başlamış ile cümle
başlamış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Danıştay'da görev yapmaya başlamış ve Danıştay üyeliğine kadar yükselmiştir.Il a continué à participer au conseil de surveillance et à donner des conseils jusqu'à sa mort.
Sürmenespor mücadelesine 4. Kademe Grubu'nda başlamıştır.Le départ du troupeau 4.
2009 yılı itibarıyla Foça-Karaburun Saipaltı yazlık hafta sonu seferleri başlamıştır.La Zambie participe 1 fois aux Deaflympics d'été depuis 2009.
Donanmanın da onay vermesiyle hazırlıklar başlamıştır.La Marine confirma donc sa commande.
Bu konuda çalışmalar başlamıştır.Les travaux viennent de commencer.
Ankara hakim adayı olarak mesleğe başlamıştır.Jeanne passe devant le comité disciplinaire.
18 ay sahalardan uzak kaldıktan sonra çalışmalara başlamıştır.Il doit avoir lieu au plus tard 18 mois après le début de la session de formation générale.
Meilutytė yüzmeye beş yaşında başlamıştır.Elle a commencé la natation à cinq ans.
Fransa tüm Alman vatandaşlarını sınır dışı etmeye başlamıştır.Tous les ressortissants allemands sont expulsés de France.
13 Nisan 2008'de Lig TV HD adıyla yayına başlamıştır.Avant le 31 octobre 1998, il s'appelait Wharf Cable Television.
Daha sonra Penah Ali şimdiki Ağdam yakınlarında kendisine yeni bir başkent inşa etmeye başlamıştır.Peu après le Frère Déodat se mit à construire une troisième chapelle qui existe aujourd'hui.
Almanya ağırlıklı olup 90'lı yıllarda başlamıştır.L’Allemagne a initié ce métier dans les années 1990.
Alex'in gerçek yüzü ortaya çıkmaya başladıkça durum da gittikçe daha tehlikeli olmaya başlamıştır.À partir de ce moment-là, le visage du vrai Clark commence à se tendre.
Gelecekte ise, Jack ilaca başlamış ve iyice alkolik olmuştur.Ensuite dans la saison suivante, Alex le quitte et il devient alcoolique.
1948 yılında güreşe başlamıştır.Il a débuté en compétition en 1948.
1953 yılında Bell Laboratuvarlarında çalışmaya başlamıştır.Il a intégré les Laboratoires Bell en 1958.
Hatta Walter ayrı bir apartman dairesinde oturmaya başlamıştır.Smith s'est récemment installé dans son appartement.
Son zamanlarda meyvecilik de yayılmaya başlamıştır.Les fruits commencent à apparaître.
Oyunculuğa 1937'de başlamıştır.L'histoire du jeu commence en 1937.
Yazarlığa 1962 yılında başlamıştır.Elle commence à écrire en 1962.
18. yüzyılda çiftlik olarak oturum baslamıstır.Au XVIIIe siècle ce n'était plus qu'une ferme.
Bu yok oluş öyle devasa boyutlardaydı ki, yerbilimsel devirlerden Mezozoik bitmiş ve Senozoik başlamıştır.Une force si puissante qu'il peut sauter sur les gens et les rideaux ouverts depuis un simple relâchement.
1980'lerin sonunda Marsu Productions yeniden Marsupilami'yi yapmaya başlamıştır.Néanmoins, c'est à partir du milieu des années 1970 que la production de Marcel Remacle commence à ralentir.
Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra tekstil sanayii önce yavaş yavaş sonra çok hızla çökmeye başlamıştır.Après la Première Guerre mondiale, les industries s'affaiblissent peu à peu.
2000 yılında müziğe başlamıştır.Il est sorti en 2000. musique
Lita da, T & A takımının menajerliğini yapan Trish Stratus ile bir çekişmeye başlamış oldu.Pérez reprend sa rivalité avec Trish Stratus qui se transforme en rivalité par équipe.
Böylece AIDS kurbanı bir insanın toplum içindeki yerini sorgulayan bir dava da başlamış olur.Par exemple savoir si un suspect a déjà visité le lieu d'un crime.
Topuz, buradaki performansı ile millî takımlarda görev almaya başlamıştır.Et maintenant, elle est capable de porter l'équipe sur ses épaules.
Dera Kuşatması ile başlamıştır.Elle commence à la Porte Bazée.
Böylece iki taraf savaş hazırlıklarına başlamıştır.Une nouvelle fois, les deux régions se préparent à la guerre.
Böylece Çin'deki komünistler ve milliyetçiler arasındaki güç kavgası başlamış oldu.Reprise des combats entre les nationalistes et les communistes chinois.
Dedim ki, hazır mısınız?) diye sormaya başlamıştı.Sa mère l’interroge. — J’ai fait ce qu’il fallait faire, dit-elle.
