başlamış ile cümle
başlamış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Çocukluğundan beri manga meraklısı olmuş ve yakın zamanda bir manga sanatçısı olmayı hedeflemeye başlamıştır.Es amante del manga desde su niñez y recientemente comenzó con el objetivo de ser un artista de manga.
Bu arada uluslararası siyasî hava değişmeye başlamıştı.Entretanto el ambiente político estaba cambiando.
Bu dönemlerde kapatılan dergi, 1927 yılında tekrar çıkmaya başlamıştır.La colaboración con esta revista cesará pronto, en 1927.
Zero başlıklı mangası serileşmeye Aylık Big Gangan dergisinde 25 Ekim 2013 tarihinde başlamıştır.Su serialización comenzó en la revista Big Gangan el 25 de septiembre de 2012.
Yayın hayatına Doğan Holding bünyesinde başlamıştır, ancak sonra kendi yayınını yapmaya başlamıştır.Comenzó la producción de un nuevo programa de entretenimientos, que a la vez sería conducido por él.
15 Haziran 2009'da kanal yeniden çalışmaya başlamıştır.El 15 de febrero de 2013 comenzó a operar nuevamente.
Meslek hayatına Süper FM'de radyoculuk yaparak başlamıştır.Empezó su carrera rodando largometrajes en super 8.
Görevine 2010 yılında başlamıştır.Inició sus funciones en 2010.
Zaten Chev süper markete daldığında kendisini biraz daha iyi hissetmeye başlamıştı.Mientras el pequeño Colby lo miraba comenzó a sentirse bastante mal.
1986 yılında SSCB'de BTR-60 ve BTR-70 gibi eski modellerin yerini almak üzere üretilmeye başlamıştır.La producción comenzó en 1986 y sustituyó las versiones BTR-60 y BTR-70 en el ejército soviético.
Böylece Çin'deki komünistler ve milliyetçiler arasındaki güç kavgası başlamış oldu.De este modo se inició la lucha por el poder entre los nacionalistas y los comunistas.
Böylece Whitney Houston ilginç bir izlenim vermeye başlamıştır.También cita a Whitney Houston como una gran influencia.
1990'lı yıllardan itibaren tekrara aktif olan şair ve yazar György Károly tekrar yazmaya başlamıştır.En los años noventa Károly comenzó a escribir de nuevo.
Ancak Dünya meseleleri etki etmeye başlamıştır.Los planes de Olaf comienzan a surtir efecto.
Kariyerine erkan yaşlarda oldukça bilinen ve prestijli Ramon Tahuichi Aguilera Academy'de başlamıştır.Empezó su carrera a una edad temprana en la conocida y prestigiosa Academia Tahuichi Aguilera.
2005'te futbolu bırakıp teknik direktörlük yapmaya başlamıştır.Luego de retirarse del fútbol en el año 2005 se formó como Director Técnico.
1969'da Tony Williams'ın grubu Lifetime ile çalmaya başlamıştır.Ya en Estados Unidos en 1969 se unió al grupo de Tony Williams The Tony Williams Lifetime.
Tütün içme adeti, tütünün vatanı olan Amerika’da başlamıştır.El fumado de tabaco, en un principio era exclusivo del continente americano.
Motorsporları hayatına yaklaşık 40 yıl önce başlamıştır.La muerte del río comenzó hace aproximadamente 40 años.
Daha sonra Devam Savaşı başlamış olsa bile, Stalin bu devleti tekrar kurmamıştır.A pesar del éxito de la operación, Sean no se volvió a despertar.
İki ülke arasındaki savaşlar nükleer alana da yansımış ve iki ülke arasında nükleer mücadele başlamıştır.Es además el primer conflicto entre estas dos naciones después de que éstas desarrollaran armas nucleares.
17. yüzyılın sonunda İngiltere'ye taşınmış ve Londra'da Haymarket'te çalışmaya başlamıştır.Se trasladó a Inglaterra a finales del siglo XVII, donde se estableció en Haymarket.
1957 yılında Toronto Üniversite’ne bağlı olan Victoria Üniversitesi’ne başlamıştır.En 1957 inició sus estudios universitarios en la Victoria University de Toronto.
Spurs yavaş yavaş oyuna ağırlığını koymaya başlamıştı.Garr poco a poco fue teniendo mayor protagonismo.
Böylece "İkinci Piskoposlar Savaşı" başlamış oldu.Así acabó la segunda guerra de los obispos.
Ailesi o iki yaşındayken İsveç'e göç etmiş ve Göteborg'da yaşamaya başlamışlardır.Su familia emigró a Suecia cuando tenía apenas 2 años de edad y residido en Göteborg.
Sky Digital, resmi olarak 1 Ekim 1998 yılında hizmetlerini vermeye başlamıştır.SEGA dejó de ofrecer estos servicios el 1 de abril de 2002.
