda yaşamaya başlamışlardır.Sinds een jaar leven ze samen in de natuur.
Bu cesetler yaz sıcağında gayet çabuk kokuşup çürümeye başlamışlardı.In de zomer gingen de kadavers snel stinken en ontbinden.
Thorin dağa ulaştığında gizli kapıyı bulmak için aramaya başlamışlardır.Daarna komen ze aan bij de ingang van Erebor, waar ze de geheime toegangspoort van de berg zoeken.
Fransız kuvvetleri ile Britanya 8. Kolordusu Liri vadisine girmeye başlamışlardı.Diep in het bos hield het Frans 108e regiment het uit.
Uzun yıllar önce yeraltından yaşamaya başlamışlardır.Dat wil zeggen dat zij op Aarde al lang vervallen zijn.
Avusturya orduları Balkanlarda Niş'e doğru sarkmaya başlamışlardı.De Oostenrijkers focusten voortaan op het Italiaanse front.
Miami taraftarları da yavaş yavaş salonu boşaltmaya başlamışlardı.Daarna moesten ook de verdedigers van Nimy zich geleidelijk terugtrekken.

İlgili Sayfalar