başlamış ile cümle
başlamış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Saltanatı umut verici bir işaretle başlamıştı.Il libro termina tuttavia con una nota di speranza.
Bu nedenle yolculuk 2000 yıl sürdü ve vardıklarında çok geç kalmışlar, Saylon savaşı başlamıştı.Dopo 2000 anni di viaggio il loro arrivo avvenne troppo tardi, la ribellione era già cominciata.
Sonra önceden belirlenmiş bir duraklamanın peşi sıra, beş kırmızı ışık söner ve yarış başlamış olur.In partenza da fermo, le auto partono quando si spengono 5 luci rosse che danno inizio alla gara.
Nitekim, Kıpçaklar da zamanla farklı dinlere geçmeğe başlamışlardır.Questi Jedi, cominciai a vederli sotto una luce diversa.
1627'de öğrenci kabul etmeye başlamıştır ki bunlarında arasında Gerrit Dou da bulunur.Nel 1627 Rembrandt iniziò ad accettare a sua volta degli apprendisti, tra i quali Gerrit Dou.
Bu albümün ardından dördüncü stüdyo albümünün hazırlıklarına başlamıştır.Sulla scia di questo nuovo EP iniziano i lavori per il quarto album.
Öte yandan çocuk da zehirden dolayı kusmaya başlamıştır.Chi fuma avvelena anche te.
İsteksiz bir şekilde o da öldürmeye başlamıştır.Disperata si uccise anch'ella.
Bu arada Ogre en güçlü dövüşçülere saldırıp onların güçlerini çalmaya başlamıştır.A quel punto Grom raccolse a se tutti i suoi migliori guerrieri e attaccò le forze degli Ogre.
İlk Mabel üzerinde denediği ürün başarıya ulaşınca, Williams posta yoluyla yeni ürününü satmaya başlamıştır.Le prove furono un successo e Williams iniziò a venderlo via posta.
İlk yerleşim Orta Çağ'da oluşmaya başlamıştır.La via ha cominciato a formarsi nel Medioevo.
Kariyeri 1993'te başlamıştır.Iniziano la loro carriera nel 1993.
25 Şubat 2008'de Cumhurbaşkanı olarak görevine başlamıştır.Ha iniziato il suo mandato il 25 febbraio 2008.
Kör Seçmeler 29 Eylül'deki birinci bölümle başlamıştır.L'operazione di accerchiamento terminò alle prime luci del giorno del 29 settembre.
Daha sonraları toprak üzerine evler yapmaya başlamışlardır.Successivamente per comodità iniziarono a costruire le prime le case su quei terreni.
1940 yılında doğan Brodsky yazmaya henüz 18 yaşında başlamıştır.Stando allo stesso Brodskij, egli comincia a scrivere poesie a 18 anni.
Bu sezon 30 Ekim 2007'de başlamıştır.La terza stagione è iniziata il 30 settembre 2007.
Fenerbahçe'den ayrıldıktan sonra Yalova'da yaşamaya başlamıştır.Quando non viaggiava per lavoro, viveva a Yoncalla.
Okul 2010-2011 Akademik Yılına yeni binasında başlamıştır.Il programma è stato inaugurato nell'anno accademico 2010–2011.
Mustafa törende yeyip içmeye başlamıştır.Acab andò a mangiare e a bere.
7 yaşında Tiran Sirkinde akrobat olarak çalışmaya başlamıştır.Quando aveva sette anni entrò nel Circo di Tirana come acrobata.
Daha sonra İspanya'nın NATO ve AB üyeliği sonucunda, ilişkiler daha da artmaya başlamıştır.Dopo la Crisi bulgara, però, i rapporti con Vienna peggiorarono ancora.
Khrunov, 1941'de eğitim görmeye başlamıştır.Kiesling continuò ad allenare nel 1940.
Deportivo Independiente Medellín takımında futbola başlamıştır.Comincia ad allenare in patria, all'Deportivo Independiente Medellín.
Böylece ikisi arasında sıkıntılı ve zor bir dostluk süreci başlamıştır.Tra i due comincia nel frattempo una complicata e conflittuale relazione sentimentale.
Futbola Kayseri Erciyesspor'da başlamıştır.Cresce calcisticamente nella Primavera del Cagliari.
Kalıcı nüfus 18. yüzyılda yerleşmeye başlamıştır.Una popolazione permanente si sviluppò nel XVIII secolo.
Son yıllarda, Perlman orkestra idare etmeye başlamıştır.In questi anni iniziò anche a condurre un'orchestra.
Araştırmacılara göre bu kumullar yaklaşık 440 bin yıl önce ortaya çıkmaya başlamışlardır.Di essi, e dei loro antenati, si hanno tracce risalenti a circa 40.000 anni fa.