Taliban, 1996'da Kabil'i ele geçirince bayram tekrar başlamıştır.Los talibán que tomaron Kabul en 1996 reinstauraron la fiesta.
Uzun seferin gemileri yıprattığı artık iyice gözükmeye başlamıştı.Después de un tiempo, los dispersos navíos empezaron a hacer aparición.
Son zamanlarda İslam dinine geçişler başlamıştır.Recientemente, se ha convertido al Islam.
2010 yılında oyunculuğa başlamıştır.Se empezó a jugar en el año 2010.
2004 yılında, analog yayının yanı sıra sayısal yayın yapmaya da başlamıştır.En 2004, comenzó a realizar transmisiones digitales, así como la emisión analógica.
Sonrasında Old Vic Londra tiyatrosunda düzenli olarak görünmeye başlamıştır.Al final se transfirió al Old Vic Theatre de Londres.
Mısır'ın komşuları ile bilinen kayıtlı ilk ilişkileri bu hanedan zamanında başlamıştır.Los primeros documentos conocidos del contacto de Egipto con sus vecinos son escritos durante esta dinastía.
Yarışa 14'üncü başlamıştı.Finalmente acabó la carrera 14°.
2009 yılında tekrar başlamıştır.En 2009 volvío a abrir.
"İllallah" ilk kez Kral TV'de olmak üzere yayınlanmaya başlamıştır.Es la primera vez que el Rey Helado aparece en la carta de título.
Faaliyetlerine 1980'de başlamıştır.Dio inicio a sus actividades en el año 1980.
2010/2011'de Elektrik üretimine başlamıştır.En 2010 y 2011 se construyó una central hidroeléctrica.
Döneminde Güneş ayrılığı başlamıştır.Iniciaba la era del segundo Sol.
Fakat zaman içinde görevleri belirginleşmeye başlamıştır.Con el tiempo, la investigación empezó a definirse.
İnsan avına Brad Bellick ile başlamıştır.Sucre es pronto capturado por Brad Bellick.
Bu asimilasyon sonucu yerliler kendi öz kimliklerini hor gören tutum sergilemeye başlamışlardır.Se plantea la cuestión del silencio que nos han dejado los propios nativos sobre ellos mismos.
Kariyerine 1983 yılında Hill Street Blues dizisinde eşli yapımcılık yaparak başlamıştır.Inició su carrera como guionista de la serie Hill Street Blues en 1981.
Bu sıralarda omurgasız hayvanlar ile ilgilenmeye başlamıştı.Realmente en esa época, yo quería cuidar a los animales.
Türkiye'de büyük bir göç dalgası yaşanmaya başlamıştır.Comienza a llegar por mar otra División Turca.
Hatta kabloları yapmak ve su altından geçirebilmek için makineler tasarlamaya başlamıştır.Incluso había diseñado la maquinaria para hacer y tender el cable.
Berlinde bulunduğu sürede Einstein ile hayat boyu sürecek olan arkadaşlığa başlamıştır.Poco después conoció en Basilea a Erasmo, con quien mantendría amistad toda la vida.
Mahallenin nüfusunda tekrar artış başlamıştır.Empiezan de nuevo las sesiones en el Ayuntamiento.
Çin'de Yuan Hanedanı'nın hükümranlığı resmen başlamış oldu.En China comienza a reinar la dinastía Yuan.
Ancak Burma da 2010 yılından sonra dış dünyaya kapılarını aralamaya başlamıştır.España se lo impone, desde 2011, a sus residentes en el exterior.
Böylelikle resmen Osmanlı-Venedik Savaşı (1570-1573) başlamış olmaktaydı.Luego comenzó a servir a la República en la Guerra turco-veneciana (1570-1573).
Müsabakalar 17:00'de başlamıştır. ^ "Sürat pateni program ve sonuçları".(R. Mercado) - 5:00 Control?... memeces!
Üçüncü kitapta ise çıkmaya başlamışlardır.En el 3º libro muere.
1 Ocak 20. yüzyıl başlamıştır.1 de enero: Comenzará el Siglo XXII.
Şehirde de tutuklamalar başlamıştı.Desde entonces comenzaron los ataques en la ciudad.
Böylece Ternatelılar ile Portekizler arasındaki ilişkiler başlamış oldu.Junto a ellos, debutan los portugueses.
Ancak çeşitli mezhepler arasında görüş ayrılıkları kendini göstermeye başlamıştı.Sin embargo, las diferencias de apreciación entre ambos organismos iban en aumento.
Futbola Rosario Central'in altyapısında başlamıştı.Los encuentros se jugaron frente a Rosario Central.
Bugüne kadar tüm Türkiye’de 26 tane kalkınma ajansı kurularak faaliyetlerine başlamıştır.1999 – Abren 14 oficinas minoristas por toda Rusia.