başlamış ile cümle

başlamış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Ardından Intel'de çalışmaya başlamış ve Google'nin kurulmasının ardından bu şirketin 23. çalışanı olmuştur.Trabajó en Intel y más tarde se convirtió en el empleado número 23 de Google.
Program, 1977'de uzaya yollanan Voyager 2 ve Voyager 1'le başlamış olup bugüne kadar devam etmektedir.Los RTG en Voyager 1 y Voyager 2 han estado operando desde 1977.
Eylül 2008'in sonlarına doğru, yapının çelik iskeleti şekli ortaya çıkartmaya başlamıştı.A finales de septiembre de 2008, el marco de acero de la estructura fue tomando forma.
Tokyo MX 30 Nisan 1993 tarihinde kurulmuş olup ve 1 Kasım 1995 tarihinde yayına başlamıştır.Tokyo MX se fundó el 30 de abril de 1993 y empezó a emitir el 1 de noviembre de 1995.
Muharebe, Cuma günü şafakta VI. Alfonso'nun saldırısı ile başlamıştır.La batalla comenzó al amanecer de un viernes, con el ataque del rey Alfonso.
Ayrıca, WWF'nin düşman karakteri olan Nation of Domination lideri The Rock ile bir rekabete başlamışlardı.Sin embargo, empezó a mostrarse celoso del miembro de la WWF The Rock.
Yapımı 12 Ekim 1959'de başlamıştır ve bitmesi yaklaşık 2.5 yıl sürmüştür.La construcción comenzó el 12 de octubre de 1959, y llevó casi dos años y medio completarla.
Profesyonel kariyerine 1979 yılında Ayr United kulübünde başlamıştır.En 1974 terminó su carrera en el Ayr United.
Sony Music'ten Jani Jalonen gruba ilgi duymaya başlamış ve 2003 yılında bir kayıt sözleşmesi imzalanmıştı.Jani Jalonen de Sony Music se interesó en la banda y firmaron un contrato en el año 2003.
Glen Ellen'daki çiftlik yıllarında London, sosyalizme karşı karışık duygular beslemeye başlamıştı.En sus años en el rancho Glen Ellen, London sintió un ligero sentimiento ambivalente hacia el socialismo.
Angola'nın ilk Su-27 uçakları hizmetine 2000 yılının ortasında başlamıştır.El Su-27 entró en servicio en Angola a mediados de 2000.
Kariyerine stand-up komedyeni olarak başlamıştır.Su carrera comenzó con la comedia Stand-up.
Profesyonel anlamda müziğe The Wailers grubu ile başlamıştır.Ha cantado con el grupo The Wailers.
1979'da orkestra Berwaldhallen (Berwald Salonu)'da çalmaya başlamıştır.En 1979, la orquesta se establece en el Berwaldhallen.
2008 yılı içerisinde Eurosport 1 HD adı altında yüksek çözünürlük yayınlarına başlamıştır.Eurosport 1 cuenta desde 2008 con una versión en alta definición, Eurosport 1 HD.
Bir yandan da gemide esrarengiz olaylar olmaya başlamıştır.A continuación, comienzan a ocurrir extraños eventos a bordo de la Enterprise.
Halk onlara sakatlar (cripless) yerine daha kısa olan "Crips" demeye başlamıştır.La gente del barrio les comenzó a llamar los tullidos (cripples), o Crips, para abreviar.
Sığırcık İsveç'in kuzeyinde 1850'den itibaren, İzlanda'da da 1935'ten itibaren üremeye başlamıştır.En el norte de Suecia comenzó a reproducirse desde 1850, y en Islandia desde 1935.
Nisan 1943'te, 27. Piyade Tümeni ampifik harekâtları için hazırlıklara başlamıştır.En abril de 1943, la 27.ª División de Infantería había comenzado a prepararse para las operaciones anfibias.
İlk sürekli yayın 25 Şubat 1954 tarihinde başlamıştır.Su primera emisión regular comienza el 25 de febrero de 1954.
Aynı yılın Ağustos ayında Basel’de Wattenwyl adlı kitabevinde yeni bir işe başlamıştır.Ese mismo año encontró un nuevo empleo, en la librería Wattenwyl en Basilea.
Birlikler 20 Kasım saat 08:30 itibarıyla iki kumsaldan karaya çıkartma yapmaya başlamışlardır.Las tropas comenzaron a desembarcar en dos playas a las 8:30 del 20 de noviembre.
1971'de Chicago Üniversitesinde çalışmaya başlamıştır.En 1971, comenzó a trabajar en la Universidad de Chicago.
Dergi Michael Goff editörlüğü ve başkanlığında 1992'de yayın hayatına başlamıştır.La revista fue fundada en 1992 por Michael Goff, redactor jefe y presidente.
1932'de Peru, Cusco'daki Alman konsolosunun çocuklarına dadılık ve öğretmenlik yapmaya başlamıştır.Llegó al Perú en 1932 para educar a los hijos del cónsul alemán en la ciudad de Cusco.
Üçüncü nesil tanklar ise Type 98 ile başlamış ve değişiklikler yapılarak Type 99 modeline ulaşılmıştır.La tercera generación empezó con la construcción del Tipo 98, luego modificado para convertirse en el Tipo 99.
2- Evren var olmaya başlamıştır. Dolayısıyla: 3- Evrenin var olmaya başlamasının bir sebebi vardır.Premisa 2: el universo comenzó a existir.
SPD’li hükümet karşıdevrim hazırlıklarını başlamıştı.El SPD deseaba continuar con el gobierno existente.
Spektroskopinin tarihi 17inci yüzyılda başlamıştır.La historia de la espectroscopia empezó en el siglo XVII.