Kariyeri inanılmaz bir şekilde başlamıştır.Il suo lavoro comincia in maniera assolutamente amatoriale.
2009 yılında tekrar başlamıştır.Furono momentaneamente di nuovo primi durante il 2009.
Daha sonra filmlerde oyunculuk yapmaya başlamış ve birçok birçok ödül kazanmıştır.Iniziò a dipingere, ottenendo presto numerosi premi.
Buna karşın araştırmacıların ilgisini ancak son yıllarda kazanmaya başlamıştır.In realtà, solo negli ultimi anni i ricercatori non asiatici hanno preso ad interessarsene.
Mazici, kariyerine grafik sanatıyla başlamıştır.Presto intraprese la carriera di grafico.
1960'lı yıllarda oyunculuğa başlamıştır.Inizia a recitare attorno agli anni sessanta.
Böylece sezona 2 yenilgi ile başlamış oldu.Cominciò, però, la stagione con tre ritiri.
10 Ağustos 2009 günü su tutulmaya başlamıştır.È il 15 agosto, la sera l'aria comincia a rinfrescarsi.
Üniversite yıllarında okul konserleri ve festivalleri düzenleyerek başlamıştır.La Scuola ha promosso fin dalla sua nascita numerosi concerti e festival.
Buztoynak binicileri, yeni bir hücum için toplanmaya başlamışlardı.I Brunette quindi si misero alla ricerca di un nuovo batterista.
Beş yaşında piyano çalmaya başlamış, yedi yaşında ilk konserini vermiştir.Iniziò a suonare lo strumento a cinque anni e diede il suo primo concerto professionistico a sette anni.
Süveyş'in yeniden yapılandırılması 1973'te Mısır'ın Süveyş Kanalı'nı yeniden açmasından sonra başlamıştır.Il Primo ministro Eden vuole contrattaccare dopo la presa del Canale di Suez da parte dell'Egitto.
Bu kavram yaygın olarak II. Dünya Savaşından sonra kullanılmaya başlamıştır.Questa abitudine era ancora ampiamente diffusa dopo la seconda guerra mondiale.
Genç yaşta Japonya'da yaşamaya başlamıştır.In Giappone ha iniziato una nuova vita.
21 Eylül'de şehrin içlerine girmeye başlamışlar ve önemli noktaları ele geçirmişlerdir.Il 21 settembre dovette arrendersi con quel che rimaneva dei suoi carri.
Şirket 1961 yılında kurulmuş ve uçuş seferleri düzenlemeye başlamıştır.La compagnia venne fondata e iniziò le operazioni di volo nel 1962.
Kosova'da, Haziran 1999 tarihinde başlamıştır.A Cuba, essa ha luogo in giugno.
17. yüzyıldan itibaren vezir derecesinde bulunanlar tayin edilmeye başlamıştır.All'inizio del XIII secolo, appaiono gli ordini mendicanti.
Çünkü Taylor, tamamen sokak hayatını benimsemişti ve uyuşturucu satmaya başlamıştı.Dukie ormai vive con i venditori ambulanti ed inizia a drogarsi.
Böylelikle kalecilik yaşantısına başlamış oldu.Alla sua morte iniziò il processo di beatificazione.
1975 yılında Hisaişi ilk halk konserini vermiş ve adını duyurmaya başlamıştır.Nel 1975 prende il nome d'arte e pubblica il suo primo singolo.
Ash, yolculuğuna Kanto bölgesinde başlamıştır.La serie si conclude con la prima parte del viaggio a Kanto.
Böylelikle 3. kohabitasyon dönemi başlamıştır.Ebbe inizio così il progetto E3.
Bu arada ana Moğol kuvvetleri Çin topraklarında ilerlemeye başlamıştı.In questo periodo i monaci Kuchanesi iniziarono a viaggiare in Cina.
2012 yılında, gitar çalmaya başlamıştır.Nel 1990, comincia a suonare la chitarra.
2015 yılında Hi Or Hey Records'ta Hey Violet adlı grupla çalışmaya başlamışlardır.Nel 2015 il gruppo cambiò nome in Hey Violet e si unì alla Hi or Hey Records.
Bu arada T-Bag bir psikiyatriste görünmeye başlamıştır.Nel frattempo, Butt-head si propone come medico.
İnsanlara özgü hisler onun zihnini karıştırmaya başlamıştır.Improvvisamente i personaggi che sta creando cominciano a invadere la sua mente.
Futbola Elazığ amatör ligi takımlarında başlamıştır.È cresciuto calcisticamente nelle file del Cenate Sotto.
Korkunç bir takip başlamıştır.Inizia un vero e proprio inseguimento.
Osmanlı'nın yükseliş döneminde tavla çok büyük bir önem taşımaya başlamıştı.A Verona il clima iniziava ad essere molto teso.