başlamış ile cümle
başlamış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Böylece yeni bir iç savaş başlamış oluyordu.Een nieuwe burgeroorlog volgde.
Tüm elemanlar başka gruplarla başka yerlerde çalmaya başlamıştı.Alle bandleden speelden later nog in andere bands.
6 yaşında şarkı söylemeye başlamış ve ilk performansını 6 yaşında yapmıştır.Hij startte met zingen en optreden op zesjarige leeftijd.
2004 yılında kurulmuş, Şubat 2005'te hizmet vermeye başlamıştır.De luchtvaartmaatschappij is in december 2004 opgezet en begon in februari 2005 met het leveren van diensten.
2012 yılında kariyerine başlamıştır.MØ begon haar carrière in 2012.
Afet 26 Nisan 1986 Cumartesi günü 4 numaralı reaktörde yapılan sistem testi esnasında başlamıştır.In de ochtend van 26 april 1986 werd in kernreactor nummer 4 van het complex een test uitgevoerd.
Lavoisier'in keşifleriyle kimyaya ilgi duymaya başlamıştır, fakat hiçbir zaman onun kadar iyi olamayacaktı.Hij voelde zich aangetrokken tot de ontdekkingen van de scheikundige Lavoisier, maar hij werd nooit zo bekend.
1997 yılında deneme üretimine başlamış olup 1998 yılında tam üretime geçmiştir.In 1997 begon de productie en in 1998 werd het model officieel gepresenteerd.
2008 yılının Mart ayında hizmete başlamıştır.In dienst vanaf maart 2008.
Basına rağmen suçu araştırmaya başlamıştır.Na zijn onderzoeken begon hij te publiceren.
Çocukken bir travma geçirmiş, konuşamamaya başlamıştır.Ze begon te lijden aan dementie en kon niet meer praten.
Ancak son yıllarda mevsimlik te olsa (özellikle yaz aylarında) geri dönüşler başlamıştır.Hij wordt jaren achtereen herkozen aan het einde van zijn termijn.
Weltbühne için de yeniden düzenli olarak çalışmaya başlamıştı.Ook keerde hij regelmatig terug naar het toneel.
Oyunlar 30 Ocak 1948'de başlamıştır.De opnames begonnen in juni 1948.
2010 yılından sonra ise tekrar Terman adıyla anılmaya başlamıştır.Na enkele omdopingen kwam de naam Fokker in 2010 opnieuw in gebruik.
Oyunculuğa çok genç yaşlarda başlamıştır.Hij begon al op zeer jonge leeftijd met acteren.
Seçim tarihi yaklaştıkça aradaki açık kapanmaya başlamıştır.Toen de verkiezingen dichterbij kwamen werd de uitslag steeds duidelijker.
Futbola Rosario Central'in altyapısında başlamıştı.Faurlíns voetbalcarrière begon bij Rosario Central.
Kiril artık konuşmaya başlamıştır ama hala birbirinin dilini anlamazlar.Als Nikki ten tonele wordt gevoerd, spreekt ze een taal die de hoofdpersonen niet verstaan.
Osmanlı Devleti artık yavaş yavaş safını belli etmeye başlamıştı.De SS-leiding maakte zich zorgen over de trage voortgang van de bouw.
Bu sezon 31 Ekim 2006'da başlamıştır.Dit seizoen begon op 8 november 2008.
Çok küçük yaşlarda şarkı söylemeye başlamıştır.Ze begon op jonge leeftijd te zingen.
Böylece de bankacılığın temeli oluşmaya başlamıştır.Daardoor kwam er een bankrun op gang.
1947'den itibaren halkın komünistlere verdiği destek azalmaya başlamıştır.Aan het eind van 1947 werden de met de communisten collaborerende partijen gezuiverd.
Bu cesetler yaz sıcağında gayet çabuk kokuşup çürümeye başlamışlardı.In de zomer gingen de kadavers snel stinken en ontbinden.
17 yaşında Melbourne'a yerleşerek profesyonel oyunculuğa başlamıştır.Op zijn 21ste verhuisde hij naar Melbourne om een carrière als acteur te kunnen beginnen.
Hakemliğe 1995'te başlamıştır.Dommering begon daar in 2005.
Kız kardeşine kötü örnek olduğunu düşünmeye başlamıştır artık.Men verweet haar een slecht voorbeeld te zijn.
Seri 2001 yılında Dark Horse Comics tarafından yayınlanmaya başlamıştır.De graphic novel van de film werd in januari 2007 uitgebracht door Dark Horse Comics.
Savaş esnasında ekran kararmaya başlıyorsa pilot yüksek G kuvvetinden dolayı bayılmaya başlamıştır.Bij een black-out verliest de piloot tijdelijk het bewustzijn totdat de g-krachten zijn afgenomen.