Dole göreve 1900'de başlamıştır fakat 1903'te A.B.D Bölge Mahkemesi hâkimi olmak için istifa etmiştir.Dole asumió el cargo en 1900, pero dimitió en 1903 para aceptar el cargo de juez de la corte del distrito.
Sezon 2006'nın Noel özel bölümü "The Runaway Bride" ile başlamıştır.La historia de Donna continúa en el especial de Navidad de 2006, The Runaway Bride.
Yaptığı yazışmalar incelendiğinde, ders vermeye 1831 Ağustosunda başlamış olması gerektiği anlaşılıyor.Al examinar su correspondencia, parece que debe haber empezado a dar una conferencia en agosto de 1831.
İlk Mabel üzerinde denediği ürün başarıya ulaşınca, Williams posta yoluyla yeni ürününü satmaya başlamıştır.El producto fue un éxito con Mabel y Williams comenzó a venderlo a través del correo.
Komedi şovu, 2011 yılında Upright Citizens Brigade Theatre 'da başlamıştır.El espectáculo comenzó a funcionar mensualmente en el teatro Upright Citizens Brigade en 2011, en Los Ángeles.
1964 yılında Journal of Peace Research dergisini çıkarmaya başlamıştır.En 1964 fundó la Revista de Investigación sobre la Paz (Journal of Peace Research).
Bu sırada da şarkıları kompoze etmeye ve kendi şarkılarını yaratmaya başlamıştı.Así que empecé a crear las canciones por mí mismo.
Ödül 1979 yılında başlamış ve ilk ödül Ocak 1980'de verilmiştir.El Anime Grand Prix empezó en el año 1979 y el premio fue anunciado en la edición de enero del 1980.
Ferris Bueller'ın maceralarla dolu günü başlamıştır.Está inspirado en Ferris Bueller.
Marie kabul eder ve aralarındaki ilişkide böyle başlamış olur.Robin acepta y así inician una nueva relación.
19. yüzyılın ortalarından başlayarak, Britanya'nın bölgeye olan ilgilisi azalmaya başlamıştır.A partir de mediados del siglo XIX, el interés de los británicos por la región comenzó a languidecer.
Artık muhtelif Türk aşiretleri birbirlerini görerek İslama girmeye başlamışlardı.Los Vedas se les revelaron a los rishis.
Burası bir yalak gibi olmuş ve içine su dolmaya başlamış.Este se puso de través y comenzó a hacer agua.
Edo Döneminde, haya-zuşi adında üçüncü bir tip suşi yaygınlaşmaya başlamıştır (早寿司, 早ずし).Durante el período Edo, se desarrolló un tercer tipo de sushi, denominado haya-zushi.
Björn Skifs ilk olarak 1962 yılında Slam Creepers grubunu kurarak müzik kariyerine başlamıştır.Björn Skifs formó su primer grupo de música Slam Creepers’ en 1963.
Filmin çekimleri 27 Ağustos, 2007'de başlamıştır.Esta película iniciará filmación aproximadamente el 27 de agosto de 2007.
Seçim tarihi yaklaştıkça aradaki açık kapanmaya başlamıştır.A medida que se acercaba el día de las elecciones, su resultado se hizo más certero.
Eğitimin sistematize edilmesi özel medreselerin açılmasıyla başlamıştır.Por haber iniciado la formación sistemática de especialistas en la materia.
Mezuniyetten sonra sinema filmi üreten Photo-Chemical Laboratory'de çalışmaya başlamıştır.Luego de graduarse, comenzó a trabajar en Photo-Chemical Laboratory, una compañía que procesaba películas.
Böylelikle kalecilik yaşantısına başlamış oldu.Así comenzó su vida de vagabundo.
Otello Cassio'ya döner; ona yaptıklarından utanmaya başlamıştır ve bir şey söyleyemez.Otelo entonces se vuelve hacia Cassio, quien se siente avergonzado y no puede excusar sus acciones.
İbraniceyi gayet akıcı biçimde konuşmaya başlamıştı.Llegó a hablar el hebreo de manera fluida.
Bu ateşkes süresinin sona ermesinin ardından MÖ 448 yılında savaş, II. Kutsal Savaş'la yeniden başlamıştır.Sin embargo, la guerra volvió a desatarse en 448 a. C. con el comienzo de la segunda guerra sagrada.
Böylelikle iki devlet arasında yaklaşık iki yüzyıl sürecek olan mücadele başlamış olur.Días después estallaría la Guerra de las Cien Horas entre ambos países.
1999 yılında Total'in Petrofina'yı devralması üzerine şirket Total Fina adıyla bilinmeye başlamıştır.Tras la fusión con la compañía belga Petrofina en 1999, la empresa adoptó el nombre de Total Fina.
İspanya Sosyalist Gençlik Hareketi'nde siyasete başlamıştır.Inicia su militancia política en la Juventud Socialista del Uruguay.
Doğu Avrupa’da Demir Çağı MÖ 1. bin başlarında gelişmeye başlamıştır.La Edad del Hierro empezó en Europa oriental a principios del primer milenio a.
Genç yaşlarındayken, Fikret piano için parçala bestelemeye başlamıştır.Durante su niñez y adolescencia temprana, Fikret empezó a componer piezas para el piano.
Artık Mihrali için kaçak dönemi başlamıştır.Allí comenzó la cuenta regresiva para Mitnick.
Profesyonel kariyeri 2013 yılında Ventura County Fusion takımıyla başlamıştır.En diciembre de 2013, llamó la atención del Ventura County Fusion.
1998 Yılında ise IBM, Compaq ve Oracle Linux'a destek vermeye başlamıştır.1998: Empresas importantes de informática como IBM, Compaq y Oracle anuncian soporte para Linux.

İlgili Sayfalar