başlamışlar ile cümle

başlamışlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
11
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Artık muhtelif Türk aşiretleri birbirlerini görerek İslama girmeye başlamışlardı.The men stared at one another.
Türk göçmenler çok sayıda ve çok hızla Trakya'ya yerleşmeye başlamışlardı.A large number of Turkish immigrants began to settle in Thrace very quickly.
Aynı zamanda, Araplar Ege'de ilk ciddi akınlarına başlamışlardır.Meanwhile, the Arabs began their first serious raids in the Aegean.
Evliliğini kurtardığını düşünürken eşler iyice işi abartmış ve ayrı yaşamaya başlamışlardı.Believing her marriage was over, they began an affair.
Bütün gece Tina'nın başında beklemiş ve ancak sabah yanından ayrılmaya başlamışlardır.They stood over Tina for the night and then began to leave in the morning.
Haçlılar ise Anadolu içlerine doğru ilerlemeye başlamışlardır.They marched troops from Madras, and began preparing for a siege.
Ayrıca Dick Versace ve Bird NBA'deki koçluk kariyerlerine Pacers'ta başlamışlardı.Dick Versace and Bird have spent their entire NBA coaching careers with the Pacers.
Daha deneyimli donanmalar, "diekplous" olarak adlandırılan bir manevra uygulamaya başlamışlardı.More experienced naval powers had by this time also begun to use a manoeuver known as diekplous.
Robbie ve Chambers albümü geliştirmeye 1998 ilkbaharında Jamaika'da başlamışlardı.Williams and Chambers started the writing process of the album in Jamaica in the spring of 1998.
Birlikler 20 Kasım saat 08:30 itibarıyla iki kumsaldan karaya çıkartma yapmaya başlamışlardır.Troops began to go ashore at two beaches at 08:30 on 20 November.
M.Ö. 479'larda ise Tras arazisinden çıkarılmaya başlamışlardır.The 2479 ended its service on these routes.
Myanmar'da devam eden baskılardan kaçan Müslüman Rohingyalar dışarıya göç etmeye başlamışlardır.Many Rohingya Muslims have fled Myanmar.
Ama sonunda kabul etmiş ve ilk albümleri Herzeleid (Kalp Ağrısı) üstünde çalışmaya başlamışlardır.Eventually, he agreed to join, and the group began work on their first album, Herzeleid (Heartache).
Irklar, kaynakların herkese yetmeyeceğini anladıkları anda birbirlerini yemeye başlamışlar.And I thought, wouldn't it be funny if they all ended up eating each other?
İspolkom’daki partiler hızla örgütlenmeye başlamışlardı.At the time, the western prairies were being rapidly settled.
Göçebeler ve Selçuklular ülkeyi istila etmiş ve Gürcülerin topraklarına yerleşmeye başlamışlardı.Survivors abandoned the region and began to settle in the pasturelands of the interior.
Muhacirlerin yaptığı gibi Ulu çukurlular da köyü terk etmeye, şehirlere göçmeye başlamışlardır.Like the Swedish troops before, they ravaged the countryside as well as the towns.
Kurt Angle ile yakınlaşmaya başlamışlardır."WWE releases Kurt Angle".
Böylece kentler inşa edip, yabancı ülkelerle ticaret yapmaya başlamışlardır.Forbidding colonies to trade with other nations.
Ailesi o iki yaşındayken İsveç'e göç etmiş ve Göteborg'da yaşamaya başlamışlardır.His family immigrated to Sweden when he was 2 years old and resided in Gothenburg.
Ayaklanmacılar Kırşehir'e doğru ilerlemeye başlamışlardı.Rebels subsequently began an advance towards Zliten.
Daha sonra Cumhuriyetin kurulacağı dönemde Ermeniler bu topraklardan göç etmeye başlamışlar.Shortly after the conclusion of that treaty, the resettlement of the Armenians to this land began.
Ayrıca son zamanlarda köyden göç eden birçok aile köye geri dönmeye başlamışlardır.A number of more recent rural residences now occupy the same area.
Bu asimilasyon sonucu yerliler kendi öz kimliklerini hor gören tutum sergilemeye başlamışlardır.One way is that of the assimilationists who have renounced their Jewishness.
- Görüşmelere başlamışlar.They've started negotiating.
Bu da arka taraftaki Bakire Meryem. Silmeye başlamışlar.Here's the Virgin Mary on the backside, which they started to wipe off.
Bu doğum tarihi. 1930 ile başlamışlar 10 yıllık aralarla 2000'e kadar geliyor. .They go all the way up to the year 2000 in increments of 10 years.
Ressamlar bu öğelerin kendi başlarına anlamlı olabilmelerinin yollarını aramaya başlamışlar.It's that formal qualities of painting itself can have its own experiential aspect.
Bazıları da çoktan yürümeye başlamışlardır bu yüzden evinizi güvenli hale getirmeniz önemli.Some are already walking so you want to make sure that your house is baby proofed.
Yani daha o zamandan şikayet etmeye başlamışlardı. "tiksinerek kapatmadan önce."So, already, they're complaining about the manuals: "before closing down in disgust ... "
Dünyada ilk başlamışlardı serseri onu maç gördüm.Ne'er saw her match since first the world begun.