2009 yılında tekrar başlamıştır.Deze zijn allemaal heropend in 2009.
Günün ilerleyen saatlerinde top atışı yeniden başlamıştı.Langs het volledige front begonnen de vuurgevechten opnieuw.
O sıralar Amerikalı yerleşimcilerin yanı sıra İspanyollarda bu bölgeye akın etmeye başlamıştı.Geleidelijk begonnen ook Amerikaanse kolonisten tot het gebied door te dringen.
Hatta arada sırada insanların hayatlarını kurtarmaya başlamıştır.Daarnaast maakte hij af en toe een uitstapje naar het ontstaan van het leven.
Yapı işleri 2006 yılında başlamış ve dört yıl sürmüştür.De bouw startte in 1993 en duurde drie jaar.
Dizi 26 Eylül 2011 tarihinden itibaren hafta içi her gün yayınlanmaya başlamıştır.Sturm der Liebe wordt sinds 26 september 2005 elke werkdag uitgezonden.
Böylelikle Hersek'te Müslümanlık yayılmaya başlamıştır.Hiertegenover staat dat ook in Jekaterinenburg de vreemdelingenhaat groeit.
İlk sahne deneyimi, küçük yaşlarda Tel-Aviv'deki bir gey kulübünde çalmaya başlamıştır.Hij begon zijn optredens als goochelaar in nachtclubs in Tel Aviv.
Havaalanında 1972 sonrasında ise düzenli uluslararası uçuşlar başlamıştır.Vanaf 1972 worden er reguliere vluchten op buitenlandse bestemmingen aangeboden.
Vücut geliştirme sporuna 1983 yılında başlamıştır.Hij startte zijn sportloopbaan op in 1983.
Sürekli şiddetli öksürükleri başlamıştı.Zijn handen beefden onophoudelijk.
Fernandez 16 yaşından beri genç millî takımla uluslararası yarışmalara katılmaya başlamıştır.Al vanaf 16-jarige leeftijd deed Hashimoto mee aan internationale kampioenschappen.
7 yaşında koro'larda söylemeye başlamıştır.Hij begon op zevenjarige leeftijd met turnen.
İlk yaylamız Çökercük(Sameyil yurdu)'e çıkmakla başlamıştır.Toen bracht hij de eerste slag toe.
Küme düşen Fredrikstad, 2004'ten bu yana Eliteserien'de yeniden mücadele etmeye başlamıştır.Pas in 2003 wist Fredrikstad weer te promoveren naar de Eliteserien.
Orada Yahudiliğin temellerini okullarda öğretmeye başlamış.Daar begon hij Jodendom te onderwijzen binnen het openbare scholennet en op Joodse scholen.
Fakat gittikçe yüksek yaşını göstermeye başlamıştı.Men hield vooral rekening met zijn almaar stijgende leeftijd.
Thorin dağa ulaştığında gizli kapıyı bulmak için aramaya başlamışlardır.Daarna komen ze aan bij de ingang van Erebor, waar ze de geheime toegangspoort van de berg zoeken.
Bu arada Çekoslovakya'da Komünist Parti güç kazanmaya başlamıştı.Zo kreeg in Tsjecho-Slowakije de communistische partij alle macht in handen.
Bu tarihten itibaren ilk Bulgar yerleşimciler bölgeye gelmeye başlamıştır.Vanaf het stenen tijdperk kwamen de eerste bewoners al naar dit eiland.
Fransız kuvvetleri ile Britanya 8. Kolordusu Liri vadisine girmeye başlamışlardı.Diep in het bos hield het Frans 108e regiment het uit.
Ligue 1'de oynamaya başlamıştır.Hiermee ging hij spelen in de Ligue 1.
OGAE, 1984 yılında Finlandiya'da çalışmalarına başlamıştır.OGAE bestaat sinds 1984, toen het werd opgericht in Finland.
Kariyerine stand-up komedyeni olarak başlamıştır.Hij begon zijn carrière als stand-upcomedian.
Müzik kariyerine ise assolist olarak başlamıştır.Zijn muzikale loopbaan begon per toeval.
2007 Haziran ayından itibaren tekrar sahnelenmeye başlamıştır.Vanaf juni 2007 is het echter weer opnieuw ingevoerd.
Daha sonra bu yerleşim Hicaz Demiryolu'nun inşa edilmesiyle gelişmeye başlamıştır.Dit watertje verdween bij de aanleg van de Spoorweghaven.
Uzun yıllar önce yeraltından yaşamaya başlamışlardır.Dat wil zeggen dat zij op Aarde al lang vervallen zijn.
Hem de Troialılar'la tanışmaya başlamış olabilecekleri de akla geliyor.Het is dus mogelijk dat deze ook Troje VIIa hebben vernietigd.
Playofflar 21 Nisan'da başlamıştır.De play-offs begonnen op 21 april.