Köyde ayrıca son dönelerde gelişen vişne üreticiliği de ekonomide önemli yer almaya başlamıştır.Ensuite, le vin qui a été jadis une production notable du département est en train de retrouver son lustre.
Bu karşılaşmadan sonra Kova Yaşar lakabıyla anılmaya başlamıştır.Et c'est à partir de cet épisode qu'elle commence à sortir avec Cappie.
1904 civarı ise hareketlere resmen katılmaya başlamıştı.Vers 1904, la structure prenait graduellement forme.
Aynı dönemlerde amatörce beste çalışmaları yapmaya başlamıştır.Depuis toujours, des amateurs font des choses par eux-mêmes.
Nikiforos'un kötü durumdaki imparatorluk maliyesi için sıkı bütçe politikaları uygulamaya başlamıştı.Nicéphore a en effet mis en place une politique de rigueur budgétaire pour assainir les finances de l'empire.
İlk kez Erzurum Radyo ve Televizyonu'nda göreve başlamıştır.En 1962, elle débute une carrière à la radio et à la télévision.
Bu gelişme İtalyan ticaret şehirlerinden başlamıştır.Les croisades permettent le développement de l'activité commerciale des cités italiennes.
1812 Savaşı başlamıştı.La Guerra de 1812 había comenzado.
Öğleden sonra 4.00'te stadyuma geldim ama maç zaten başlamıştı.Llegué al estadio a las cuatro de la tarde pero el partido ya había empezado.
Ağrı ne zaman başlamıştı?¿Cuándo empezó el dolor?
Fransa tüm Alman vatandaşlarını sınır dışı etmeye başlamıştır.Francia empieza a deportar a todos los ciudadanos alemanes.
Londra Köprüsü üzerinde bulunan evler de yanmaya başlamıştı.Las casas en el puente de Londres se estaban quemando.
1989 yılında profesyonel olarak Dylan Walsh ismini kullanmaya başlamıştır.En 1989, empezó a usar el nombre 'Dylan Walsh' profesionalmente.
1296 yılında Pisa'ya dönmüş ve San Giovanni kilisesi üzerinde çalışmaya başlamıştır.En 1296 regresó a Pisa para empezar a trabajar en la iglesia de San Juan.
O zamandan itibaren Thomas Raber katolik çevrelerde de tanınmaya başlamıştır.Desde entonces Thomas Raber fue conocido en los círculos católicos.
Martin Wood televizyon kariyerine 1995'te başlamıştır.Martin Wood comenzó su carrera en la televisión en 1995.
Eduroam girişimi 2003 yılında başlamıştır.La iniciativa Eduroam empezó en 2003.
Bütün gece Tina'nın başında beklemiş ve ancak sabah yanından ayrılmaya başlamışlardır.Se pararon al lado de Tina durante la noche y comenzaron a irse en la mañana.
2A1 modelinin teslimleri Mart 1982'de başlamış ve Kasım 1983'te bitirilmiştir.Las entregas de los modelos 2A1 comenzaron en marzo de 1983 y finalizaron en noviembre de 1983.
Dağın yeniden iskanı 1907'de başlamıştır.La repoblación de la montaña se inició en 1907.
1655'te İsveç ordusu Düklük sınırlarına girmiştir ve Kuzey Savaşları (1655–1660) başlamıştır.En 1655 el ejército sueco invadió territorio del ducado y comenzaron las Guerras del Norte (1655–1660).
Floransalılar 1481 baharında Sistina Şapeli üzerinde çalışmaya başlamıştır.Los tres florentinos empezaron a trabajar en la Capilla Sixtina en la primavera de 1481.
İkisi de Haziran 2000'de çıkmış ve WebTV ile yarışmaya başlamıştır.Fue lanzado al mercado en junio de 2000 para competir con WebTV.
Sanırım o anda kendimi öfkeli hissetmeye başlamıştım.Creo que fue en ese momento cuando sentí ira.
Kariyerine 2000 yılında RTP1 kanalında Clube Disney programında sunucu olarak başlamıştır.Debutó en 2000 como presentadora del programa infantil Clube Disney en RTP1.
Lavoisier'in keşifleriyle kimyaya ilgi duymaya başlamıştır, fakat hiçbir zaman onun kadar iyi olamayacaktı.Se sintió atraído hacia la química por los descubrimientos de Lavoisier, pero nunca llegó a ser tan grande.
Kalabalık, açık bir şekilde polisler ile alay etmeye başlamıştı.La turba se burló abiertamente de la policía.
Son yıllarda operaevleri yapımlarında Cherubini'nin orijinal Fransızca versiyonunu kullanmaya başlamışlardır.Más recientemente, las compañías de ópera han vuelto a la versión original de Cherubini.