İlkinden sonra ucuz ve basit yönteme geçiş yapmak muhtemelen hatalı," demeye başlamışlar.It probably is the wrong thing to do to switch and use the cheap and simple solution."
Diğer müzisyenler beni onlar ile çalmam için davet etmeye başlamışlardı.Other musicians began to invite me to play with them.
Hangi yaş aralığında okula başlamışlardı?What time of life had they started school?
İngilizler değersiz İngiliz parasından kurtulmak için bir satış çılgınlığına başlamışlar.The English went into a selling frenzy to get rid of worthless English money.
Onlar da "Bu iki büyükanne..." diye anlatmaya başlamışlar.They said, "These two grandmothers ... "
Ve ona doğru yürümeye başlamışlar. sonra altı parça akordeon gibi tekrar birleşmişler.And then the six figures came together again, like a concertina.
Dikkat ederseniz, müşteri prototipleri hakkında birkaç hipotezle başlamışlar.Notice they were beginning with a series of hypotheses about their customer archetype.
Savaştan sonra Türkler, Sırbistan üzerinde 500 yıl sürecek egemenliklerine başlamışlardı.After the battle, the Turks began their domination of Serbia that would last 500 years.
İspanyollar geldiğinde, yerliler bitkiyi yetiştirmeye başlamışlardı.By the time the Spanish arrived, the natives had begun to cultivate the plant.
15 ile 24 yaş arasındakilerin % 24’ü kendi “yerli” dillerini bu dönemde tekrar öğrenmeye başlamışlardır.Von den 15 bis 24-Jährigen sprechen mittlerweile 24 % wieder ihre indigene Sprache.
Artık muhtelif Türk aşîretleri birbirlerini görerek İslâma girmeye başlamışlardı.Dann nahmen (auch) andere den Islam wie ihr an.
Birlikler 20 Kasım saat 08:30 itibarıyla iki kumsaldan karaya çıkartma yapmaya başlamışlardır.Die Truppen landeten am 20. November um 8:30 Uhr an zwei Stränden.
Sağcı gruplar özellikle yapımcı Yamamoto'yu tehdit etmeye başlamışlardır.So häuften sich die Drohungen rechtsradikaler Gruppierungen, vor allem gegen Koproduzent Yamamoto.
1850 yılından itibaren Fransızlar bölgede hakimiyet kurmaya çalışarak bölgeyi kolonileştirmeye başlamışlardır.Ab ca. 1850 begannen die Franzosen das Gebiet des heutigen Guinea zu kolonialisieren.
Yeniçeriler ve Boğaz yamakaları şehri talan etmeye baslamışlardı.Den Erwerb von Instrumenten und Uniformen unterstützte die Stadt Büdingen.
Üçüncü kitapta ise çıkmaya başlamışlardır.Sie tauchen nur im dritten Buch auf.
Onun zamanında Hindistan ticaretinde Hollandalılar'da rol almaya başlamışlardır.Die Holländer betätigten sich einerseits im Pelzhandel mit den Indianern.
2006 yılında kargo paketlemesi hizmetlerine başlamışlardır.2006 stellte die Dienstbahn ihren Betrieb ein.
İspolkom’daki partiler hızla örgütlenmeye başlamışlardı.In der Verbandsliga konnten sich die Emsdettener schnell etablieren.
Bundan sonra Türkler yerleşmeye başlamışlardır.Danach siedelten sich Türken in dem Gebiet an.
2000 yıllarında yaşamaya başlamışlardır.Ils vivent 2 000 ans.
1850 yılından itibaren Fransızlar bölgede hakimiyet kurmaya çalışarak bölgeyi kolonileştirmeye başlamışlardır.Au XVIIe siècle, les Français ont commencé à coloniser la région.
Myanmar'da devam eden baskılardan kaçan Müslüman Rohingyalar dışarıya göç etmeye başlamışlardır.Le camp héberge principalement des Rohingya fuyant les persécutions des musulmans en Birmanie.
Gimrililer Türkiye'ye yüzyıllar önce göçmeye başlamışlardır.Les Micmacs avaient auparavant campé sur l'île pendant des centaines d'années.
Şehirde yaşayanlar dışa doğru akmaya başlamışlardır.Les enfants de la Zone commencent à communiquer avec les gens à l’extérieur.
Aynı zamanda, Araplar Ege'de ilk ciddi akınlarına başlamışlardır.Les Japonais rencontrent alors leur première résistance sérieuse.
Bütün gece Tina'nın başında beklemiş ve ancak sabah yanından ayrılmaya başlamışlardır.Se pararon al lado de Tina durante la noche y comenzaron a irse en la mañana.
Son yıllarda operaevleri yapımlarında Cherubini'nin orijinal Fransızca versiyonunu kullanmaya başlamışlardır.Más recientemente, las compañías de ópera han vuelto a la versión original de Cherubini.
Ayrıca, WWF'nin düşman karakteri olan Nation of Domination lideri The Rock ile bir rekabete başlamışlardı.Sin embargo, empezó a mostrarse celoso del miembro de la WWF The Rock.

İlgili Sayfalar